Kelime Kökeni: Zarf
– Bana benzer
– Benim gibi
– Ben gibi
Cümle içinde kullanımı :”Bencileyin biri için samimi duyguları itiraf etmek çok zor, alışık değilim insanların iyi yüzlerine.”
Kelime Kökeni: Zarf
– Bana benzer
– Benim gibi
– Ben gibi
Cümle içinde kullanımı :”Bencileyin biri için samimi duyguları itiraf etmek çok zor, alışık değilim insanların iyi yüzlerine.”
Kelime Kökeni: Arapça-bint çoğul biçimi
– Bebekler
– Kızlar
– Hayvan yavruları
– Dişi çocuklar
Cümle içinde kullanımı: “Ey benât, bu dünya ne yazık ki dişilere erkeklerden fazla eziyet veriyor.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Parmak
– Parmak ucu
– Adı olan, adlandırılmış
– Meşhur olan
– Parmak ucuyla gösterilen, parmakla gösterilecek kadar tanınan
Cümle içinde kullanımı: “Saçlarının siyahında benâmın yavru pembesinde seni sevdiğimi itiraf ediyorum.”
Kelime Kökeni: Farsça
– Adı olan
– Adlı
– Şanlı
– Şöhretli
– Meşhur
– Seçkin kimse
– Tanınmış
Cümle içinde kullanımı: “Sardık yine benâm dertlere, bu kadar dertten ibaretken ayaklarım nasıl tutuyor bilemedim.”
Kelime Kökeni: Farsnça-bender’in Arapça çoğul biçimi
– Ticaret iskeleleri
– Ticaret yerleri
– Ticaretin yoğun olduğu limanlar
Cümle içinde kullanımı: “Denizlere kardeş olan ülkelerde benâdir meşhurdur halk geçimini oradan sağlar.”
Kelime Kökeni: Arapça-bunduk çoğul biçimi
– Fındıklar
– Yuvarlak kurşunlar
– Fındık gibi yuvarlak olan şeyler
Cümle içinde kullanımı: “Hemen hemen hepsi benâdık halde avuçları arasında peyda oluyordu.”
Kelime Kökeni: Ad
– Tende özellikle yüzdeki tabi benek
– Hâl
– Tekil birinci zamiri
– Bencillik
– Ego
– Harman
– Benlik
Cümle içinde kullanımı: “Ben ki seni görmek için çıldırır yanına geldiğimde ancak ayakkabılarımın ucuna bakabilirdim.”
Kelime Kökeni: Sıfat
– Çok beyaz
– Pırıl pırıl
– Apak
– Her yeri beyaz olan
– Tertemiz
Cümle içinde kullanımı: “Bembeyâz hayallerden duman rengi hüzünlere dalmaya başladığımızda büyüdüğümüzü anladım.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Tasa
– Acı
– Keder
– Kaygı
– Gam
– Fıkıh terimi
– Istırap
Cümle içinde kullanımı: “İçine düştüğümüz belvâ öyle hafife alınacak olsaydı intiharın eşiğinde dolanmazdık.”
Kelime Kökeni: Arapça-ballût
– Meşe ağacı
– Palamut
– Meşe ağacının meyvesi
Cümle içinde kullanımı: “Belût hem derde deva hem de üretimde kullanılan bir ağaç türü olduğu için buralarda çok yetiştirilir.”