Kelime Kökeni: Sıfat
– Evlenmemiş
– Bekar
– Yalnız yaşayan kimse
Cümle içinde kullanımı: “Cüftsüz olmak yalnızlığı çekmek demektir, dünya yalnız çekilmez.”
Kelime Kökeni: Sıfat
– Evlenmemiş
– Bekar
– Yalnız yaşayan kimse
Cümle içinde kullanımı: “Cüftsüz olmak yalnızlığı çekmek demektir, dünya yalnız çekilmez.”
– Evlenmek
– İzdivaç etmek
– Aile kurmak için yasal olarak birleşmek
Cümle içinde kullanımı: “Yuva kurmanın telaşında olan bu iki toy genç cüftlenmek üzerine sözleşmişler.”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Çift öküzü
– Çift sürmeye yarayan öküz
– Tarla sürmeye arayan öküzler
Cümle içinde kullanımı: “Toprakları arşınlayan cüft-gâv sonrasında tohumlar yuvasıyla buluşacak.”
Kelime Kökeni: Farsça-sıfat
– Çifte atan
– Çifte atan hayvan
Cümle içinde kullanımı: “Duyduk ki ölümü cüfte-endâz bir atın yüzünden olmuş.”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Atın attığı çifte
– Eşek, katır gibi hayvanların attığı çifte
– Müsavi
– Denk
– Eş
– Benzer
– Aynı derecede
Cümle içinde kullanımı: “Sonunda eşeğin ayakları altında cüfte yedi gördü gününü.”
Kelime Kökeni: Farsça-sıfat
– Tek olmayan
– Çift
– İkili
– Eşi olan
– İki eş
– Biri erkek biri kadın
– İki tekten oluşan
Cümle içinde kullanımı: “Cüft pabuç giyilir de cüft yatakta yatılmaz derler.”
Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Çukur
– Boşluk
– Aşağı çökmüş olan
– Oyuk
Cümle içinde kullanımı: “Yeryüzünde cüfer doludur, karanlıkla birlikte aydınlıkta yükselir.”
Kelime Kökeni: Arapça-cüfre çoğul biçimi
– Çukurlar
– Mezarlar
– Ateşli hastalık
– Kuvvet
– Takat
Cümle içinde kullanımı: “Hepimizin içinde bir cüfer taşır, yaşamla başlayacak ve onunla bitecektir.”
Kelime Kökeni: Arapça-zarf
– Faydasız yere
– Boşuna
– Beyhude
– Boşu boşuna
– Yararsız
– Nafile
Cümle içinde kullanımı: “Cüfâ’en işlerle övünmez ancak ağustos böceğine yaraşır.”
Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Su üzerindeki çerçöp
– Köpük
– Denizde oluşan beyaz kabarcık
Cümle içinde kullanımı: “Dalganın denize olan hürmetidir cüfâ, beyaz gelinler gibi kıyıya vurur.”