Dördüncü Kez Kansere Yakalanan Neslican Tay, Yoğun Bakıma Kaldırıldı!

Kansere açtığı savaşıyla tüm Türkiye’nin tanıdığı ve savaşına tanıklık ettiği  Neslican Tay yoğun bakıma kaldırıldı.  Yıllardır kansere verdiği mücadele sonucu bir bacağını kaybeden, buna rağmen her zaman gülümsemesiyle dimdik duran genç kızın yoğun bakıma kaldırıldığı haberi sabah saatlerinde verildi.

Ünlülerde başta olmak üzere bir çok kişi Neslican’ın iyileşmesi için iyi dileklerini sosyal medya mecralarında, adıyla açtıkları kampanya da paylaştı.

2018 yılında bacağındaki tümör nedeniyle bacağını diz altından kaybetmek zorunda kalmıştı.  Genç kız 3 kez kanseri yenerek, bir çok kanser hastasına umut olurken, yaptığı paylaşımlarda kanseri yeneceği inancını sürekli olarak tazeliyordu.

İnstagram hesabından 7 Eylül’de yaptığı paylaşımla 4. kez kansere yakalandığını duyuran Neslican, bir kez olsun bu mücadeleyi kaybedeceğini düşünmediğini onu sevenlerle paylaşmıştı.

 “Çok teşekkür ederim. 3 kere yendim 4’te yolda ben de kendime ve iyileşeceğime çok inanıyorum. İyi ki varsınız videoyu buradan benim yerime paylaşıp güzel dileklerini esirgemeyen herkes!”

Bu sabah saatlerinde tedavisine yoğun bakımda devam edilen Neslican Tay için sosyal medya platformlarında kan bağışı için yardım kampanyası başlatıldı.  Genç kızın tedavi gördüğü hastaneden yapılan açıklamada;

“Neslican Tay için değerli hocalarımız ve ekip arkadaşlarımız elinden geleni yapıyor. İnşallah Neslican bir kez daha ne kadar güçlü olduğunu bizlere gösterecek”  denildi. Bir çok ünlü attıkları mesajlarla Neslican Tay’a hem destek oldular hemde yardım çağrısında bulundular.

Ezgi Mola, Gonca Vuslateri,  Haluk Levent başta olmak üzere bir çok ünlü seferber olurken, sosyal medya fenomenleri de mesajlarıyla iyi dileklerini iletti.

Binlerce kanser hastasına azmiyle, güler yüzüyle örnek olan Neslican’ın bir an evvel sağlığına kavuşmasını diliyoruz…

22 Yıl Önce Kaybolmuştu, Cesedi Google Earth Sayesinde Bulundu!

1997 yılında ABD’nin Florida eyaletinde bir gece ortadan kaybolan William Moldt’un cesediyle birlikte arabasına tam 22 yıl sonra rastlandı. 22 yıl önce bir gece kulübünden çıktıktan sonra ortadan kaybolan adamın cesedine Google Earth sayesinde ulaşıldı.  William Moldt’un arabasının 22 yıl önce göle düştüğü tespit edildi.

40 yaşındaki William Moldt, Florida Lantana kasabasındaki bir gece kulübünden dönerken kayıplara karışmıştı.  Ailesinin polislere başvurmasıyla arama çalışmaları başlatılmış ancak izine rastlanamamıştı. Herhangi bir iz bulamayan polisler soruşturmayı durdurmuştu.

Wellington kasabasının eski sakinlerinden biri, Google’ın ayrıntılı uydu görüntülerinin yer aldığı Google Earth’te bölgesi araştırırken tesadüf üzerine gölün içinde bir arabanın olduğunu fark etti.

Gölün yer aldığı Moon Bay Circle bölgesinin yeni sahibine durumu ileten kişi, gölün içinde bir araba olduğu bilgisini verdi.  Arazinin yeni sahini kendi drone’uyle yüksekten çekim yaparak gölün içinde gerçekten bir araba olduğunu görüntüleyince polise başvurdu.

 

Polis ekipleri 28 Ağustos’ta gölden arabayı çıkardı, içindeki kemik kalıntılarına ulaştılar.  Kemik kalıntılarının üzerinde yapılan çalışmalar sonucunda bir hafta sonra kalıntıların Moldt’a ait olduğunu saptadılar.

ABD’de yer alan Charley Project, sonuçsuz kapatılan kayıp dosyalarına dair online bir veritabanı. Yaptıkları açıklamada;

“arabanın 2007 yılından beri Google Earth’teki uydu görüntülerinde açık bir şekilde yer aldığını ancak bu zamana kadar kimsenin fark etmediğini” belirttiler.

