Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Sırdaş
– Dost
– Arkadaş
– Yaren
– Kafadar
– Dert ortağı
Cümle içinde kullanımı: ” Dem-sâz ile içilen içkinin, yapılan sohbetin günahı olur mu hiç?”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Sırdaş
– Dost
– Arkadaş
– Yaren
– Kafadar
– Dert ortağı
Cümle içinde kullanımı: ” Dem-sâz ile içilen içkinin, yapılan sohbetin günahı olur mu hiç?”
Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Gömme
– Herhangi bir nesnenin varlığını kalpten silip atma
– Örtmek
– Defnetmek
– Kapamak
Cümle içinde kullanımı: “Sevdiğini dems eden herkes ayrılığın acısıyla baş etmek zorundadır.”
Kelime Kökeni: Ad
– Temriye hastalığı
– Deride kabarıklarla ortaya çıkan hastalık
Cümle içinde kullanımı: “Elleri ve kolları baştan başa demregi hastalığına yakalanmış.”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Fırın ve ocak bacası
– Ocak yolu
Cümle içinde kullanımı: “Demne yıkıldığında gidecek yerimiz yurdumuz kalmaz.”
– İçki içmek
– Kafayı bulmak
– Çayın suya kokusunun ve tadının geçmesi
– Pilavın piştikten sonra beklemesi
– Alkol almak
– Keyfi yerinde olmak
– Sarhoş olmak
Cümle içinde kullanımı: “Şiirlerin köşesinde demlenmeyi, gözlerinin ışıltısına bakarak hayallere dalmayı özledim.”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Arkadaş
– Kafadar
– Kafa dengi
– Yoldaş
– Dost
Cümle içinde kullanımı: “Ekmeğimi bölüştüğüm dem-keşîde, sen ki acıma yoldaş ağrıma deva oldun.”
Kelime Kökeni: Farsça-sıfat
– Soluk çeken
– Nefes çeken
– Ney üfüren
– Şarap içen
– Güzel ses çıkaran
– Dem çeken
Cümle içinde kullanımı: “Gidiyorum dem-keş, beni yolcu etme bırak boynu bükük yürüyeyim.”
Kelime Kökeni: Arapça-dem’î sözünün müennes dişil biçimi
– Gözyaşı ile ilgili
– Gözyaşı dökmekle ilgili
Cümle içinde kullanımı: “Ey kara, dem’iyye yüküdür bu yüz çiziklerim.”
Kelime Kökeni: Ad
– Tren yolu
– Trenin geçtiği demir yolu
Cümle içinde kullanımı: “Demiryol da çalıştığı yılları kitaplaştıracağını söylüyor.”
– Kol demiri ile kapatmak
– Etrafını demir ile çevirmek
– Gemi demir atmak
– Limanda durmak
– Demire bağlamak
– Demire vurmak
Cümle içinde kullanımı: “Sonunda demirleyecek, beni güvenli ve korunaklı tutacak bir liman buldum.”