Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Diş tanesi
– Çark vesaire dişi
– Çentik olan şeyler
Cümle içinde kullanımı: “Ağacın kabuğundaki dendâneye bakılırsa baya yaşlı.”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Diş tanesi
– Çark vesaire dişi
– Çentik olan şeyler
Cümle içinde kullanımı: “Ağacın kabuğundaki dendâneye bakılırsa baya yaşlı.”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Sinn
– Dişçi
– Harflerin dişe benzer çıkıntısı
– Çıkıntılı askılar
Cümle içinde kullanımı: “Dendân görünümlü askıların kopması kötü oldu.”
Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Kirlilik
– Paslılık
– Temiz olmayan
– Necaset
Cümle içinde kullanımı: “İçimizdeki denâset ancak vicdanımızın sesiyle temizlenebilir.”
Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Altınlar
– Dinarlar
– Para birimi
Cümle içinde kullanımı: “Eskiden kullanılan altın ve sikke paralara Denânîr denirdi.”
– İnsanın hayatını kaybettiği zaman malını ve parasını öbür dünyaya götüremeyeceği anlamına gelir.
Cümle içinde kullanımı: ” Paraya çok değer veriyorsun; unutma ki dünya malı dünyada kalır.”
– Bir insanın yıpranmasına ve yıkılmasına üzüntü, sıkıntı gibi sorunlar sebep olur anlamına gelir.
Cümle içinde kullanımı: “Arkadaşımın çok üzüldüğünü görünce; duvarı nem insanı gam yıkar dedim.”
Kelime Kökeni: Arapça-sıfat
– Denî ve alçak tabîatlı
– Aşağılık karakterli
Cümle içinde kullanımı: “Rabbim bizi ve evlatlarımızı denâ’et-kâr insanlardan sakınsın.”
Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Adilik
– Alçaklık
– Kötü mizaç
– Zillet
– Kahpelik
– Aşağılık
Cümle içinde kullanımı: “Her insanın ruhunda denâ’et ve acizlik vardır, bunları örtebilir ama kendinden saklayamaz.”
Kelime Kökeni: Farsça-sıfat
– Bilgili
– Hakim
– Akıllı
– Akil
– Malumatlı
Cümle içinde kullanımı: “Dem-şinâs birinden akıl almadan bu işe kalkışmamalısın.”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Sırdaşlık
– Dostluk
– Arkadaşlık
– Gönüldaşlık
Cümle içinde kullanımı: “Cümle alem gelse de Dem-sâzî yerini tutamaz.”