Polis sözcüsü Therese Barbera’nın yaptığı açıklamada yıllar önce neler olduğuna dair tam bir bilgiye ulaşamadıklarını söylese de, polis aracın kontrolünü kaybederek göle uçtuğu düşünülüyor.

Moldt, gece kulübünden ayrıldığında yerel saatler 23:00 gösteriyor olduğu bilgisi iletilmişti ve kız arkaşını 21;30 da arayarak yakında evde olacağını haber verdiği de bilgiler arasında. Sarhoş olmadığı düşünülen adamın arabasıyla göle nasıl düştüğü çözülemeyen bir muamma olarak kalacak…

Yakışıksız Piyasa Halleri

Yakışıksız Piyasa Halleri

Kalkmış gidiyoruz yine. Önümüzde hedefsiz piyasalar, gözü kara cengaver bozuntuları.

Aklımız gibi saçımız başımızda dağınık, kurulu düzende olmayan yerimizin kavgasındayız.

Tenlerimizin rengini bozan sarımtırak bir leke taşıyoruz.

Alnımız açık bilhassa ağzımızın tamda orta yerinden yakışıksız jargon kelimeler salıyoruz.

Kim demiş oksijen alıp karbondioksit verdiğimizi, resmi şekilde aylak düşler kusuyoruz.

Vakit yok, şafak birden doğrulacak diyen şaire aldanıp kalbimizi sol cenahımızda bırakıp yürüdük.

Geç kalmak en büyük korkumuzdu.

İşe, aşka, dostluğa ve Pazar meydanlarına en erken varan kişi olma telaşındayız.

Adalet aramıyoruz ki, yerimizi bilelim.

Kim hangi tarafta kimin umurunda?

Araf da kalan seslerimizi genzimizde silikleştirdik.

Melali bilmeyen bir nesle mensubuz, geçmiş insanlarımızın kahrını anlayamayız.

Başımız hülyalı dertlerle dolu, ipin ucunu hangi sokakta bıraktık ilgilenmiyoruz.

Kaybolmuş ruhların ardında, sicim gibi akan terlerimizle tasalarımızı yıkayıp astık.

Varsak kime ne, yoksak kimin derdine!

-Semra Şenol

Kadın Cinayetlerine Dikkat Çekmek İçin 440 Çift Ayakkabı Duvara Asıldı!

2018 yılında ülkemizde öldürülen 440 kadını temsilen Kabataş’ta bir binanın duvarına kadın ayakkabılarıyla yapılan enstalasyon dikkat çekti.  İstanbul Kabataş’ta yer alan ünlü kahve zincirinin kullandığı sanat platformu duvarına kadın cinayetlerinde farkındalık yaratmak amacıyla Vahit Tuna imzalı bir enstalasyon hazırlandı.

Sanat platformu amacıyla kullanılan bina Kabataş Meclis-i Mebusan caddesinde yer alıyor.  Binanın duvarına aasılan 440 çift kadın ayakkabısı o bölgeden geçen insanların dikkatini hemen üstüne topluyor. Projeyi tasarlayan müzisyen, grafik tasarımcı ve aynı zamanda sanatçı olan Vahit Tuna, 2018 yılında yaşamını cinayete kurban giderek yaşamını kaybeden 440 kadını temsil eden projeyi hayata geçirdi.

Duvarda asılı kadın ayakkabılarını gören vatandaşlar proje hakkında olumlu yanıtlarda bulunuyor.  Caddeden geçtiği sırada ayakkabılarla bezeli duvarı gören Melike Ünlüer, proje hakkında konuştu.

İyi bir farkındalık çalışması olmuş. Keşke her yerde böyle değerlendirmeler yapılsa… İnsanlarımızın bu konuda duyarlı olması lazım. Erkeklerimizin biraz daha eğitimli olması lazım. Anneler ve babalar tarafından eğitilmesi lazım. En çok toplumumuzun duyarlı olması lazım. Kadına şiddeti gördükleri zaman vatandaşlarımızın kafalarını çevirip gitmemeleri lazım

Tecavüze Uğrayan 15 Yaşındaki Genç Kız ‘Beni Onunla Evlendirirler Diye Sustum’

15 yaşında tecavüze uğrayan genç kız, cinsel istismarda bulunan kişiyle zorla evlendirilme korkusu yüzünden ailesine söyleyemedi. Denizli’de yaşayan genç kız aynı kişi tarafından ikinci kez tecavüze uğradığında cinsel istismara uğradığını ablasına anlatarak şikayetçi oldu.

Denizli’de ailesiyle yaşayan 15 yaşındaki H.Ç, polise verdiği ifadesinde, 2018 Kurban bayramında  aile üyelerinin kabristan ziyaretine gittikleri sırada uzaktan bir akrabası olan 17 yaşındaki Ü.A.’nın evin odunluk kısmından zorla girerek genç kıza tecavüz etti.

