Johannes Gutenberg Kimdir, Hayatı ve Kısa Biyografisi

Modern matbaanın kurucusu olarak sayılan Johannes Gutenberg 1398 yılında Almanya Mainz şehrinde dünyaya gelmiştir.  Varlıklı bir ailenin çocuğu olan Gutenberg’in tam adı Johannes Gensfleisch zur Laden’dır. Değerli taşlar ve metal üzerine çalışmalar yapan Gutenberg gençlik yıllarında Fransa’ya taşınarak burada kuyumculuk yapmıştır.

Daha sonrasında matbaaya ilgi duymasıyla matbaa makinelerini araştırmış üstünde çalışmalar yaparak geliştirmeye çalışmıştır. 1437 yılında başladığı matbaa geliştirme çalışmalarının sonucunda 1438 yılında Tipo Baskı Yöntemini Avrupa’ya taşıyarak modern matbaanın yayılmasını sağlamıştır.

Çin ve Kore de uygulanan Tipo Baskı Yöntemini Avrupa yayan Gutenberg, iletişim tarihinin en önemli isimlerinden biri olmuştur.  Johann Fust ile kurduğu ortaklıkla 1455 yılında Latince ilk kitap basımını gerçekleştirmiştir.  Yaşadığı maddi sıkıntılar nedeniyle Fust ile olan ortaklığı sonlanan Gutenberg çalışmalarına devam etmiştir.  Mainz Başpiskoposu II. Adolf von Nassau yardımıyla 1465 yılında yeni bir baskı makinası kurmayı başardı.  Kurduğu basım makinası sayesinde Avrupa da matbaa giderek yaygınlaştı.

Baskı yönteminin kullanılmasıyla Özgür düşüncenin yayılmasına hız kazandıran Johannes Gutenberg 70 yaşında hayatını yitirmiştir. Buluşu ve çalışmaları neticesinde ölümünün ardından 1901 yılında adına bir müze inşa edilmiştir.

Harezmi Kimdir, Hayatı ve Kısa Biyografisi

Abbasi döneminde yaşamış dünyanın ilk matematikçilerinden olan Harezmi, büyük İslam bilginlerinden biridir.  Özbekistan’ın Harezm şehrinde 780 yılında dünyaya gelmiştir.  Çocukluk dönemi hakkında fazla bilgiye sahip olmadığımız Harezmi’nin Bağdat’da eğitim aldığı bilinmektedir.  Asıl adı Ebu Ca’fer Muhammed Bin Musa El-Harizmi’dir.

Bağdat’da eğitim gördüğü yıllar boyunca matematik, astronomi ve coğrafya üzerine çalışmalar yapmıştır.  Abbasi devleti tarafından desteklenen Harezmi, dönemin en seçkin alimlerinin bulunduğu Beyt’ül- Hikme’de yer almıştır.  Matematik dahil olmak üzere bir çok bilim dalıyla ilgilenmiştir.  Matematik alanında bulduğu kavramlar ve getirdiği açıklamalarla ismini duyurmuş bir bilgindir.

İnsanlık tarihinde ilk defa cebir ve algoritmayı keşfeden matematikçi El Harezmi’dir.  Abbasi halifesi Mem’un  Harezmi’nin bilimsel çalışmalarını destekleyerek ona Bağdat Saray Kütüphanesinin sorumluluğunu vererek, önemli çalışmalarını gerçekleştirmesi için önünü açtı.

Harezmi’nin Matematiğe katkıları ve çalışmaları

Harezmi’nin matematiğe katkıları içerisinde en büyük keşfi, 0 rakamını açıklaması ve ondalık sayı sistemini geliştirmesidir.  Algoritma kavramlarını oluşturan Harezmi, Hint numara sistemini tanıtarak kesirler ve işlemler gibi bir çok aritmetik methot geliştirmiştir.

