Kelime Kökeni: Arapça
– Sıradan, bayağı, adice, alelade, herhangi
Cümle içinde kullanımı: ” Vakfın içerisinde dönen âdiyen olayları lüzumlu görüp tavır göstermeyeceğim. “
Kelime Kökeni: Arapça
– Sıradan, bayağı, adice, alelade, herhangi
Cümle içinde kullanımı: ” Vakfın içerisinde dönen âdiyen olayları lüzumlu görüp tavır göstermeyeceğim. “
Kelime Kökeni: Arapça-âdî sözünün dişil biçimi
– Sıradan, her zamanki
– Aşağı, bayağı, basit, pespaye
Cümle içinde kullanımı: ” Küçük kızın adiye giyimi neredeyse üstünden dökülecek kadar eski ve hırpalanmış haldeydi.”
Kelime Kökeni: Arapça-âdiye
– Alışılmış şeyler, sıradanlıklar, kıymeti bilinmeyen şeyler, olağan hadiseler
– Seğirtmek, hızla koşmak, ivedilikle gitmek
Cümle içinde kullanımı: “Âdiyât insana hem huzur verir hem de hayal gücünü baltalar. “
Kelime Kökeni: Farsça
– Cuma günü, haftanın altıncı günü
Cümle içinde kullanımı: ” Gelecek hafta adîne zamanı ağır misafirlerimiz gelecek ona göre erzak alımı yapalım. “
Kelime Kökeni: Arapça-adem
– Bir şeyi olmayan, mahrum, yoksun, maddi ve manevi nimetlerin yokluğunu çekmek
Cümle içinde kullanımı: ” Sevgiden ve şefkatten adîm büyümüş bir çocuğu boş hayallerle kandırmayınız hanımefendi.”
Kelime Kökeni: Ad
– Adi olma, bayağılık, basitlik, seviyesizlik, aşağılık, düşüklük, pespaye olma durumu, kötülük, çirkinlik
Cümle içinde kullanımı: ” Sen bu zamana kadar görüp görebileceğim en kötü, adiliği meslek edinmiş adamsın!”
– Bayağılaşmak, basitleşmek, kalitesini düşürmek, vasfını yitirmek
– Kabalaşmak, kibarlığını kaybetmek, çirkinleşmek
Cümle içinde kullanımı: ” Aramızdaki sevgi bağı zarar gördüğünde adileşerek gerçek yüzünü ortaya koydu.”
Kelime Kökeni: Arapça-âdil+Farsça-âne
– Adalet sahibi bir kimseye yakışır biçimde, hakça, adilce, doğrulukla
Cümle içinde kullanımı: ” Ablamın kararlarına her zaman saygı duymuşumdur çünkü âdilâne olmayan bir işe asla kalkışmaz. “
Kelime Kökeni: Arapça-adîd sözünün dişil biçimi
– Pek çok, bir hayli, yeterinden fazla, çok, aşırı biçimde
Cümle içinde kullanımı: ” Adîde dertlerinin olduğunun farkındayım ama bana anlatabilir yardımımı isteyebilirsin.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Çok, pek çok, bir hayli
Cümle içinde kullanımı: ” Şu günlerde adîd üzgün ve solgun görünüyordu ancak hastalandığını düşünememiştim. “