Kelime Kökeni: Arapça-aded çoğul biçimi
– Adetler, sayılar, çokluğu belirtmek için kullanılan soyut söz
– Kollar, pazular, uzuvlar
Cümle içinde kullanımı:” Çiçeklerin a’dad ve türlerini bir kağıda yazıp masama bırakın, gerekli olanları alalım.”
Kelime Kökeni: Arapça-aded çoğul biçimi
– Adetler, sayılar, çokluğu belirtmek için kullanılan soyut söz
– Kollar, pazular, uzuvlar
Cümle içinde kullanımı:” Çiçeklerin a’dad ve türlerini bir kağıda yazıp masama bırakın, gerekli olanları alalım.”
Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Yol yordam, saygı, uygun davranış biçimleri
– Ahlak ve terbiye kaideleri, edebler
Cümle içinde kullanımı: “Âdâb u erkân nedir bilmeyen bizim ocağımıza adım atamaz aslan, geri bas şimdi!”
Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Namazın müstehapları
– Namazda yapılması sevap olan
Cümle içinde kullanımı: “Camii imamı sağ olsun çocuklara Kur’an öğretirken âdâbü’s-salâtı da öğretiyor. “
Kelime Kökeni: Arapça-tamlama
– Genel ahlak ve görgü kuralları, umumi ahlak kaideleri, umumi görgü bilgisi ve kuralları
Cümle içinde kullanımı: “Hocamızın kaleme aldığı eserin konusu âdab-ı umûmiyye ile alakalıdır. “
Kelime Kökeni: Arapça-tamlama
– Görgü ve nezaket kuralları, görgü bilgisi ve kuralları
– İnsanca ve İslama uygun olarak yaşama adabı
Cümle içinde kullanımı: “Taşradan geldiği için henüz âdab-ı muâşerete vakıf değildir, yakında öğrenecektir. “
Kelime Kökeni: Arapça-tamlama
– Din düşmanları
– Hasm-ı din, adüvv-üd din
Cümle içinde kullanımı: ” Allah’ım güzel yüzlü a’dâ-yı dîn olanlardan korusun, yollarımızı bir araya getirmesin.”
Kelime Kökeni: Arapça-edeb çoğul biçimi
– Zarafet, naziklik, hoşluk, naiflik
– Terbiye ve nezaket ölçüsü
– Örtünmesi veya gizlenmesi gereken yerler
– Toplumsal değerlere, usul, yordam ve kaidelere, ahlaka uygun yaşama ve davranma
Cümle içinde kullanımı: “Edipler edepli olmalı ki halk adabını korumayı bilsin ve öğrensin.”
Kelime Kökeni: Arapça-adüvv çoğul biçimi
– Düşmanlar, hasımlar, yağılar
Cümle içinde kullanımı: ” A’dâ ve hasım gibi davranan akrabalar için ayakta kalacak, yıkılmayacağım.”
Kelime Kökeni: Ad
– Etrafı sularla çevrilmiş kara parçası
– Cezire
– Çevresi yollarla belirlenmiş arsa
– Kent içi yollarda veya karayolunda trafik güvenliğini sağlamak amacıyla yayaların geçme, durma ve taşıtlardan inmeleri için ayrılan alan
Cümle içinde kullanımı: ” Çocukluğumun en güzel yılları İstanbul’un adaların da geçmiştir. “
– Bir kimseyi veya nesneyi anlatmaya açıklamaya veya çağırmaya yarayan söz, isim
– Yaygın ve bilinme durumu, tanınma, ün, şöhret, şan, nam
– Soyut ve somut kavramların karşılığı olan isim
– İtibar, değer, prestij, önem
– Sayılma, sayma
Cümle içinde kullanımı: ” Ad soyad ve iletişim bilgilerinizi lütfen öz geçmişinize ekleyin.