Kelime Kökeni: Ad
– Bol olma durumu
– Fazlalık
– Gereğinden artık olma durumu
– Çokluk
Cümle içinde kullanımı: “Bolluk bereket içinde yaşamayı bizde isterdik lakin imkanlar müsaade etmedi.”
Kelime Kökeni: Ad
– Bol olma durumu
– Fazlalık
– Gereğinden artık olma durumu
– Çokluk
Cümle içinde kullanımı: “Bolluk bereket içinde yaşamayı bizde isterdik lakin imkanlar müsaade etmedi.”
Kelime Kökeni: Güney Afrika – Kuzey Hindistan Bado dili
– Aşk acısı çekmek
– Bir daha aşık olamayacağını anladığında hissedilen kalp kırıcı his
– Son aşk
Cümle içinde kullanımı: “Onstra kelimesi ne yazık ki dilimize giremeyen ancak tek bir sözcükle aşk yaralarını, o tanımlamaz acıyı onlarca anlamla betimleyen bir sözdür.”
Kelime Kökeni: İbranice-Boletz
– Yahudi kadınlara verilen unvan
Cümle içinde kullanımı: “Yanımızdan geçen Boliçeler bu hafta mahallemize yeni taşınan komşularımızdı.”
Kelime Kökeni: Fransızca
– Ses uyumsuzluğu
– Kakışık
– Kakışma
– Tenafür
Cümle içinde kullanımı: “Kakofonik seslerin karmaşası yüzünden başımız çatlamak üzere.”
Kelime Kökeni: Fransızca
– Ses uyumsuzluğu
– Bir araya gelen sözlerin ve kelimelerin kulağa hoş gelmeyen bir ses oluşturması
– Kakofonik
Cümle içinde kullanımı: “Piyanonun tuşlarına sinirle dokunurken etrafa yayılan kakofoni ses karmaşası hırpalanmış ruhunu birebir yansıtıyordu.”
Kelime Kökeni: Zarf
– Ola ki
– Belki
– Muhtemelen
– Bir ihtimal
Cümle içinde kullanımı: “Bolay ki anılar canlanacak o zaman insan unutmadığını anlayacak kafasına dank edecek.”
– Bol olmak
– Genişlemek
– Bollaşmak
– Büyümek
– Ferahlamak
Cümle içinde kullanımı: “Kadınların birçoğu elbise ve fistanlarını bolalmak zorundaymış gibi hissediyor.”
Kelime Kökeni: Zarf
– Geniş geniş
– Bolca
– Fazlasıyla
– Oldukça çok
Cümle içinde kullanımı: “Bol bol yiyin evlatlarım can boğazdan gelir, sağlıklı olmak boğazdan geçer.”
Kelime Kökeni: Zarf
– Ola ki
– Belki
– Olabilir ki
– Muhtemel olarak
– İhtimal
– Umulur
Cümle içinde kullanımı: “Bolaki bir diyeceğin var ise lafı dolandırma desturla söyle gitsin.”
Kelime Kökeni: Sıfat
– Dar karşıtı
– Vâsi
– Çok mebzul
– Geniş
– Büyük olan
– Kıt karşıtı
Cümle içinde kullanımı: “Bu yeni aldığım kıyafet bana biraz bol geliyor o yüzden beğenirsen sen giy.”