Kelime Kökeni: Arapça
– Leylak çiçeği
– Güzel kokan bir tür söğüt ağacı
– Zeytingillerden hoş kokulu ağa.
Cümle içinde kullanımı: “Behrâmec kokuları içerisinde bana geleceğin günü gözlüyorum, şu yolları beni düşünerek bitir…”
Kelime Kökeni: Arapça
– Leylak çiçeği
– Güzel kokan bir tür söğüt ağacı
– Zeytingillerden hoş kokulu ağa.
Cümle içinde kullanımı: “Behrâmec kokuları içerisinde bana geleceğin günü gözlüyorum, şu yolları beni düşünerek bitir…”
Kelime Kökeni: Sıfat
– Temkinli
– Tedbirli
– Kavrayışlı
– Anlayışlı
– Davranışları ölçülü olan
– Müdebbir
Cümle içinde kullanımı: “Behmen davranışlar sergilemeye alışkın biri için ani telaşların ne anlam ifade ettiğini bilmiyorsun.”
Kelime Kökeni: Arapça-bühlûl
– Güleç
– İyilik yapmayı seven kimse
– Gülmeyi seven
– Sözü veciz olan
– Mütebessim
– Güler yüzlü
Cümle içinde kullanımı:” Behlûl-i Dana sufi bir derviş olmakla birlikte yarı alim yarı deli olarak anılır.”
Kelime Kökeni: Arapça-sıfat
– Güzel
– Çekici
– Alımlı
– Zarif
– Hoşa giden
– Çirkin karşıtı
Cümle içinde kullanımı: “Behiyye yalanlardan kaçıp çıplak gerçeklerin acısına katlamalıydık.”
Kelime Kökeni: Farsça-behişt+Arapça-î
– Cennetlik
– Cennetmekân
– Behişt ile ilgili, alakalı
– Yeri cennet olan
Cümle içinde kullanımı: “Genç yaşta namaza duran alınlar elbette ki Behiştî olacaklardır.”
Kelime Kökeni: Farsça
– Cennet
– Uçmak
– Huzur veren yer
– Havada yol almak
Cümle içinde kullanımı: “Ey ruhani beden sende bir gün hak yoluna behişt edecek, bulutların arasından süzüleceksin.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Hayvanlık
– Hayvaniyet
– Hayvanca davranma
Cümle içinde kullanımı: “Behimîyyete lüzum yok insani davranışlarla aramızdaki sorunları çözebiliriz.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Hayvanca
– Hayvana özgü
– Hayvani
– Hayvansal
– Hayvanca
Cümle içinde kullanımı: “Behimî davranışlarla o kızın gönlünü çalabileceğini düşünme ancak korktuğu bir yaratığa dönüşürsün.”
Kelime Kökeni: Arapça-çoğul biçimi behâyim
– Dört ayaklı hayvan
– Evcilleşmemiş hayvan
– Hayvani nefis
– İnsan haricindeki canlı
Cümle içinde kullanımı: “Ademoğlu dünya üzerindeki behîme ve tüm canlılardan zekasıyla ayrılmaktadır.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Hayvan
– Alacası olmayan hayvan
– Rengi siyah olan şey
Cümle içinde kullanımı: “Karanlık ormanın içerisinde uluyan, hareket halinde behîmler duyuyorduk ama net olarak göremedik.”