Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Hançer
– Ucu eğri ve sivri olan bıçak
– Sivri uçlu ateşsiz silah
Cümle içinde kullanımı: “Sözlerini birer deşne gibi kalbime indirirken hiç acımadın mı?”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Hançer
– Ucu eğri ve sivri olan bıçak
– Sivri uçlu ateşsiz silah
Cümle içinde kullanımı: “Sözlerini birer deşne gibi kalbime indirirken hiç acımadın mı?”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Bileklik
– Bilezik
– Çoban değneği
– Asa
– Baston
– Yürürken dayanmaya yarayan sopa
Cümle içinde kullanımı: “Yaşlı derviş tüm gücünü dest-vâre dayamış gönül sözüyle konuşuyordu.”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Bilezik
– Bileklik
– Bir mecliste baş köşe
– Savaşta ele takılan demir eldiven
– Demir eldiven
Cümle içinde kullanımı: “Dest-vâne giymiş ellerden korkuyorsun da inançlı olandan mı korkmuyorsun?”
Kelime Kökeni: Farsça-sıfat
– Geçinecek hüneri ve sanatı olmayan kimse
– Mesleği olmayan
Cümle içinde kullanımı: “Bu devirde dest-şikeste olan aç kalır, bileğinde bileziği varda toktur.”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Nişanlı kız
– Yavuklu
– Adaklı kız
– Evlenecek kız
Cümle içinde kullanımı: “Dest-sûze duvağını giymeye, eşine kanat olmaya hazırdır.”
– Güzel ve tatlı dilli konuş ki karşındaki de senden memnun olsun, sevsin anlamına gelir.
Cümle içinde kullanımı: ” İnsanlara karşı biraz nazik ol ne demişler tatlı ye tatlı söyle.”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Sermaye
– Elde bulunan şey
– Varlık
– Servet
– Anamal
Cümle içinde kullanımı: “Dest-mâye görülen tüm eşyaların kaydı tutuldu ve raporlandı.”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– El bileziği
– Bilezik
– Bileğe süs için takılan halka
Cümle içinde kullanımı: “Kolları altın destîne dolu gelin, alnın ak yüzün pak gidesin.”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Tezkere
– Pusula
– Askerlik görevinin bittiğini gösteren belge
– Kısa mektup
Cümle içinde kullanımı: “Yıllar sonra destgîre alıp geldiğinde ne anasını ne de babasını sağ bulabildi.”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Demet
– Tutam
– El
– Sap
– Havan eli
– Gemi demir attıkça salıp zincirin üzerine binmesi durumu
– Bağ
– Kabza
– Demet
– Bağlam
– Aynı cinsten küme
Cümle içinde kullanımı: “Üzerime deste deste atılan ithamlarından kendimi aklama fırsatı vermedin.”