Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Elbiseler
– Kaftanlar
– Yatak çarşafları
– Eseri kalmama
– Mahvolma
Cümle içinde kullanımı: “Bizi düsûra iten en büyük sebep birbirimize güvenmemek oldu.”
Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Elbiseler
– Kaftanlar
– Yatak çarşafları
– Eseri kalmama
– Mahvolma
Cümle içinde kullanımı: “Bizi düsûra iten en büyük sebep birbirimize güvenmemek oldu.”
Kelime Kökeni: Arapça-tamlama
– Gereği gibi uygulanacak olan kanun
– Olması gerektiği gibi uygulanacak kurallar
Cümle içinde kullanımı: “Kadı dediğin düstûr-i ameli uygulamakla mükelleftir.”
Kelime Kökeni: Arapça-tamlama
– Kanun, nizam üzere hareket eden
– Vezir
– Vezir ve sadrazama saygı ifadesi olarak verilen unvan
Cümle içinde kullanımı: “Düstûr-i mükerrem buyurmuşsa bizim sözümüzün hükmü yoktur.”
Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Ruhsat
– Mezuniyet
– İzin
– Hükmü ve nüfuzu bulanan vezir
– Kanunları içeren kitap
– Genel kural
– Kaide
– Nizam
– Umumi kaide
– Kanun
Cümle içinde kullanımı: “Derneğimizin düstûru yoksula yardım edip yaşam şartlarını iyileştirmektir.
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Tavla oyununda zarın iki üçlü gelmesi
– Zarların ikisinin de üç benekli gelmesi
Cümle içinde kullanımı: “Tavla oynarken acayip sinirli oluyor hele ki düse atarsa.”
Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Şam’da Cebel-i Durûz’da ve değişik yerleşim bölgelerinde oturan bir kavim
– Yaramaz adam
– Suriye’nin Havran bölgesinde yaşayan kendilerine özgü mezhepleri bulunan topluk
Cümle içinde kullanımı: “Dürzî ağzından çıkanı kulağı duymuyormuş gibi delicesine konuşuyor.”
Kelime Kökeni: Farsça-sıfat
– Kaba
– Kalın
– Katı
– Sert
– Kırıcı
– Gücendirici
– Ters
Cümle içinde kullanımı: “Görünüşündeki dürüşt birçok insanın yanlış anlamasına ve düşünmesine sebebiyet veriyor.”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Sağlamlık
– Dürüstlük
– Doğruluk
– Düzgünlük
– Bütünlük
Cümle içinde kullanımı: “Hayatındaki bütün öğretilerinin çıkış noktası dürüstî olsun.”
Kelime Kökeni: Farsça-sıfat
– Okuyuşu doğru dürüst olan
– Okuması kusursuz olan
Cümle içinde kullanımı: “Mektepteki tüm talebeler dürüst-hân evresine ulaştı.”
Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Dersler
– İbretler
Cümle içinde kullanımı: “Mektep ve dürûs nasıl gidiyor önce bir izahat ver bakalım. “