Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Amca
– Emmi
– Babanın erkek kardeşi
Cümle içinde kullanımı: “Bizde amcalara ebice denir, eskilerden gelen bir alışkanlık bu.”
Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Amca
– Emmi
– Babanın erkek kardeşi
Cümle içinde kullanımı: “Bizde amcalara ebice denir, eskilerden gelen bir alışkanlık bu.”
Kelime Kökeni: Arapça-ebed+Farsça-hâne
– Kabir
– Gömüt
– Mezar
– Makber
– Ziyaretgah
Cümle içinde kullanımı: “Ebed-hâne sonsuzluk evidir oraya. bir kez girdiniz mi geriye çıkamazsınız.”
Kelime Kökeni: Ad
– Doğurma sanatını becerebilen kadın
– Tabip
– Ebe kadın
– Nine
– Baba
– Ata
– Doğumu yaptıran kadın
Cümle içinde kullanımı: “Doğum gece başlayınca diğer köyden ebeyi çağırmaya gittiler.”
Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Kabalık
– Topluluk
– Bir yük odun
– Yüklük odun
Cümle içinde kullanımı: “Ebbâle karşısında kendini ifade edemezsen kimse seni kaale almaz.”
Kelime Kökeni: Arapça-cümle
– Aziz etsin
Cümle içinde kullanımı: “Devrine göre kalıba giren halkım ömrünü uzun çaban E’azze!”
Kelime Kökeni: Ad
– Düzmek eylemi
– Yalandan icat olunmuş
– Gerçek olmayan
– Sahte
– Hile
– Oyun
– Uydurma
– Düzmece
Cümle içinde kullanımı: “Onca yıldır düzmece oyunlarla akrabalarını kandırıp paralarını çaldı.”
Kelime Kökeni: Farsça-zarf
– Hırsız gibi
– Hırsıza yakışır biçimde
– Hırsıza yakışır tarzda
– Hırsızca
Cümle içinde kullanımı: “Düzdâne çaldın gönlümü, al lakin yarı yolda unutup gitme olur mu?”
Kelime Kökeni: Arapça-tamlama
– Devlet borçları
– Genel borçlar
Cümle içinde kullanımı: “Düyûn-ı Umûmiyye Osmanlı imparatorluğunda iç ve dış borçları denetleyen kurumun adıdır.”
Kelime Kökeni: Ad
– Düşmek eylemi
– Rastgele
– Tesadüfi
– Elden satın alınan
– Gelişigüzel
Cümle içinde kullanımı: “Elden düşme harika bir fotoğraf makinası buldum görünce bayılacaksın.”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Tavla oyununda zarın iki üçlü gelmesi
– Zarların ikisinin de üç benekli gelmesi
Cümle içinde kullanımı: “Tavla oynarken acayip sinirli oluyor hele ki düse atarsa.”