Kelime Kökeni: Arapça-devâ+Farsça-sâz
– Çare bulan
– İlaç yapan
– İlaç tertip eden
Cümle içinde kullanımı: “Kim ki bu felakate devâ-sâz olur ahtım olsun canı canımdır.”
Kelime Kökeni: Arapça-devâ+Farsça-sâz
– Çare bulan
– İlaç yapan
– İlaç tertip eden
Cümle içinde kullanımı: “Kim ki bu felakate devâ-sâz olur ahtım olsun canı canımdır.”
Kelime Kökeni: Arapça-sıfat
– Çaresiz
– Davası olmayan
– Onulmaz
– Biçare
Cümle içinde kullanımı: “Gidelim buradan, önümüz devânâpezîr arkamızda Azrail.”
Kelime Kökeni: Arapça-sıfat
– İlaç kataloğu
– İlaç fihrist
Cümle içinde kullanımı: “Devâ-nâme içerisindeki bitkisel otların hepsi şifa kaynağıdır.”
Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Sürekli olma
– Sebat
– Kararlılık
– Kesilmeme
– Süreklilik
– Sürme
– Sürüp gitme
– Bitmeme
– Parça
Cümle içinde kullanımı: “Devâmı olan işler geldiği sürece para kazanabilirsin.”
Kelime Kökeni: Arapça-tamlama
– Resmi kuruluşlar
– Resmi daireler
Cümle içinde kullanımı: “Devâ’îr-i Resmiyye nezaretinde gelecek görevlilere lütfen yardımcı olunuz.”
Kelime Kökeni: Arapça-tamlama
– Askeri kuruluşlar
Cümle içinde kullanımı: “Devâ’îr-i Askeriyye personellerinden biri olduğunu duydum.”
Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Çemberler
– Yuvarlak şekiller
– Müstakil bölümler
– Devlet daireleri
– Dairenin çoğulu
Cümle içinde kullanımı: “Devâ’îr içerisinde yer alan bilgilerin ihtimamla incelenmesi gerekmektedir.”
Kelime Kökeni: Arapça-ad
– İlaçlara özgü
– İlaçla ilgili olan
– Teşvikler
– Yüreklendirmeler
– İçten gelen duyguyu teşvik etmek
Cümle içinde kullanımı: “Her hastalık, her sıkıntı için devâ’î farklıdır kimine ot kimine sevgi gerekir.”
Kelime Kökeni: Arapça-çoğul ad dâhıne
– Bacalar
– Duman çıkaran bacalar
– Hava çıkaran delikler
Cümle içinde kullanımı: “Kış aylarında devâhîn tütmüyorsa o bölgede yoksunluk ağır bir sis gibidir.”
Kelime Kökeni: Arapça-çoğul ad, dâhıle
– İçler
– İç kısımlar
– Batınlar
Cümle içinde kullanımı: “Devâhîl kısmına bakacak olursak ustanın ince işliğini göreceksin.”