Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Yağlık
– Mendil
– İçine bir şey koyulan dokuma
Cümle içinde kullanımı: “Lavanta dolu destârçeyi cebine sokuşturup evden çıktı.”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Yağlık
– Mendil
– İçine bir şey koyulan dokuma
Cümle içinde kullanımı: “Lavanta dolu destârçeyi cebine sokuşturup evden çıktı.”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Teskere
– Kasaba
– Şehir
– Hilebaz
– Hilekar
Cümle içinde kullanımı: “Deskere almadan askerden gelinmez oğlum, sabret azıcık.”
Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Gizli oyun
– Dolap
– Hile
– Oyun
– Entrika
– Aldatma
– Dalavere
– Yalanla dolanla görülen gizli iş
Cümle içinde kullanımı: “Bu işin altından bir desîse çıkacak ama hadi hayırlısı.”
Kelime Kökeni: Farsça-sıfat
– Dilencilik
– Dilenci olma durumu
– Israrla ve arsızca bir şey isteyen
Cümle içinde kullanımı: ” Sevginin deryûze olanı makbul olsaydı emin ol hatırlanırdın.”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Göl
– Küçük deniz
– Yapay su birikintisi
– Toprakla çevirili durgun su örtüsü
Cümle içinde kullanımı: “Deryâce gözlerinde biriken yaşlarda insanlığımdan utandım.”
Kelime Kökeni: Farsça-zarf
– Dervişlere yakışır biçimde
– Dervişler gibi
– Dervişçe
– Saflık ve kalenderlikle
– Alçak gönüllükle
Cümle içinde kullanımı: “Dervîşâne sözleri ve yaptıklarını dinliyor yolumdan gitmeye çalışıyorum.”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Şehir kapısı
– Kapı
– Kale kapısı
– Bir yere girip çıkarken duvar veya açık bölme
Cümle içinde kullanımı: “Dervâze dosta açılır, düşmana duvar olur.”
Kelime Kökeni: Farsça-der+Arapça-uhde
– Üstüne alma
– Yüklenme
– Kendine vazife bilme
– Alınmak
Cümle içinde kullanımı: “Aldatılmanın aşağılayıcı hissiyatını der-uhde edinme, bu karşındaki kişinin soysuzluğuyla alakalıdır.”
Kelime Kökeni: Arapça-ders+Farsça-hâne
– Ders yeri
– Ders vermeye özgü yer
– Sınıf
– Derslik
-Öğrencilerin öğretmenden ders aldıkları yer
Cümle içinde kullanımı: “Zilin çalmasıyla birlikte bahçedeki öğrencilerin hepsi ders-hâneye akın etti.”
Kelime Kökeni: Ad
– Dermek
– Dermek eylemi
– Aynı türde olup bir araya getirilen şeyler
Cümle içinde kullanımı: “Derme çatma bir çatı altında toplandığımız günler daha sıcak kışlar atlattık.”