– Sert davranmak
– Karşı gelmek
– Etelemek
– Diklenmek
– İsyan çıkarmak
– Aksilenmek
Cümle içinde kullanımı: “Durmadan hocasına beteleyen çocuğu görüyor musun işte kaymakamın oğluymuş.”
– Sert davranmak
– Karşı gelmek
– Etelemek
– Diklenmek
– İsyan çıkarmak
– Aksilenmek
Cümle içinde kullanımı: “Durmadan hocasına beteleyen çocuğu görüyor musun işte kaymakamın oğluymuş.”
Kelime Kökeni: Farsça-be+Arapça-tekrâr
– Yeniden
– Tekrar tekrar
– Yineleyerek
– Bir daha
– Üst üste
Cümle içinde kullanımı: “Be-tekrâr söylediklerim sizin ancak bir kulağınızdan girip diğerinden çıkıyor.”
Kelime Kökeni: Arapça-ebitte
– Günlük gereksinim
– İhtiyaç
– Ev eşyası
– Azık
– Öteberi
Cümle içinde kullanımı: “Geçimde zorluk çeken çoğu ev halkı betât sağlayamıyor.”
Kelime Kökeni: Arapça
– İşsizlik
– Avarelik
– Aylaklık
– Başıboşluk
Cümle içinde kullanımı: “Görülen o ki betâlet yapan gençler hayatın tadını çıkarmayı bizden daha iyi biliyorlar.”
Kelime Kökeni: Farsça-be+Arapça-tahsîs
– Alelhusus
– Bilhassa
– Hele
– Özellikle
– Bahusus
– Mahsus
Cümle içinde kullanımı: “Be-tahsîs anlatılanlar ve duyduklarım ciddi boyutlarda fena şeyler.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Yavaşlık
– Sürat karşıtı
– Ağırlık
– Yavaş davranma
– Yavaş olma durumu
Cümle içinde kullanımı: “Betâ’et adımlarla gelen mukadderatın içten gelen seslerini duyuyor musun?”
Kelime Kökeni: Arapça-bett
– Dervişlerin omuzlarına attıkları şal
– Çehre rengi
– Yüz rengi
– Beniz
– Yüz
Cümle içinde kullanımı: “Beti benzi atmış bir adamdım ben, damarımda kan yerine katran karası öfke akıyordu.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Güler yüzlü olarak
– Cana yakın tarzda
– Samimi bir şekilde
– Hoş bir vaziyette
Cümle içinde kullanımı: “Beşûşâne acıları bağrıma bastım lakin iki yüzlü insanları bir türlü benimseyemedim.”
Kelime Kökeni: Arapça-beşşet
– Güler yüzlü
– Güleç kimse
– Gülümseyen
– Her zaman gülümseyen kimse
Cümle içinde kullanımı: “Beşûş bir kadın olarak aklımda kalmış oysaki çektiği acılara bizzat kendim şahit olmuştum.”
Kelime Kökeni: Ad
– Beş taşla oynanan bir oyun
– Çocuk oyunu
Cümle içinde kullanımı: “Sokak kenarlarında yüzümüzde masum bir gülümsemeyle oynadığımız beştaşı hatırlar mısın?”