Kelime Kökeni: Sıfat
– Hissiz
– Duygudan yoksun
– Bilgisiz
– İdraksiz
– Habersiz
– Duyarlığı olmayan
– Katı yürekli
– Umursamaz kimse
Cümle içinde kullanımı: “Nafile kelam edip de kendimi duygusuz biri için yormayacağım.”
Kelime Kökeni: Sıfat
– Hissiz
– Duygudan yoksun
– Bilgisiz
– İdraksiz
– Habersiz
– Duyarlığı olmayan
– Katı yürekli
– Umursamaz kimse
Cümle içinde kullanımı: “Nafile kelam edip de kendimi duygusuz biri için yormayacağım.”
Kelime Kökeni: Sıfat
– Bilgili
– Haberdar
– Duygusu ağır basan
– Hassas
– İçli
– Duyar
Cümle içinde kullanımı: “Duygulu sözleriyle nihayetinde yüreğindeki acıları dökmeyi başardı.”
Kelime Kökeni: Ad
– İşitme
– Duyma
– İşitmekle elde edilen bilgi
– Duyu organları vasıtasıyla algılama
– Duyma
– Uyarım biçimi
– His
– Önsezi
– Duyularla algılama
Cümle içinde kullanımı: “Biliyorum bu söyleyeceğim zor ama duygularını dinlemeli kalbinin yolunu seçmelisin.”
Kelime Kökeni: Sıfat
– Başı duvakla örtülmüş
– Yüzü duvakla örtülmüş
– Duvağı olan
– Yeni doğan bebeğin başında olan zar, perde
Cümle içinde kullanımı: “Elleri kınalı duvaklı gelin, bu ev yuvandır ocağındır.”
Kelime Kökeni: Ad
– Gelinin veya yeni doğmuş çocuğun başına takılıp yüzünü örten tülden örtü
– Telli süslü örtü
– Tülden örtü
Cümle içinde kullanımı: “Duvağını indiren gelinin gözlerinde yaşı henüz kurumamıştı.”
Kelime Kökeni: Ad
– Sara nöbeti
– Ruh hastalığı nöbeti
– Sinir hastalığı
– Epilepsi
Cümle içinde kullanımı: “Nöbetlerle ortaya çıkan dutarak hastada aniden ortaya çıkar.”
Kelime Kökeni: Ad
– Ocaktan tencere ve benzeri kapları indirirken kullanılan bez
– Tutacak
– Tutaç
– Tutak
Cümle içinde kullanımı: “Sobanın üzerindeki kara tencereyi dutacakla alıp tepsiye koy.”
Kelime Kökeni: Ad
– Yaprakları ile ipek böceklerini besleyen ağaç
– Siyah, beyaz ve pembe meyveleri olan ağaç
– Karadut, akdut, mordut, kırmızıdut
Cümle içinde kullanımı: “Yaz aylarında en çok dutların ermesini özlemle bekliyorum.”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Bakire
– El değmemiş kız
– Kız
– Kız oğlan kız
– Dokunulmamış
Cümle içinde kullanımı: “Bir başak gibi olan dûşîze açmamış gül goncası gibidir.”
Kelime Kökeni: Farsça-zarf
– Dün geceye ait
– Dün geceki
– Dün geceyle ilgili
Cümle içinde kullanımı: “Dûşîne rüyalarını kimselere anlatma, hayırlısı olsun de geç.”