Enflasyon Nedir?
Kelime Kökeni: Fransızca
Para şişkinliği. Gereğinden fazla artış. Pahalılık.
Cümle İçinde Kullanımı:’Enflasyon nedeni ile ülkemizde gittikçe açlık oranı artıyor’.
Enflasyon Nedir?
Kelime Kökeni: Fransızca
Para şişkinliği. Gereğinden fazla artış. Pahalılık.
Cümle İçinde Kullanımı:’Enflasyon nedeni ile ülkemizde gittikçe açlık oranı artıyor’.
Vergi Nedir?
Kelime Yapısı: İsim
Kamu hizmetlerinin ihtiyaçlarının giderilmesi için hükumetin, yerel yönetimlerin yasalara göre doğrudan doğruya veya bazı malların fiyatlarının üstüne koyarak dolaylı yoldan herkesten topladığı para.
Bir kimsenin doğuştan sahip olduğu iyi nitelik.
Cümle İçinde Kullanımı:’Öğretmenlerimiz vergi vermenin hep bir vatandaşlık görevi olduğunu söylemiştir’.
Müzeyyel nedir?
Kelime kökeni: Osmanlıca.
Zeyli, ilavesi olan, eklenme parçası olan, eklenmiş, ekli.
Altına cevabı yazılıp geri gönderilen tezkere.
Cümle içinde kullanımı:’Bu keke fazladan müzeyyel malzeme girmiş.’
Hücre Nedir?
Kelime Kökeni: Arapça
İnce bir zar içindeki protoplazma ve çekirdekten oluşmuş, bir organizmanın görev ve yapı bakımlarından en küçük birimi, göze.
Tutukluların veya hükümlülerin yalnız olarak kapatıldıkları genellikle cezaevlerinde bulunan küçük oda.
Cümle İçinde Kullanımı;’Bugün biyoloji dersinde hücre ve yapılarını gördük’.
Makta nedir?
Kelime kökeni: Arapça eskimiş ve isimdir.
Kalem ucunu düzeltmeye yarayan kemikten yapılmış araç.
Divan edebiyatında gazelin veya kasidenin son beyti.
Kesit, başağaç, kesinti yeri, ormanın kesilecek bölgesi.
Cümle içinde kullanımı:’Kalemlerin ucu bozulduğu için kırtasiyeye makta almaya gittim.’
Faiz Nedir?
Kelime Kökeni: Arapça
İşletmek için bir yere ödünç verilen paraya karşılık alınan kar, getiri, ürem, nema.
Cümle İçinde Kullanımı:’Bankadan çektiğim kredi faizinin bu kadar olacağını beklemiyordum’.
İlke Nedir?
Kelime Yapısı: İsim
Temel düşünce, temel inanç, umde, prensip. Öge unsur. Davranış kuralı
Cümle İçinde Kullanımı:’Kendi ilkelerime göre böyle bir şeyi asla yapmam ama şuan mecburum’.
Kaside nedir?
Kelime kökeni: Arapça isimdir.
Divan Yazımında, din ya da devlet büyüklerini övmek için yazılan, en az 31, en çok 99 ikilikten oluşan, belli kurallara uyularak ortaya konulan, belli bölümleri olan ve bütün ikiliklerinin ikinci dizeleri en baştaki ikilikle uyaklı bulunan uzun şiir.
İslam öncesi devirden gelen bir Arap şiir formu.
On beş beyitten az olmamak üzere, her beyit kafiyeli olarak, büyük kimseleri veya herhangi bir şeyi medhü sena eden, öven manzume şekli. Büyük zatları ve daha çok Cenabı Hakkı veya Peygamberi (A.S.M.) medheden manzume.
Cümle içinde kullanımı:’Eski kaside yazarlarını ezberleyip sözlüye olacakmışız.’
Rubai nedir?
Kelime kökeni: Arapça isimdir.
Divan edebiyatında dört dizeden oluşan ve belirli aruz kalıpları ile yazılan şiir, dördül.
Dörtlü kök, dörtlük, şiirde dört mısradan oluşan kıta, dört dizeli ve belirli aruzla yazılan şiir.
Genellikle düşünsel ağırlıklı konuların işlendiği, aruz ölçüsünün belirli kalıplarına göre yazılan, dört dizeden oluşan ve çoğunlukla birinci, ikinci ve dördüncü dizeleri aralarında uyaklı olan, Divan Yazımında çok kullanılmış bulunan, çağdaş şiirde de zaman zaman kullanılan bir şiir türü ve koşuk biçimi.
Cümle içinde kullanımı:’Bu sene yapılan sınavda rubai türünde şiir çıkabileceği söyleniyor.’
Fahriye nedir?
Kelime kökeni: Arapça eskimiş ve isimdir.
Divan edebiyatında şairlerin kendi özelliklerinden övünerek söz ettikleri manzume veya manzumenin bir bölümü.
Divan Yazımında ozanların kendi özelliklerinden övünerek söz ettikleri, kendilerini övdükleri koşuk ya da kasidelerde, mesnevilerde ozanın kendini övdüğü bölüm.
Şairlerin kendilerini övmek için yazdıkları kaside.
Birini övmek için kaleme alınan divan edebiyatı nazım türü.
Cümle içinde kullanımı:’Şairler kendini övdükleri yazılarına fahriye denirmiş.’