Kelime Kökeni: Farsça
– Deniz ticareti yapılan iskele merkezi
– Liman şehrinin merkezi
Cümle içinde kullanımı: “Bender-gâh da akşam üzeri buluşacağını söylemiş sonrada bir daha görünmemiş.”
Kelime Kökeni: Farsça
– Deniz ticareti yapılan iskele merkezi
– Liman şehrinin merkezi
Cümle içinde kullanımı: “Bender-gâh da akşam üzeri buluşacağını söylemiş sonrada bir daha görünmemiş.”
Kelime Kökeni: Farsça
– Küçük iskele
– Boğaz ve liman ağızlarında yapılan küçük kale
Cümle içinde kullanımı: ” Benderek tepesine çıkan saçları rüzgar kadın artık bu dünyadan göçüp gitti.”
Kelime Kökeni: Farsça
– Deniz ticaretinin yapıldığı iskele
– Ticaret limanı
– İşlek ticaret iskelesi
– Cihan
Cümle içinde kullanımı: “Bender tarafından gelen malların kontrolü sağlanmadan hemen satışa başlamayın.”
Kelime Kökeni: Farsça
– Yakınlarını kayıran kimse
– Çevresindeki insanları kollayan kimse
– Adam besleyen
Cümle içinde kullanımı: “Dayımız sağ olsun bende-perver dedikleri türde bir adamdır kimseyi aç açıkta bırakmaz.”
Kelime Kökeni: Farsça
– Çevresindekileri kollayan kimse
– Yakınlarını destekleyen kimse
– Kölesine karşı iyi davranan efendi
– Hizmetinde olan kişiyi taltif eden kimse
Cümle içinde kullanımı: “Bende-nüvâz bir efendin olduğu için çok şanslı hissetmelisin kendini.”
Kelime Kökeni: Ad
– Kulluk ,
– Kölelik
– Esirlik
– Tutsaklık
– Ubudiyet
Cümle içinde kullanımı: “Bendelik kaderimize kodlanmış gibi her zaman bizden daha yüksekte olanların altında çalışmak zorundayız.”
Kelime Kökeni: Farsça
– Bendenizin evi
– Evimiz
– Tevazu sözü
– Köle ve tutsakların yurdu, yeri
– Hizmetçinin evi
Cümle içinde kullanımı: “Bende-hânemiz de helal lokmadan bir yudum sudan fazlasını bulamazsın lakin güler yüzümüz her daim bakidir.”
Kelime Kökeni: Farsça
– Köle
– Elde edilen yer, toprak
– Tutsak
– Esir
Cümle içinde kullanımı: “Savaş sonrası elde edilen bende-gâh ve ganimetler için sonrasında karşı tarafla bir anlaşma yapılacak.”
Kelime Kökeni: Farsça
– Mensup
– Müntesip
– Tutsak, esir, köle
– Kul
– Bağlı, bağlanmış
– Yürekten bağlanmış kimse
– Hizmetkar
– Hizmetçi
– İntisap etmiş olan
Cümle içinde kullanımı: “Bende isterdim güven duyup güven vermeyi lakin insanlar bunu hak etmiyor.”
Kelime Kökeni: Farsça
– Kendi hükmü altına alma
– Bağlama
– Rabt
– Boğum
– Düğüm
– Kanun ve kavait kitaplarında alt bölüm
– Kemerli veya düz su yolu
– Güreşte oyun
– Sancak,
– Bayrak
– Vilayet, eyalet
– Sancak
– Kıvrılmak
– Düğümlemek
Cümle içinde kullanımı: “Sanma ki bizi birbirine aşık eden bu bend bir gün yıkılmaz, temeli sarsılan dağ çok yaşamaz unutma.”