Kategori arşivi: Osmanlıca Türkçe Sözlük

Cüz’î Nedir?

Kelime Kökeni: Arapça-sıfat

– Elindelik

– Az miktarda

– Pek az

– Küllî karşıtı

– Azıcık

– Tikel

– Kısmî

– Bölümsel

Cümle içinde kullanımı: “Cüz’î miktarda kullanılacak olan zehir hastaya şifa verir fazlası öldürür.”

Cüz-hân Nedir?

Kelime Kökeni: Arapça-cüz+Farsça-hân

– Kur’ân-ı Kerîm okumayı yeni öğrenen kimse

– Namazdan önce Kur’ân-ı Kerîm okumakla görevli kimse

– Kur’ân-ı Kerîm cüzlerini okuyan

Cümle içinde kullanımı: “Zamanında mahallenin çocuklarına ücretsiz cüz-hânlık eden bir abimiz vardı.”

Cüz-dân Nedir?

Kelime Kökeni: Arapça-cüz+Farsça-dân

– Para çantası

– Maaş defteri

– Evrak koyulan çanta

– Küçük çanta

– Belgitlik

– Evrak ve paranın koyulduğu çanta

Cümle içinde kullanımı: “Ölen adamın kaybolan cüz-dânı henüz bulunamadı.”

Cüzâze Nedir?

Kelime Kökeni: Arapça-ad

– Kesinti

– Kırıntı

– Kesmek

– Pare pare etmek

– Kırpıntı

– Fasıla

– İnkıta

Cümle içinde kullanımı: “Ruhumuzun cüzâze kısımlarını birleştirebilseydik eğer tam bir bütün olabilirdik.”

Cüzâz Nedir?

Kelime Kökeni: Arapça-ad

– Altınlı taş

– Gümüş parçası

– Altın içeren kırık taş

– Kesilmiş

– Parçalanmış

Cümle içinde kullanımı: “Değerli taşların saklandığı sandığın içinden cüzâz ve bir o kadar altın işlemeli takı çıktı.”

Cüzâm Nedir?

Kelime Kökeni: Arapça-ad

– Cilt üzerinde bir takım harşefler vücuda getiren intanı ve müzmin cilt hastalığı

– Miskin hastalığı

– Bulaşıcı deri hastalığı

– Lepra

Cümle içinde kullanımı: “Bir dönem çoğu ülkenin kabusu halini alan cüzam, ne yazık ki birçok masumun yaşamını  yitirmesine neden olmuştur.”