Birinci ve ikinci denklemler üzerinde çalışma yaparak çözümlemelerini yazdığı Hesab-ül Cebir vel-Mukabele eserinde açıklamıştır. Tarihte denklemler hakkında yazılan ilk kitap olarak kabul görülürken, Harezmi’ye bu eser sayesinde cebirin babası lakabı takılmıştır.

0 bir sayı olarak kabul eden Harezmi, birinci denklemlerde X kavramını kullanan ilk matematikçidir.  Harezmi’nin Algoritmi de numero  eseri tüm matematikçiler tarafından kabul görmüş 12. yüzyıldan itibaren başka dillere çevrilerek ders kitabı olarak öğrencilere verilmiştir.

Harezmi’nin Astronomi ve Coğrafya bilimine katkıları ve çalışmaları

Daha çok matematik alanına yönelen Harezmi’nin çok az sayıda olsa da astronomi ve coğrafya alanında çalışmalar yapmıştı.  Batlamyus’un çalışmalarını örnek alarak, çizdiği dünya haritasının üzerindeki hataları düzeltmiştir.  Güneş saatleri ve saatler hakkında kitaplar yazmasının yanı sıra 830 yılında 70 bilim insanıyla birlikte dünya haritası çizmeyi başarmıştır.  Nil nehrinin başlangıç boylamını ve kaynağını bularak belirlemiştir.

Yıldızlar ve gezegenlerin hareketlerini inceleyerek, güneş ve ay tutulması hakkında elde ettiği bilgilerle tablo ve çizelgeler oluşturmuştur.

Harezmi Eserleri

  • Kitab-ul Ruhname
  • Kitab-ül  Tarih
  • Hesab-ül Cebir vel-Mukabele
  • Algoritmi de numero

Çocuklar Gibi – Sabahattin Ali

Türk edebiyatımızın güçlü kalemlerinden biri olan Sabahattin Ali, daha çok romanları ve öyküleriyle tanınmıştır.  Usta yazarlığının yanı sıra usta bir şair olan Sabahattin Ali’nin,Çocuklar gibi şiiri daha sonrasında şarkı yapılmıştır.  Sezen Aksu tarafından seslendirilen şarkının sözleri Sabahattin Ali’nin aynı isimli şiirine aittir.

Sabahattin Ali’nin önde gelen eserleri; Kuyucaklı Yusuf, Kürk Mantolu Madonna, İçimizdeki Şeytan, Sırça Köşk’tür.

Bende hiç tükenmez bir hayat vardı

Kırlara yayılan ilkbahar gibi

Kalbim hiç durmadan hızla çarpardı

Göğsümün içinde ateş var gibi

Bazı nur içinde, bazı sisteyim

Bazı beni seven bir göğüsteyim

Kah el üstündeydim, kah hapisteydim

Her yere sokulan bir rüzgar gibi

Aşkım iki günlük iptilalardı

Hayatım tükenmez maceralardı

İçimde binlerce istekler vardı

Bir şair, yahut bir hükümdar gibi

Hissedince sana vurulduğumu

Anladım ne kadar yorulduğumu

Sakinleştiğimi, durulduğumu

Denize dökülen bir pınar gibi

Şimdi şiir bence senin yüzündür

Şimdi benim tahtım senin dizindir

Sevgilim, saadet ikimizindir

Göklerden gelen bir yadigar gibi

Sözün şiirlerin mükemmelidir

Senden başkasını seven delidir

Yüzün çiçeklerin en güzelidir

Gözlerin bilinmez bir diyar gibi

Başını göğsüme sakla sevgilim

Güzel saçlarında dolaşsın elim

Bir gün ağlayalım, bir gün gülelim

Sevişen yaramaz çocuklar gibi

İmtiyazat-ı Ecnebiyye (Kapitülasyon) Nedir, Kısaca Tanımı

Bir ülkenin yabancı başka bir ülke vatandaşlarına verdiği siyasi, ticari, iktisadi haklara Kapitülasyon denilmektedir.  Kapitülasyonun kelime karşılığı ayrıcalık, imtiyaz olarak tabir edilebilir.  Devletler arasında verilen kapitülasyonlar imzalanan anlaşmalar gereğince düzenlenmektedir.

