Kelime Kökeni: Farsça
– Mahzen
– Yer altında yapılan tahıl ambarı
– Yer altına yapılan depo
– Yer altı deposu
Cümle içinde kullanımı: “Betûrâk da bulanan buğday ve yulafları çıkarma zamanı geldi kış iyice kendini hissettiriyor.”
Kelime Kökeni: Farsça
– Mahzen
– Yer altında yapılan tahıl ambarı
– Yer altına yapılan depo
– Yer altı deposu
Cümle içinde kullanımı: “Betûrâk da bulanan buğday ve yulafları çıkarma zamanı geldi kış iyice kendini hissettiriyor.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Kendini Allah’a adamış kadın
– Hz. Muhammed’in kızı Fatıma’nın lakabı
– Kök salan fidan
– Salkım saçak ağaç
– Erkeklerden arınmış kadın
Cümle içinde kullanımı: “Kendini Yaradan’a adayan Betûl’ler gözlerini ve yüzlerini Ademlerden sakınırlar.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Ağaçtan yapılmış yuvarlak tepsi
– Sini
– Kesici
– Çok keskin
– Tabla
– Tahtadan tepsi
Cümle içinde kullanımı: “Konağın deposundan çıkan eskimiş betûklar bir zamanlar çok kullanılmış olmaktan yıpranmış durumda.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Şal yapan ve satan kimse
– Kilim satan kimse
Cümle içinde kullanımı: “Büyük büyük annem bettâtlık yapar tığ ve şişle ördüğü rengarenk şalları çeyizlik kızlara satardı.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Çok kesici
– Keskin
– İyi kesen
Cümle içinde kullanımı: “Kılıcın bettârı insanın serinkanlı olanını yanında taşıyacaksın ki mertçe savaşabilesin.”
Kelime Kökeni: Arapça-ebter sözünün müennes dişil biçimi
– Yol kesme
– Çevirme
– Kuyruğunu kesme, kısaltma
– Kısır kadın
– Çocuğu olmayan kadın
– Bitkin
– Sefil
– Döl vermeyen
– Verimsiz
Cümle içinde kullanımı: “Toprağın kurağı evliliğin betrâ olanı hayır getirmez derler. “
Kelime Kökeni: Arapça
– Eksik bırakma
– Boyunu kısaltma
– Kesme
– Yolunu çevirme
– Kesme işi
– Küçültme işi
Cümle içinde kullanımı: “Geceyi aydınlığıyla betr eden sen değil miydin vicdanı noksan?”
Kelime Kökeni: Arapça
– Temiz, saf, namuslu
– Betül
– Hz. Meryem’in lakabı
– Kısrak
– Kısa
– Zayıf, yetersiz
– Dişi at
Cümle içinde kullanımı: “Betil bir kadından iffet dersi alabilirsin amma iffetli olmayı benimsemek senin ruhunla alakalıdır.”
Kelime Kökeni: Farsça
– Daha kötü
– Daha fena
– Çok kötü
– Çok kaba
– Korkunç
Cümle içinde kullanımı: “Bizleri bu beter hallere düşüren dilerim ki aynı durumlara düşsün.”
– Kaba davranmak
– Karşı gelmek
– Kötü davranmak
– Sert davranmak
Cümle içinde kullanımı: “Betellenmeyi bu denli kızılmayı hak ettiğimi düşünmüyorum.”