Kelime Kökeni: Türkçe-boru+Farsça-zen
– Üfleyerek çalınan
– Perdesiz çalgı
– Boruyu çalan kimse
– Bakır veya pirinçten yapılan çalgı
Cümle içinde kullanımı: “Borazan gibi çıkan sesiyle bağırmaya başladığında ses tellerinin kopacağından korktuk.”
Kelime Kökeni: Türkçe-boru+Farsça-zen
– Üfleyerek çalınan
– Perdesiz çalgı
– Boruyu çalan kimse
– Bakır veya pirinçten yapılan çalgı
Cümle içinde kullanımı: “Borazan gibi çıkan sesiyle bağırmaya başladığında ses tellerinin kopacağından korktuk.”
Kelime Kökeni: Ad
– Pirinçle karışık veya sebzelerden yapılan yemek
– Karışık sebze yemeği
– Acem yahnisi
– Ispanak türevi sebze ve etle yapılan yemek
Cümle içinde kullanımı: “Bizim buraların Boranî yemeği pek bir meşhurdur yemelere doyamazsınız.”
Kelime Kökeni: Ad
– Rumeli yöresinde ırmak veya çaylarda kullanılan yaprak kütükten yapılan küçük tekne
Cümle içinde kullanımı: “Boranîce de çalışan kara yağız çocuk taş çatlasın on altısından yeni gün almıştır.”
Kelime Kökeni: Ad
– Kasırga
– Sarsar
– Sağanak yağmurla karışık rüzgar
– Çevrintili rüzgar
– Yıkım, bela, musibet
Cümle içinde kullanımı: “Evvel vakit önce bizim içimizde de kopan bir boran vardı yaş ilerledikçe sakinleşip dinginleşen.”
Kelime Kökeni: Sıfat
– Ziraata uygun olmayan yer
– Çorak toprak
– Toprağın üstündeki tuzlu beyaz katman
– İşlenmemiş tarla
– Bor
Cümle içinde kullanımı: “Bizi hasret sarıp sarmalarken aşkın ekilmediği borak topraklarda kavuşmayı temenni edeceğiz.”
Kelime Kökeni: Ad
– Kar ve yağmurla karışık esen şiddetli rüzgar
– Fırtına
– Burağan
– Kasırga getiren güçlü rüzgar
Cümle içinde kullanımı: “Borağan esti mi bir kez gökyüzü delinmiş gibi ağlamadan duramaz.”
Kelime Kökeni: İtalyanca-borea
– Birden bire patlayan fırtına
– Çok şiddetli rüzgar
– Yağmur getiren rüzgar
– Kuru ve soğuk esen yerel rüzgar
Cümle içinde kullanımı: “Bora eserken dört bir yanımda sandım ki ellerin bana rotamı gösteren deniz fenerim olur.”
Kelime Kökeni: Ad
– İşlenmesi zor toprak
– Çorak yer
-Bulanık suyun konulduğu kapta bıraktığı pas izi
– Borak
– Bor asidi
– Bor elementi
Cümle içinde kullanımı: “Gençliğimde şu gördüğünüz bor gibi kuruyup gitti eyvah demeye kalmadı.”
Kelime Kökeni: Ad
– Sedef, cam ve plastikten yapılan ortası delik ip geçirilen yuvarlak madde
– Süs tanesi
– Takı yapılan süs parçaları
Cümle içinde kullanımı: “Boncuk gibi masmavi gözleriyle beni başka diyarlara sürükleyen sendin.”
Kelime Kökeni: Özel ad
– Rusya’da Lenin tarafından geliştirilen komünist hareket
– Bolşevik yanlısı, taraftarı
– Menşevik karşıtı
– Sosyalizmi savunan devrimci grup
Cümle içinde kullanımı: “Komünizmi savunan Bolşevik yandaşları Rusya’da ortaya çıkarak tüm dünyaya isimlerini duyurmuşlardır.”