Osmanlı Devletinde kapitülasyonlara verilen isim İmtiyaz-ı Ecnebiyye’dir.  Günümüz Türkçe’siyle yabancılara tanınan ayrıcalık demektir.  Osmanlı Devletinde yabancılara tanınan ilk kapitülasyon I. Murat (Hüdavendigar) dönemindedir.  Daha sonraki kapitülasyonlar Fatih Sultan Mehmet’in Venediklilere, Kanuni Sultan Süleyman’ın Fransızlara vermesiyle devam etmiştir.  Osmanlı Devleti diğer ülkelere kapitülasyon imkanı sağlayarak haraç. vergi vb. yararlar karşılığında verirken, son dönemlerinde ekonomik yarar sağladığı düşüncesiyle bir çok ülkeye aynı hakkı tanımıştır.

Halil İnncık’ın Osmanlı İmparatorluğu’nun Siyasi ve Sosyal Tarihi kitabında kapitülasyonların verilme nedenini şu cümlelerle açıklamıştır.

“İthalat, pazarda mal bolluğu sağlamak açısından yararlı görülüyordu. Bu zihniyet çerçevesinde Osmanlılar, ticaret imtiyazlarını, yani kapitülasyonları imparatorluk için yararlı saymakta; imparatorluğun çıkarına olduğu gerekçesiyle bu tür imtiyazları merkantilist Avrupa ülkelerine seve seve tanımaktaydılar.”

Kapitülasyonların Osmanlı Devletine zararları

Tanınan ayrıcalıklar nedeniyle Osmanlı Devletinin kendi tüccar ve esnafları vergi ödemek zorunda kalırken, yabancılar vergiden muaf tutulmuştur.  Yabancı tüccarlarla baş edemeyen yerli esnaf, yerli ticaretin düşmesine ve gelişmenin gerilemeye dönmesine neden olmuştur.

Sanayi inkılabının ve makineleşmenin yaygınlaşmasıyla hızlı üretim ve ucuz malların ticarete girmesiyle yabancı tüccarlar yerli tüccarların önüne geçmiştir.  Bu da yerli sanayinin gelişmesine engel teşkil etmiştir.  Osmanlı Devleti kapitülasyonların ekonomiye ve ülkenin gelişimine zarar verdiğini ancak son dönemlerde fark edebilmiştir.

Gevher’i Kimdir, Biyografi

Hayatı hakkında çok fazla bilgiye sahip olmadığımız şairler arasında yer alan Gevheri, 17. yüzyılın sonlarına doğru dönmüştür.  Kırım’lı olduğu düşünülen Gevheri, Yeniçeri şairlerindendir. “Bir kemter kulundur Garip Mehemmed” dizesinde verdiği isimle gerçek isminin Mehmed olduğu düşünülse de kesin bir bilgi değildir.

Şiirlerinde aruz  ve hece veznini kullanan Gevheri medrese eğitimi almış şairlerimizdendir. Kendi adını taşıyan bir de makamı vardır, musikiyle yakından ilgilenmiştir.  Aruz vezniyle yazdığı şiirlerinde Fuzuli’nin etkisinde kaldığı görülmektedir.

Gevheri koşmalar, türkmaniler, türküler, divan ve müstezatlar tarzında eserler vermiştir.  Halk arasında sevilen, takip edilen bir şair olan Gevheri aynı zamanda Osmanlı devletinde divan katipliği de yapmıştır.

Gezgin ozanlar gibi sürekli yer değiştirmeyen Gevheri daha çok İstanbul’da yaşamış, görev amaçlı şehirler arası seyahat ettiği görülmektedir.  Aruz ve hece ölçüsüyle yazdığı eserlerinde aşk, tabiat, gurbet, özlem temalarını işlemiştir.

