Kelime Kökeni: Arapça-bârika
– Şimşekler
– Barikalar
– Yıldırımlar
– Işıklar
Cümle içinde kullanımı: “Sema ayyuka çıkan bevârık ile aydınlanırken yüreğim ağzımdaydı.”
Kelime Kökeni: Arapça-bârika
– Şimşekler
– Barikalar
– Yıldırımlar
– Işıklar
Cümle içinde kullanımı: “Sema ayyuka çıkan bevârık ile aydınlanırken yüreğim ağzımdaydı.”
Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Yok olma
– Mahvolma
– Çürüme
– Onulmaz duruma gelmek
– Heba olmak
Cümle içinde kullanımı: “Bevâr hasretlerin pençesinde kıvranırken bir tek kendimi harap etmedim. “
Kelime Kökeni: Arapça-bâkûre çoğul biçimi
– Turfanda sebzeler
– Mevsimin başında yetişen sebzeler
Cümle içinde kullanımı: “Yaz geldi mi bevâkîr tüketmeye başlar kıştan hazırlananları çoktan tüketmiş olurduk.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Baki olanlar
– Ağlayan kadınlar
– Kalanlar
– Daim olanlar
– Edebi olanlar
Cümle içinde kullanımı: “Ölünün arkasında bevâkî dualar ve hayırlardır.”
Kelime Kökeni: Arapça-bâ’is çoğul biçimi
– Sebepler
– Nedenler
Cümle içinde kullanımı: “Kötücül bevâ’is ve hükümlerle karar alıyorsunuz beyim ama yanlış yoldasınız?”
Kelime Kökeni: Arapça-bâhûr çoğul biçimi
– Aşırı sıcaklar
– Aşırı ısınmış
Cümle içinde kullanımı: “Cehennemin bevâhîrine nasıl dayanacaksın onu düşündün mü hiç?”
Kelime Kökeni: Arapça-bâdire çoğul biçimi
– Badireler
– Olaylar
– Hadiseler
– Vakalar
Cümle içinde kullanımı: “Menfi bevâdir karşına hep çıkacak lakin sen her şeye karşı dimdik durmayı bilmelisin.”
Kelime Kökeni: Arapça-bâdihe
– İçe doğan duygular
– Akla gelen düşünceler
Cümle içinde kullanımı: “Başkalarının ne dediğinden çok bevâdih hislerime odaklanırım.”
Kelime Kökeni: Arapça-bâdiye çoğul biçimi
– Çöller
– Kırlar
– Sahralar
– Badiyeler
– Kumluklar
Cümle içinde kullanımı: “Bevâdî düzlüklerde seni her gece, her sabah kaybeder gözyaşlarımın içinde geri bulurdum.”
Kelime Kökeni: Farsça
– Gulyabani
– Düşman
– Hasım
– Dev
– Husumet eden
– İfrit
Cümle içinde kullanımı: “Geceleri ortalıkta gezen betyâr gibi dolanıp insanların yüreklerini ağzına getirmeyi bırakmalısın.”