– Ateh getirmek
– Alıklaşmak
– Söylediğini bilmez olmak
– İhtiyarlıktan çocuk gibi olmak
– Frengi
– Yaşlanmak
Cümle içinde kullanımı: “İyiden iyiye bunadın galiba bu yaptıklarının başka bir açıklaması olamaz.”
– Ateh getirmek
– Alıklaşmak
– Söylediğini bilmez olmak
– İhtiyarlıktan çocuk gibi olmak
– Frengi
– Yaşlanmak
Cümle içinde kullanımı: “İyiden iyiye bunadın galiba bu yaptıklarının başka bir açıklaması olamaz.”
Kelime Kökeni: Ad
– Sıkıntı
– Karışık durum
– Cefa
– Eziyet
– Meşakkat
– Alık alık davranmak
– Çok sıkıntı içinde olmak
– Sıkılmak
– Tedirgin olmak
– Nefes alamamak
Cümle içinde kullanımı: “Çoğun kalabalık içinde bunalmak, nefes almada zorluk çekmek doğal bir durumdur.”
Kelime Kökeni: Sıfat
– Bunamış
– Fertût
– Ateh getirmiş
– Ma’tûh
– İhtiyar
Cümle içinde kullanımı: “Bunak biri gibi konuşmayı bırak da yanıma gel otur işin aslını öğren.”
Kelime Kökeni: Ad
– Keder
– Gam
– Sıkıntı
– Kaygı
– Istırap
Cümle içinde kullanımı: “Bitip tükenmeyen bun, insan hayatının gerçeğidir.”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Çorak yer
– Bitkisi olmayan toprak
– Verimsiz yer
Cümle içinde kullanımı: “Bûm-şûre topraktan alacağın hasat ailenin karnını doyurmaz.”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Büyükbaş ve küçükbaş hayvanların kalın bağırsağı
– Bağırsaktan yapılan dolma ve yiyecek
– İçi pamuk uzun bez kılıf
Cümle içinde kullanımı: “Bumbâr yemeğini pek sevmem ama şifa olsun diye yerim kış aylarında.”
Kelime Kökeni: Arapça-Farsça
– Baykuş
– Nadasa bırakılmış toprak
– Zemin
– Yer
– Toprak
– Yurt
– Yırtıcı kuş
Cümle içinde kullanımı: “İnsan eli değmezse bûm, insan eli değerse bahçe olur.
Kelime Kökeni: Sıfat
– Bulutla kapalı
– Bulanık
– Karanlık
– Net olmayan
– Bulutlanmış
– Duru olmayan
– Niteliği anlaşılmayan
Cümle içinde kullanımı: “Bulutlu günlerden sonra bizleri yeniden refaha ulaştıracak güneşli günler göreceğiz elbet.”
– Kederlenmek
– Hüzünlenmek
– Bulutla kaplanmak
– Hüzün duymak
– Dertlenmek
– Tasalanmak
Cümle içinde kullanımı: “Hayat dediğin şey bir kaç gün ışığı ve bulutlanmaktan ibaret değil mi?”