Kelime Kökeni: Arapça-çoğul biçimi cürûh
– Yara
– Derin kesik
Cümle içinde kullanımı: “Gönülde açılan cürh ancak ve ancak sevgiyle kapanacaktır.”
Kelime Kökeni: Arapça-çoğul biçimi cürûh
– Yara
– Derin kesik
Cümle içinde kullanımı: “Gönülde açılan cürh ancak ve ancak sevgiyle kapanacaktır.”
Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Uçurum
– Derin yamaç
– Çökmeye hazır bulunan selin
Cümle içinde kullanımı: “Sensizlik suskunluğun içinde oluşan bir cürf gibidir, her an yerle bir olur.”
Kelime Kökeni: Arapça-cür’et+Farsça-yâb
– Cesur
– Atılgan
– Delikanlı
– Yiğit
– Kahraman
– Atak
– Alp
– Mert
Cümle içinde kullanımı: “Cür’et-yâb davranışlarıyla tüm köylünün almayı başardı.”
Kelime Kökeni: Arapça-sıfat
– Atılgan
– Yiğit
– Gözüpek
– Atak
– Cüretli kimse
Cümle içinde kullanımı: “Cür’et-kâr tavırlarının arkasında hala küçük bir çocuğun acizliği saklı.”
Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Yiğitlik
– Korkmayarak ileri atılma
– Atılganlık
– Cesaret
– Ataklık
– Gözü peklik
– Korkusuzluk
– Çekinmezlik
Cümle içinde kullanımı: “Bu cüre’ti benden mi buldun da şimdi karşıma geçmiş dikleniyorsun?”
Kelime Kökeni: Arapça-cür’a+Farsça-nûş
– İçen
– İçki içen
– Alkol içen
Cümle içinde kullanımı: “Mevlam cür’a-nûş olana akıl fikir ihsan eylesin.”
Kelime Kökeni: Arapça-cür’a+Farsça-dân
– Yudumluk
– Tek nefeslik
– Tek nefeslik çekilen
Cümle içinde kullanımı: “Cür’a-dân zevk, boğazdan geçer de kafamızı bulandırır.”
Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Yudum
– İçim
– İçiş
Cümle içinde kullanımı: “Şehvetle içilen cür’a, bedenin sınırlarını zorlar.”
Kelime Kökeni: Arapça-çoğul ad
– Cinsler
– Türler
– Çeşitler
Cümle içinde kullanımı: “Birebir benzeyen cünûs muhakkak aynı atalardan gelmiştir.”
Kelime Kökeni: Arapça-tamlama
-Aşıkların çılgınlığı
– Aşıkların deliliği
Cümle içinde kullanımı: “Bizi böyle yoldan çıkartan çaresiz bırakan cünûn-ı ehl-i aşk değil mi?”