Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Dost karşıtı
– Hasım
– Yağı
– Oyun veya dava da karşı taraf
– Husumet eden
Cümle içinde kullanımı: “Düşman en azından yüzüne gülüp arkandan vurmaz sen asıl dost dediğin kişilere dikkat et.”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Dost karşıtı
– Hasım
– Yağı
– Oyun veya dava da karşı taraf
– Husumet eden
Cümle içinde kullanımı: “Düşman en azından yüzüne gülüp arkandan vurmaz sen asıl dost dediğin kişilere dikkat et.”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Pazartesi
– Haftanın ikinci günü
– Pazardan sonra gelen gün
Cümle içinde kullanımı: Düşenbih günü gelecek olan elçiler aradaki anlaşmayı çözümleyecekler.”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Tomruk
– Çatal ağaç
– Suçlunun boynuna takılan çatal ağaç
– Kerestelik kütük
Cümle içinde kullanımı: “Boynuna geçirdikleri düşâhı onun sonu olacak onu dünyadan ayıracaktı.”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Her iki zarda da altılı gelme
– İşi iyi gitme
– Rast gelme
– İyi tesadüf
– İki defa altı gelmesi
Cümle içinde kullanımı: “İşler hep düşeş gitmez bazı anlarda tepetaklak olur sonra yeniden toparlanırsın.”
Kelime Kökeni: Ad
– Rüya
– Vakıa
– Tesadüf
– İbtila
– Cihet
– Yön
– İbtila
– Rast gelme
Cümle içinde kullanımı: “Düşüm de gördüğüm simgeler son bir kaç gündür aklımı karıştırıyor.”
Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Elbiseler
– Kaftanlar
– Yatak çarşafları
– Eseri kalmama
– Mahvolma
Cümle içinde kullanımı: “Bizi düsûra iten en büyük sebep birbirimize güvenmemek oldu.”
Kelime Kökeni: Arapça-tamlama
– Gereği gibi uygulanacak olan kanun
– Olması gerektiği gibi uygulanacak kurallar
Cümle içinde kullanımı: “Kadı dediğin düstûr-i ameli uygulamakla mükelleftir.”
Kelime Kökeni: Arapça-tamlama
– Kanun, nizam üzere hareket eden
– Vezir
– Vezir ve sadrazama saygı ifadesi olarak verilen unvan
Cümle içinde kullanımı: “Düstûr-i mükerrem buyurmuşsa bizim sözümüzün hükmü yoktur.”
Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Ruhsat
– Mezuniyet
– İzin
– Hükmü ve nüfuzu bulanan vezir
– Kanunları içeren kitap
– Genel kural
– Kaide
– Nizam
– Umumi kaide
– Kanun
Cümle içinde kullanımı: “Derneğimizin düstûru yoksula yardım edip yaşam şartlarını iyileştirmektir.
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Tavla oyununda zarın iki üçlü gelmesi
– Zarların ikisinin de üç benekli gelmesi
Cümle içinde kullanımı: “Tavla oynarken acayip sinirli oluyor hele ki düse atarsa.”