Kelime Kökeni: Arapça-çoğul ad, dâhiye
– Kötülükler
– Musibetler
– Belalar
– Afetler
– Kazalar
– Büyük felaketler
– Cezalar
Cümle içinde kullanımı: “Rabbim milletimizi menfur devâhî ve sıkıntılardan korusun!”
Kelime Kökeni: Arapça-çoğul ad, dâhiye
– Kötülükler
– Musibetler
– Belalar
– Afetler
– Kazalar
– Büyük felaketler
– Cezalar
Cümle içinde kullanımı: “Rabbim milletimizi menfur devâhî ve sıkıntılardan korusun!”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Yorgan
– Üstüne örtünecek şey
– İçi yün veya pamukla doldurulmuş geniş örtü
Cümle içinde kullanımı: “Devâc örtünmeden kışı geçirmek zordur, hele ki kar tepeye indimi.”
Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Yük ve binek hayvanı
– Hayvanlar
– Devabb
– Binek
Cümle içinde kullanımı: “Seyis ağırda duran tüm devâbı tımardan geçirirken türküler söylemeye devam ediyordu.”
Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Çare
– Tedbir
– Em
– İlaç
– Takat
– Kuvvet
Cümle içinde kullanımı: “Derdime devâ ol istedim meğer çok şey istemişim.”
Kelime Kökeni: Ad
– İfrit
– Cin
– Şeytan
– Korkunç olan
– İri ve büyük olan
Cümle içinde kullanımı: “Dev adımlarla bize doğru gelirken sinirden seğiren yüzüne bakamadım.”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Bozkır
– Çöl
– Kır
– Ova
– Sahra
– Geniş arazi
– Step
Cümle içinde kullanımı: “Yeşillikten yoksun deşt misali bir damla suya, ilgiye muhtacım.”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Hançer
– Ucu eğri ve sivri olan bıçak
– Sivri uçlu ateşsiz silah
Cümle içinde kullanımı: “Sözlerini birer deşne gibi kalbime indirirken hiç acımadın mı?”
– Devşirmek
– Derlemek
– Toplamak
– Katlamak
– Bir araya getirmek
Cümle içinde kullanımı: “Çocukları kendi aralarında deşirmek iyi bir şey değildir.”
Kelime Kökeni: Ad
– Dilenci
– Geçimini dilenerek sağlayan kimse
Cümle içinde kullanımı: “Deşirici sevmeyen biriyim, bir insanın biraz gururu olmalı.”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Elinden tutma
– Tutunma
– Elle dayanma
– Yardım etme
– Dayanmak
Cümle içinde kullanımı: “Bu dünyada dest-zen olan insan hora geçmez, kazık atan sevilir.”