Halk arasında geçen deyimleri, duyuşları, mecazları şiirlerinde kullanan şair, yaşadığı dönemde şiirleri ile tanınmıştır.  Uzun bir ömür yaşadığı tahmin edilen Gevheri’in ölüm tarihi net olmamakla birlikte 1737’i de öldüğü düşünülmektedir.

Günümüz Türkçe’sine çevrilen şiirlerinden bir örnek;

Ne kaçarsın benden ey yüzü mâhım
Seni seven var mı benden ziyâde
Rûz u şeb durmayıp alırsın âhım
Âşıkım ağlatma bundan ziyâde

Gece gündüz bir visâle ermedim
Bülbül olup gonce gülün dermedim
Bu cefâlar nedir ben de bilmedim
Var mı ki bir zâlim senden ziyâde

Söyle muradını ben de bileyim
İnsaf eyle çok ağlattın güleyim
Kabul eyle sözüm kurban olayım
Haddim yoktur sana bundan ziyâde

Hercâisin gonce gülüm kokulmaz
Geçer gider hatırcığım sorulmaz
Der Gevherî mâh yüzüne bakılmaz
Yakar hüsnün beni nârdan ziyâde

Halide Edip Adıvar Kimdir, Hayatı ve Eserleri

Türk edebiyatının en ünlü kadın yazarlarından biri olan Halide Edip Adıvar, Türkçülük  ve Turancılık akımına ili duymuştur.  1882’de İstanbul’da doğmuştur.  İlk yazılarını ‘Halide Salih’ mahlasıyla yazmıştır. Balkan savaşının patlak vermesiyle hastanelerde çalışmıştır.  Yunanlı’ların İzmir’e girmesiyle halkın bilinçlendirilmesi üzerine Fatih ve Sultanahmet mitinglerinde başı çekerek tarihi konuşmalar yapmıştır.

Gericilerin ilgisini ve tepkisini çekmesi nedeniyle 31 Mart Olayında çocuklarını da olarak Mısır’a gitmiştir. Ayaklanmanın bastırılmasıyla ülkeye geri dönmüştür.  Kurtuluş savaşı yıllarında onbaşı, çavuş, başçavuş rütbeleriyle aktif görev yapmıştır.  Savaş yıllarını ve hayatının bu dönemini Türk’ün Ateşle İmtihanı kitabında derleyerek yazmıştır.

Kadınların eğitilmesi ve topluma kazandırılması adına Teâli-i Nisvan Cemiyetini kurdu.  1912 yılında Türk Ocağına katıldı, Wilson Prensipleri Cemiyetinin kurucuları arasında yer aldı.  1917 yılında Atatürk’le siyasi görüş ayrılıklarına düşmesiyle yurt dışına çıktı.  Fransa ve İngiltere’de yaşadı.  ,

1939’da Ana vatana dönerek İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesinde İngiliz Filolojisi Kürsüsü başkanı seçildi.  1950 yılında milletvekili olarak seçildi ve 4 yıl görev yaptı.

İlk yazdığı eserlerinde Aşk temasını ve kadınların psikolojisini irdeledi.  Türkçülük akımına yönelmesiyle eserleri milli konulara ve memleket sorunlarına geçiş yaptı.  Romanları teknik konusunda yetersiz bulunurken, içerik yönünden oldukça zengindir.  Düzensiz, savruk ve özentisiz bir üslubu vardır ancak dili sade bir şekilde kullanmıştır.  Cumhuriyetin ilanından sonra yazdığı eserlerinde töre, gelenek ve görenekleri işleyen konular seçmiştir.