İğrenç olayın korkusuyla ve tecavüzcüsüyle evlendirilmekten korkan H.Ç, tecavüz olayını kimselere anlatmadı.  İddialara göre Ü.A olay üzerinden 7-8 ay geçtikten sonra genç kıza sosyal medyadan ulaştı. Mesajlar atarak tekrar bağlantı kurmak isteyen şahısın attığı mesajlar mahkeme tutanaklarına delil olarak sunuldu.  Mesajlarda;

ben seni sevdim, sadece benim olmanı istedim. Sen hamile misin? Doğru mu? Söyle! Ben sana bir şey yapmayacağım, sadece arkadaş kalalım’ yazıyordu.

H.Ç mesajlara cevap vermediğinde iddiaya göre 2019 yılının Şubat ayında genç kızın öğrenim gördüğü okula gelerek H.Ç.’ye ‘baban seni öldürecek sana bir şey söylemem lazım’ diyerek kolundan sürükledi.  Genç kızı bahçelik bir alana götürerek bir kez daha tecavüz etti.

 

İkinci kez tecavüze uğrayan H.Ç  daha fazla dayanamayarak ablasına olup bitenleri anlattı.  Kızının yaşadığı şeyleri öğrenen baba Ü.Ç.  Cumhuriyet Başsavcılığına şikayette bulundu.  Harekete geçen Savcılık sanık hakkında tecavüz ve 3 ayrı suçtan dava açtı.  Hazırlanan iddianame de yer alan suçlamalar, nitelikli cinsel istismar, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, konut dokunulmazlığını ihlal etme ve şantajda bulunma suçları bulunuyor.

Denizli 6. Ağır Ceza Mahkemesi iddianameyi kabul ederek görülen ilk duruşmada sanık tutuklanarak cezavine gönderildi.  Olayın ardından İhlas Haber Ajansına başından geçenleri zorlukla anlatan genç kız;

 “Bir kez yapan şahıslar (cinsel istismarı) tekrar uygulayabilir. Ben ölmeyi düşündüm ama bu doğru bir karar değil. ‘Ben utanmamalıyım bana bu zulmü yapan kişi utanmalı’ dedim diyerek ölmekten vazgeçtim.” dedi.

Cinsel istismarı duyduğu andan itibaren kızına destek olan ve hakkını arayan baba, kızını kurda kuşa yetmeyeceğini dile getirdi.  Kızına sonuna kadar sahip çıkacağını söyleyen Ü.Ç. kız babalarına şöyle seslendi.

 “Özellikle kız babalarına sesleniyorum evlatlarına sahip çıksınlar ve benim yaşadığım herkesin başına gelebilir bu yüzden dikkatli olsunlar. Bu tür olaylarda yaşandığında aileler kızlarına sahip çıksınlar. Sahip çıkmazlar ise kızları geri dönüşü olmayan yollara girer. Ben bunun mücadelesini Şubat ayından bu yana yapıyorum. Kızımı kesinlikle kurda kuşa yem etmedim, etmem de. Çocuklarımızı bu tür olaylardan dolayı dışlamayalım, toplum olarak çok ön yargılıyız. Bizim amacımız kızıma bunu yapanın en yüksek cezayı alması. Cezasını çekmesini istiyorum. “

40. Sone – William Shakespeare

Hepsini al, sevgilim, ne sevgi varsa bende,

Çoktan senin olmayan ne sevgi sağlarsın ki?

Gerçek der misin ona eline geçirsen de

Sevdiklerimin hepsi sende değil mi sanki?

Sevgilimi alırsan gerçek sevgi uğruna

Ses çıkarmam onunla keyif sürdüğün için;

Sevgilime sırt çevirip el uzatırsan ona,

Kendini aldatırsan suçun büyüğü senin.

Tatlı hırsız, yine de bağışlarım suçunu

Sen varımı yoğumu aşırsan bile benden;

Oysa daha acıdır, sevenler bilir bunu,

Güzel sürtük, kötülük iyi görünür sende;

Biz düşman olmayalım can evimi söksen de.

-William Shakespeare

Amerikalı Rapçi Canlı Yayında Polisler Tarafından Öldürüldü!

Amerikalı Rap sanatçısı Brian J. Quinones, canlı yayında öldürüldü.  Polisin dur ihtarına uymayarak arabasıyla kaçan Rapçi, daha sonra polislere bıçak çekti.  Sosyal medya hesabından olayı canlı yayında gösteren Rapçi polis tarafından açılan beş el silahla hayatını kaybetti.

