Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Onulan yaranın derisi
– İyileşen yaranın pulları
– Yaranın iyileşirken üstünde oluşan kabuğu ,
Cümle içinde kullanımı: “Benim onulmaz yaramın cülbesi, sen var git yoluna benden hayır gelmez sana.”
Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Onulan yaranın derisi
– İyileşen yaranın pulları
– Yaranın iyileşirken üstünde oluşan kabuğu ,
Cümle içinde kullanımı: “Benim onulmaz yaramın cülbesi, sen var git yoluna benden hayır gelmez sana.”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Hizmetçi
– Hizmetli
– Kocaman ve kuvvetli
– İriyarı
– İri yapılı
Cümle içinde kullanımı: “Cülâzî, girdiği yeri kaplayan bir cüsseye sahip olduğunu söylemişti.”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Örümcek
– Küçük dokumacı
– Ankebut
– Ağ ören eklem bacaklı bir hayvan
Cümle içinde kullanımı: “Ormanın içlerine doğru bolca cülâhek görmek mümkün.”
Kelime Kökeni: Arapça-ad
– İshal eden şerbet
– Gülsuyu
– Kokulu su
Cümle içinde kullanımı: “Etraftan duyulan cülâb kokusunu almıyor musun yoksa?”
Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Kıç
– Anüs
– Vahşi hayvan barınağı
– İn
– Mağara
– Yer kovuğu
Cümle içinde kullanımı: “Yaralı bir hayvanın cührâna sığınması gibiydi kendini bir köşeye atışı.”
Kelime Kökeni: Arapça-çoğul ad
– Cahiller
– Bilgisizler
– Tecrübesizler
Cümle içinde kullanımı: “Cühhel inat yoluna gider lafın tamamını dinlemez.”
Kelime Kökeni: Arapça-câhil çoğul biçimi
– Bilgisizler
– Cahiller
– Bilmeyenler
– Okumamışlar
Cümle içinde kullanımı: “Gökte aradığım hakikat nihayet beni bulduğunda ne kadar cühhâl olduğumu öğrendim.”
Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Zehir
– Ağu
– Ağı
– Sem
Cümle içinde kullanımı: “Kardeş elinden gelen cühâl öldürmez adamı, onun sözleri öldürür.”
Kelime Kökeni: Arapça-ad
– İshal
– Sürgün
– Ölüm
– Vefat
– Mevt
– İrtihal
Cümle içinde kullanımı: “Dilerim ki vicdanın cühâfa varmadan sızlasın, yoksa iş işten geçmiş olacak.”
Kelime Kökeni: Arapça-cefn çoğul biçimi
– Göz kapakları
– Gözü örten deri parçası
Cümle içinde kullanımı: “İlelebet cüfûn kapattığımızda toprak tüm hırslarımızı da örtecek.”