Halide Edip Adıvar Eserleri;

  • Heyula
  • Raik’in Annesi
  • Seviye Talip
  • Handan
  • Yeni Turan
  • Son Eseri
  • Mev’ud Hüküm
  • Ateşten Gömlek
  • Vurun Khpeye
  • Kalp Ağrısı
  • Zeyno’nun Oğlu
  • Sinekli Bakkal
  • Yolpalas Cinayeti
  • Tatarcık
  • Sonsuz Panayır
  • Döner Ayna
  • Akile Hanım Sokağı
  • Kerim Ustanın Oğlu
  • Sevda Sokağı Komedyası
  • Çaresaz
  • Hayat Parçaları

Amerikalı Rapçi Canlı Yayında Polisler Tarafından Öldürüldü!

Amerikalı Rap sanatçısı Brian J. Quinones, canlı yayında öldürüldü.  Polisin dur ihtarına uymayarak arabasıyla kaçan Rapçi, daha sonra polislere bıçak çekti.  Sosyal medya hesabından olayı canlı yayında gösteren Rapçi polis tarafından açılan beş el silahla hayatını kaybetti.

Cumartesi gerçekleşen olan Amerika’nın Minneapolis şehrinde gerçekleşti.  Kırmızı ışıkta geçen rap sanatçısı Brian J. Quinones, polisin kenara çek anonsuna uymadı.  Durmak yerine arabasıyla hızla kaçmayı tercih eden rapçi, polis ekipleri tarafından trafik boyunca takip edildi.

Kovalamaca esnasında Facebook hesabından canlı yayın açarak hayranlarıyla o onlarını paylaştı.

Polisler tarafından köşeye sıkıştırılınca kaçamayacağını anlayan Brian J., arabasından bıçakla indi.  Polis ekiplerinin bıçağı yere bırakması emrine uymayan Rapçi, polis tarafından açılan beş el ateşle vuruldu.

Olay yerinde hayatını kaybeden rap sanatçısı adına açıklamada bulunan Emniyet müdürlüğü, polislerin harhangi bir yara almadığını ve üzgün olduklarını açıkladı.  Gerçekleşen olay ile ilgili soruşturma başlatıldığını belirtti…

Facebook’a ABD’den Rekor Ceza Geldi!

Facebook’a ABD’den Rekor Ceza Geldi!

Sosyal medyanın en büyüklerinden biri olan Facebook, kişisel verilerin ihlal edildiği gerekçesi ile rekor cezayı ödemeyi kabul etti.  ABD’den gelen 5 Milyar Dolarlık ceza bir teknoloji şirketine verilen en yüksek ceza olarak tarihe geçti.

Kişisel verilerin gizliliği konusunda Amerika Birleşik Devletleri Federal Ticaret Komisyonu (FTC) ihlali tespit ettikleri gerekçesi ile kurucusu Mark Zuckerberg olan Facebook şirketine 5 Milyar Dolar para cezası kesti.  Kayıtlara geçen en yüksek ceza, ABD’nin teknoloji şirketlerinin faaliyetlerini denetim altına aldıkları sırada verilmesi diğer teknoloji şirketlerini de şaşırttı.

Komisyon başkanı Joe Simons, 3’e 2 oylamayla alınan karar sonrasında açıklamada bulundu.

“Dünya çapında milyarlarca kullanıcıya, kişisel verilerinin ne şekilde kullanılacağı yönünde verilmiş sözlere rağmen Facebook tüketicilerinin tercihlerini yok saymıştır.”

Facebook’un kurucusu ve sahini olan Mark Zuckerberg Federal Ticaret Komisyonu ile uzlaşmaya vardığını ve yüksek cezayı ödemeyi kabul ettiğini Facebook paylaşımıyla ilan etti.  Cezanın ödenmesi ardından Facebook’ta yeniliğine gideceklerini de belirten Zuckerberg açıklamasını şu sözlerle sonlandırdı.

