Kelime Kökeni: Arapça-cürm çoğul biçimi
– Bedenler
– Çukur yer
– Sıcak
– Vücutlar
Cümle içinde kullanımı: “Günah içinde yanan cürûm ancak sevapla yıkanır.”
Kelime Kökeni: Arapça-cürm çoğul biçimi
– Bedenler
– Çukur yer
– Sıcak
– Vücutlar
Cümle içinde kullanımı: “Günah içinde yanan cürûm ancak sevapla yıkanır.”
Kelime Kökeni: Arapça-cürh çoğul biçimi
– Yaralar
– Derin kesikler
Cümle içinde kullanımı: “Kalbimizde açılan derin cürûh öyle birkaç söze kapanır mı?
Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Demir boku
– Maden posası
– Dışık
– Alüvyon
– Kömür artığı
– Madenlerin dış yüzeyinde oluşan madde
Cümle içinde kullanımı: “Ne yazık ki ellerine bulaşan cürûfu kanıt olarak gördüler.”
Kelime Kökeni: Arapça-çoğul ad
– Ölçüler
– Ölçütler
– Değerler
– Fena sözler
– Beddualar
– Kötü sözler
– İlençler
Cümle içinde kullanımı: “Elinde tuttuğu yıpranmış deftere cürûb yazıyor, bir şeyler çiziyordu.”
Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Kök
– Dip
– Mikrop
– Temel
– Asıl
– Gırtlak kapağı
– Örnek
– İlk öge
Cümle içinde kullanımı: “Elbet işin sonu cürsûme dayanacak, muhtelif olan sebeplerden öte.”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Atmaca
– Erkek şahin
– Erkek akdoğan
– Hızla uçan ok
– Deliceatmaca
Cümle içinde kullanımı: “Beyaz bulutları yararcasına uçan Cürre-bâz, sanırsın göklerin sahibidir.”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Cesur
– Yiğit
– Alp
– Kuşun erkeği
– Cesaret sahibi
Cümle içinde kullanımı: “Bir millete lazım gelen cürre sahibi genç erkek ve kadınlardır.”
Kelime Kökeni: Arapça-cürm+Farsça-nâk
– Kabahatli
– Suçlu
– Mücrim
– Suç işleyen kimse
Cümle içinde kullanımı: “Alnında cürm-nâk biri olduğu yazmıyor ya niye bu ithamlar?”
Kelime Kökeni: Arapça-cürm+Farsça-âne
– Ceza çekerek
– Suçlara verilen ceza, karşılık
– Mücazat
Cümle içinde kullanımı: “Hayatının en güzel yıllarını cürmâne ile geçirdi.”
Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Bir tek yara
– Tek yara
– Bir tane kesik
Cümle içinde kullanımı: “Dev gibi adamın ölümü cürha yüzünden olmuş inanabiliyor musun?”