Şikemperver nedir?
Kelime kökeni: Farsça eskimiş, isim ve mecazdır.
Yemeyi seven, boğazına düşkün, obur, yemek tiryakisi.
Cümle içinde kullanımı:’Böle yemeye devam ederse şikemperver olacak diye korkuyoruz.’
Şikemperver nedir?
Kelime kökeni: Farsça eskimiş, isim ve mecazdır.
Yemeyi seven, boğazına düşkün, obur, yemek tiryakisi.
Cümle içinde kullanımı:’Böle yemeye devam ederse şikemperver olacak diye korkuyoruz.’
Perdebirun nedir?
Kelime kökeni: Farsça.
Utanmaz, ağzına ne gelirse söyleyen, açık saçık konuşan, gizlisi saklısı olmayan.
Cümle içinde kullanımı:’Şimdiki gençler o kadar perdebirun olmuşlar ki ağızlarından çıkanlara dikkat etmiyorlar.’
Layetezelzel nedir?
Kelime kökeni: Osmanlıca.
Sarsılmaz, yıkılmaz, tezelzül etmez.
Cümle içinde kullanımı:O ne olaylar yaşamış insan şirket küçük zarara uğradı diye layetezelzel olacak değil ya.’
Müşkülpesent nedir?
Kelime kökeni: Arapça birleşik sıfat ve isimdir.
Zor beğenir, kolay kolay iş beğenmeyen, iş yapmamak için bahaneler öne süren, titiz.
Cümle içinde kullanımı:’Hangi işe girse beğenmiyordu müşkülpesent tavırlar sergiliyordu’.
Tumturak nedir?
Kelime kökeni: Farsça isim ve eskimiştir.
Gösteriş, debdebe, ihtişam.
Lazım olmadığı halde kulağa güzel gelen, süslü kelimeler kullanma.
Cümle içinde kullanımı:’Kendini ön plana çıkarmak için her sözünü tumturak ve abartılı bir şekilde söylüyordu.’
Tahayyül nedir?
Kelime kökeni: Arapça isim ve eskimiştir.
Hayalde canlandırma, sembolleştirme, imgeleme, düşleme.
Cümle içinde kullanımı’Sürekli bu tahayyüllerin gerçekleşsin istiyorsan çok çalışıp dört elle derslerine çalışmalısın.’
Hissikablelvuku nedir?
Kelime kökeni: Arapça isimdir ve eskimiştir.
Önsezi, duygu, his.
Cümle içinde kullanımı:’Bu işi olasılıklara veya hissikablelvukulara bırakamayız arkamızda bir dayanak olmalı.’
Berceste nedir?
Kelime kökeni: Farsça sıfat ve eskimiştir.
Güzel, Latif, zarif, narin, seçilmiş, sağlam, hoş, yükseğe sıçrayan, öne çıkan.
Değerli olan yüksek dize.
Cümle içinde kullanımı:’Çocuklarını küçüklükten beri sıkı tuttuğu için kızları hep berceste ve kibardır.’
Sarfınazar nedir?
Kelime kökeni: Arapça belirteç ve isimdir.
Kaleye almama, vazgeçme, sayılmama, göz ardı etme, umursamamak.
Bir tarafa bırakılsa da, hesaba katılmasa da, vazgeçilse de, sayılmasa da.
Cümle içinde kullanımı:‘Konuşurken onun gözünün içine bakmasa da sarfınazar gibi görünse de her dediğini aklının bir köşesine not alıyordu.’
Mukadderat nedir?
Kelime kökeni: Arapça isimdir.
Yazgı, Kader yazgısı.
Cümle içinde kullanımı:’Eğer bize bu mukadderat yazıldıysa vardır bunda da bir hayır.’