Cumartesi gerçekleşen olan Amerika’nın Minneapolis şehrinde gerçekleşti.  Kırmızı ışıkta geçen rap sanatçısı Brian J. Quinones, polisin kenara çek anonsuna uymadı.  Durmak yerine arabasıyla hızla kaçmayı tercih eden rapçi, polis ekipleri tarafından trafik boyunca takip edildi.

Kovalamaca esnasında Facebook hesabından canlı yayın açarak hayranlarıyla o onlarını paylaştı.

Polisler tarafından köşeye sıkıştırılınca kaçamayacağını anlayan Brian J., arabasından bıçakla indi.  Polis ekiplerinin bıçağı yere bırakması emrine uymayan Rapçi, polis tarafından açılan beş el ateşle vuruldu.

Olay yerinde hayatını kaybeden rap sanatçısı adına açıklamada bulunan Emniyet müdürlüğü, polislerin harhangi bir yara almadığını ve üzgün olduklarını açıkladı.  Gerçekleşen olay ile ilgili soruşturma başlatıldığını belirtti…

Yeşilçam’ın Usta Oyuncusu Süleyman Turan Hayatını Kaybetti

Türk sinemasının unutulmaz Yeşilçam filmlerinde her zaman iyi rolleri canlandıran Süleyman Turan, 82 yaşında Kadıköy’deki evinde geçirdiği kalp krizi sonucu hayatını kaybetti!

Son olarak ‘Sonsuz Bir Aşk’ filminde izlediğimiz usta sanatçı sabah saatlerinde evinde geçirdiği kalp krizi sonucu gözlerini hayata yumdu.

19 Kasım 1936 doğumlu olan Süleyman Turan, Yeşilçam’ın aranan ve sevilen oyuncularından biriydi.  Film setlerinin dışında çizim yeteneğiyle 15 yıl boyunca Akşam gazetesinde karikatür ve çizgi roman çizen Usta Oyuncu, ayrıca senaryo yazarlığı da yaptı.

Gerçek adı Süleyman Başturan olan usta oyuncu sanat hayatına tiyatro ile adım atmıştı.

Okul Çantaları Çocuk Mezarlığını Oluşturdu!

Dünya liderlerinin dikkatini çekmek isteyen Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Fonu (UNICEF), geçen yıl çatışmada ve savaşlarda hayatını kaybeden çocuklar için birer okul çantası hazırladı.  Geçen yıldan bu yana çatışmalarda ve savaşlarda ölen 3 bin 758 çocuk adına hazırlanan okul çantaları Birleşmiş Milletler Genel Merkezinde mezarlığa dönüştü.

Okul çantalarıyla Temsili mezarlık oluşturan UNICEF, eylül ayının son haftası düzenlenecek olan BM Genel Kurulu Görüşmelerinde çocuk ölümlerine dikkat çekmek istedi.

BM Genel Merkezinin bahçesine mezar olarak yerleştirilen 3 bin 758 mavi okul çantasıyla, Dünya liderlerine çocukların korunması için çağrı yapıldı.

Birleşik Milletler verilerine göre geçtiğimiz yıl çatışma ve savaş olan bölgelerde 12 binin üzerinde çocuk hayatını kaybetti, yaralanarak sakat kaldı.

‘Temsili Mezarlık’ hakkında açıklama yapan UNICEF direktörü Henrietta Fore, geleceğin ve umudun simgesi olan okul çantalarının çoğu çocuk için mezar olduğunu hatırlatarak, savaş ve çatışmalarda ölen çocuklara dikkat çekmek istediklerini belirtti…

Ağaçla Evlenen Kadın, Soyadını da Değiştirecek!

İngiltere’de yaşayan bir kadın Ağaçla evlenerek ismini tarihe kazıdı!  İngiltere’nin Melling kentinde yaşayan Kate Cunningham 34 yaşında ve iki çocuk annesi.  Ayrıca görüştüğü bir erkek arkadaşı da olan Kate, bir düğün töreni düzenleyerek Mürver cinsi bir ağaçla evlendi.

Düğün törenine erkek arkadaşı ve iki çocuğu da katılırken, desteklediklerini Kate Cunningham’dan esirgemediler.

“Bu gün harika  bir gün, çok mutluyum” diyen Kate, soyadını ağacın ismi olan Elder(Mürver) ile değiştireceğini de açıkladı.

Genç kadın ağaçla evlenerek, ağacın bulunduğu parktan geçecek olan yol yapımına karşı başlatılan kampanyaya dikkat çekmek istediği belirtildi.

Kate Cunningham, yol yapımı için ağaçların katledilmesinin insan sağlığını büyük ölçüde tehdit ettiğini söyleyerek, evlendiği ağacı koruma altına aldı…