Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Çıkıntı
– Küçük dağ
– Küçük tepe
– Kaya
Cümle içinde kullanımı: “Cübeyl dolu bu ovada kendine bir avuç toprak bulamadıysan gökyüzüne sarıl be gafil!”
Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Çıkıntı
– Küçük dağ
– Küçük tepe
– Kaya
Cümle içinde kullanımı: “Cübeyl dolu bu ovada kendine bir avuç toprak bulamadıysan gökyüzüne sarıl be gafil!”
Kelime Kökeni: Arapça-cübbe çoğul biçimi
– Cübbeler
– Libaslar
– Düğmesiz giysiler
Cümle içinde kullanımı: “Öğrencilerin giydikleri cübebler solmuş ve eskimiştir değiştirilmesi lüzum gelir. “
Kelime Kökeni: Arapça-çoğul biçimi cibâb, cübeb
– Hocaların giydikleri üst libası
– Cenk hırkası
– Askerlerin giydikleri içi adî ipek hırka
– Düğmesiz giysi
– Elbise üstüne giyilen giysi
Cümle içinde kullanımı: “Cübbe giymiş olan adamın elindeki kitabı göğsüne bastırdığını fark etti”
Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Derin su haznesi
– Kuyu
– Suyundan yararlanılan çukur
Cümle içinde kullanımı: “Kırmızı kan damlası sıçradı mı Cüb’e içilmez olur ki yaşam sudan başlar.”
Kelime Kökeni: Arapça-çoğul biçimi
– Ordular
– Askerler
– Ceyşler
– Kalabalıklar
– Süvariler
Cümle içinde kullanımı: “Bir amaç, büyük bir zafer uğruna meydana gelen Cuyûş kolay kolay geri adım atmaz.”
Kelime Kökeni: Farsça-sıfat
– Arayıcı
– Araştırıcı
– İnceleyen
– Araştırmacı
– Mütecessis
– Gizliyi arayan
Cümle içinde kullanımı: “Doğanın ilmini araştıran cûyende gerçeğin sırrına vakıf olmak ister.”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Küçük ırmak
– Küçük akarsu
– Cafer
Cümle içinde kullanımı: “Kitaplarda adı geçen cûy-çe ne yazık ki kuraklık yılında kurumuş kalmış.”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Akarsu
– Irmak
– Çay
– Nehir
– Aralıksız akan su
– Denize dökülen nehir
Cümle içinde kullanımı: “Hiç dinmeyecek gibi korkusuzca akan cûy-bâr, toprağın yeşiline şükreder.”
Kelime Kökeni: Farsça-sıfat
– Arayan
– Arayıp soruşturma
– Arayıcı
– Aramak eylemini yapan kimse
– Araştırmak
– Yoklamak
Cümle içinde kullanımı: “Hayalini kurduğu kuvveti bir ömür cûyâ eyledi lakin bulamadı.”
Kelime Kökeni: Ad
– Orduda sol tarafta bulunan tabur
– Berangar karşıtı
– Savaşta ordunun sol cenahı
Cümle içinde kullanımı: “Ordunun kalbi cuvangardır, yara alabilir lakin parçalanamaz.”