Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Sürekli olma
– Sebat
– Kararlılık
– Kesilmeme
– Süreklilik
– Sürme
– Sürüp gitme
– Bitmeme
– Parça
Cümle içinde kullanımı: “Devâmı olan işler geldiği sürece para kazanabilirsin.”
Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Sürekli olma
– Sebat
– Kararlılık
– Kesilmeme
– Süreklilik
– Sürme
– Sürüp gitme
– Bitmeme
– Parça
Cümle içinde kullanımı: “Devâmı olan işler geldiği sürece para kazanabilirsin.”
Kelime Kökeni: Arapça-tamlama
– Resmi kuruluşlar
– Resmi daireler
Cümle içinde kullanımı: “Devâ’îr-i Resmiyye nezaretinde gelecek görevlilere lütfen yardımcı olunuz.”
Kelime Kökeni: Arapça-tamlama
– Askeri kuruluşlar
Cümle içinde kullanımı: “Devâ’îr-i Askeriyye personellerinden biri olduğunu duydum.”
Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Çemberler
– Yuvarlak şekiller
– Müstakil bölümler
– Devlet daireleri
– Dairenin çoğulu
Cümle içinde kullanımı: “Devâ’îr içerisinde yer alan bilgilerin ihtimamla incelenmesi gerekmektedir.”
Kelime Kökeni: Arapça-ad
– İlaçlara özgü
– İlaçla ilgili olan
– Teşvikler
– Yüreklendirmeler
– İçten gelen duyguyu teşvik etmek
Cümle içinde kullanımı: “Her hastalık, her sıkıntı için devâ’î farklıdır kimine ot kimine sevgi gerekir.”
Kelime Kökeni: Arapça-çoğul ad dâhıne
– Bacalar
– Duman çıkaran bacalar
– Hava çıkaran delikler
Cümle içinde kullanımı: “Kış aylarında devâhîn tütmüyorsa o bölgede yoksunluk ağır bir sis gibidir.”
Kelime Kökeni: Arapça-çoğul ad, dâhıle
– İçler
– İç kısımlar
– Batınlar
Cümle içinde kullanımı: “Devâhîl kısmına bakacak olursak ustanın ince işliğini göreceksin.”
Kelime Kökeni: Arapça-çoğul ad, dâhiye
– Kötülükler
– Musibetler
– Belalar
– Afetler
– Kazalar
– Büyük felaketler
– Cezalar
Cümle içinde kullanımı: “Rabbim milletimizi menfur devâhî ve sıkıntılardan korusun!”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Yorgan
– Üstüne örtünecek şey
– İçi yün veya pamukla doldurulmuş geniş örtü
Cümle içinde kullanımı: “Devâc örtünmeden kışı geçirmek zordur, hele ki kar tepeye indimi.”
Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Yük ve binek hayvanı
– Hayvanlar
– Devabb
– Binek
Cümle içinde kullanımı: “Seyis ağırda duran tüm devâbı tımardan geçirirken türküler söylemeye devam ediyordu.”