Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Kur’ân-ı Kerîm’in otuz bölümünden her biri
– Parça
– Bölük
– Kısım
– Bir bütünün parçaları
– Demetcik
Cümle içinde kullanımı: “Cüz olarak ayrılmış her bir sayfayı okumayı bitirdiğinde üstüne tekrar konuşalım.”
Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Kur’ân-ı Kerîm’in otuz bölümünden her biri
– Parça
– Bölük
– Kısım
– Bir bütünün parçaları
– Demetcik
Cümle içinde kullanımı: “Cüz olarak ayrılmış her bir sayfayı okumayı bitirdiğinde üstüne tekrar konuşalım.”
Kelime Kökeni: Arapça-ceyş çoğul biçimi
– Askerler
– Ordular
– Erler
Cümle içinde kullanımı: “Hep bir ağızdan bağıran cüyûş, naralar atarak düşmanın üzerine yürüdü.”
Kelime Kökeni: Arapça-câsim çoğul biçimi
– Cisimler
– Nesneler
– Eğilmeler
– Diz çökmeler
– Ecsam
Cümle içinde kullanımı: “Yeryüzünde her zaman yer kaplayan cüsûm, ancak Tanrının istemiyle yok olur.”
Kelime Kökeni: Arapça-tamlama
– Tetik
– Atik
– Hızlı hareket eden
– Çevik
– Çok hareket eden
Cümle içinde kullanımı: “Cüst ü çâlâk biri olmasından mütevellit asla yerinde durmuyor.”
Kelime Kökeni: Arapça-tamlama
– Araştırıp sorma
– Teftiş ve tahkik
– Araştırma
Cümle içinde kullanımı: “Faili meçhul cinayeti cüst ü cû edecek bir dedektif tutmalısınız.”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Gösterişli
– Yakışıklı
– Arama
– Araştırma
– Taharri
– Araştırı
– Tetkik
Cümle içinde kullanımı: “Olayın gerçek yüzünü cüst edecek, suçluları bulacak birine ihtiyacımız var.”
Kelime Kökeni: Arapça-cüsse+Farsça-dâr
– İri kıyım
– Cüsseli
– İri yapılı
– İri gövdeli
– İri yarı
Cümle içinde kullanımı: “Cüsse-dâr bir adam oluşundan kamyonun içindekileri taşır.”
Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Beden
– Çelim
– Gövde
– Çelim
– Kalıp
Cümle içinde kullanımı: “Cüssesine bakanda onu adam sanır lakin ödleğin tekidir.”
Kelime Kökeni: Arapça-cüsse çoğul biçimi
– Bedenler
– Cüsseler
– Vücutlar
– Cisimler
– Kalıplar
– Gövdeler
Cümle içinde kullanımı: “Yalnız kalan cüses fiziken tek kalabilir ancak seven ruhlar birdir.”
Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Karın ağrısı
– Karında görülen ağrı, acı
Cümle içinde kullanımı: “Hasta evvelsi gün cüsâd şikayetiyle hekime görünmüş.”