“Ürünlerimizi oluşturma ve şirketin yönetimi konusunda önemli yapısal değişiklikler yapacağız”

Facebook’un CEO’su olan Mark Zuckerberg için Komisyon ileride yaşanabilecek olan ihlaller için kısmen sorumlu tutulacağını adli ve cezai davalarında söz konusu olabileceğini işaret etti.

İngiltere merkezli Cambridge Analytica’nın CEO’su olan Alexander Nix, 2018’de Facebook kullanıcılarının kişisel verilerini izinsiz kullandığı öne sürülerek görevinden uzaklaştırılmıştı.

‘Torbacılara’ İstanbul’da Şafak Operasyonu Yapıldı!

‘Torbacılara’ İstanbul’da Şafak Operasyonu Yapıldı!

Torbacı olarak bilinen uyuşturucu satıcılarına şafak operasyonu düzenlendi.  İstanbul Emniyet Müdürlüğünün üstlendiği şafak operasyonuna helikopterler destek verdi.

Şafak operasyonu sırasında İstanbul Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şube müdürlüğü ekiplerine Özel Harekat Polisleri de katılırken, bir çok kişinin göz altına alındı.

İstanbul’un Anadolu yakasında gerçekleşen operasyon boyunca hava da kalan helikopter sokağı emniyet altına alırken, Özel Harekat polisleri kapıları koçbaşı kullanarak kırdı.  Evlerde arama yapılırken, özel harekat timleri sokak aralarını tutarak giriş çıkışı denetim altına aldı.

Şafak Operasyonu sonlandığında çok sayıda kişiyi göz altına alınıp emniyet müdürlüğüne gönderildi…

Telif Hakkı Nedir?

Telif Hakkı Nedir?

Telif; kişinin her alanda her türde kendi fikri emeğiyle meydana getirdiği ürünler üzerinde oluşan hukuki haklarıdır. Bilim, sanat veya yazın vb. yapıt üreten kişi bu yapı üzerindeki tüm hakları elinde bulundurmaktadır.  Ülkemizdeki telif haklarını Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu ile güvence altına alınmaktadır.

Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu kapsamına giren her eser yaratıldıkları andan itibaren doğal bir koruma altına alınır.  Telif hakkının ortaya çıkması için tescil edilmesine gerek yoktur.  Ülkesellik ilkesi geçerli olan Telif hakları, hangi ülkeden talep ediliyorsa o ülkenin koruma mevzuatı altında gerçekleşmektedir.

Telif hakkının sembolü çember içerisindeki C harfidir. Eserin © sembolünü içeriyorsa telif haklarının korunduğu anlamına gelmektedir.

Temel insan haklarından birisi ise Fikri haklarının korunmasıdır. Birleşmiş Milletler Genel Kurulunda kabul gören 1948 tarihli İnsan Hakları Evrensel Bildirgesinde geçen ” Herkesin sahibi bulunduğu (yarattığı) her türlü bilim, edebiyat veya sanat eserinden doğan manevi ve maddi yararlarını korunmasını isteme hakkı vardır.” maddesiyle telif hakları koruma altına alınmıştır.

Kişi ürettiği eserin koruma hakkına yaşamı süresince sahiptir. Ölümünden itibaren 70 yıllık süreçte eserin koruma süresi devam etmektedir.

70 yıllık sürenin dolmasıyla eserin üzerindeki mali haklar ortadan kalkmaktadır.  Eserin aleniyetlik kazanmasının üzerinden 70 yılın dolmasıyla birlikte, eser izin alınmaksızın kullanılabilir.  Vefatının ardından 70 yıllık yasal hakkın dolmasıyla eser bir çok yayın evi tarafından telif hakkı ödemesi yapılmadan basılmaktadır.

İlk olarak İsviçre’nin Bern şehrinde 1886’da imzalanan Bern Konvansiyonu antlaşmasına, ülkemiz 1952’de katılmıştır. Bu anlaşma gereğinde Edebi ve Sanat eserlerinin korunması amacını gütmektedir…