Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Çare
– Tedbir
– Em
– İlaç
– Takat
– Kuvvet
Cümle içinde kullanımı: “Derdime devâ ol istedim meğer çok şey istemişim.”
Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Çare
– Tedbir
– Em
– İlaç
– Takat
– Kuvvet
Cümle içinde kullanımı: “Derdime devâ ol istedim meğer çok şey istemişim.”
Kelime Kökeni: Ad
– İfrit
– Cin
– Şeytan
– Korkunç olan
– İri ve büyük olan
Cümle içinde kullanımı: “Dev adımlarla bize doğru gelirken sinirden seğiren yüzüne bakamadım.”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Bozkır
– Çöl
– Kır
– Ova
– Sahra
– Geniş arazi
– Step
Cümle içinde kullanımı: “Yeşillikten yoksun deşt misali bir damla suya, ilgiye muhtacım.”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Hançer
– Ucu eğri ve sivri olan bıçak
– Sivri uçlu ateşsiz silah
Cümle içinde kullanımı: “Sözlerini birer deşne gibi kalbime indirirken hiç acımadın mı?”
– Devşirmek
– Derlemek
– Toplamak
– Katlamak
– Bir araya getirmek
Cümle içinde kullanımı: “Çocukları kendi aralarında deşirmek iyi bir şey değildir.”
Kelime Kökeni: Ad
– Dilenci
– Geçimini dilenerek sağlayan kimse
Cümle içinde kullanımı: “Deşirici sevmeyen biriyim, bir insanın biraz gururu olmalı.”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Elinden tutma
– Tutunma
– Elle dayanma
– Yardım etme
– Dayanmak
Cümle içinde kullanımı: “Bu dünyada dest-zen olan insan hora geçmez, kazık atan sevilir.”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Arka
– Yardımcı
– Muin
– Yardım eden
– Yardımcı olan
– Yaver
Cümle içinde kullanımı: “İki kalp birleşti mi dest-yâr bulunur hiç canınızı sıkmayın.”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Bilezik
– Bileklik
– Bir mecliste baş köşe
– Savaşta ele takılan demir eldiven
– Demir eldiven
Cümle içinde kullanımı: “Dest-vâne giymiş ellerden korkuyorsun da inançlı olandan mı korkmuyorsun?”
Kelime Kökeni: Farsça-zarf
– Çekilin
– Savulun
– Sarayda kalfaların söze başlarken izin isteme anlamındaki sözü
– Kaba bir söz söyleneceği zaman kullanılan söz
– Affedersiniz anlamında kullanılan söz
Cümle içinde kullanımı: “Destûrun, rüyaların şehvetiyle bir tarafı açık kalanın şahitliğine inanmayız.”