Yazar arşivleri: Firdevs Çeviker

NAMÜTENAHİ NEDİR?

Namütenahi nedir?

Kelime kökeni: Farsça sıfattır ve eskimiştir.

uçsuz bucaksız, sonsuz, engin, sonu bulunamayan, sınırsız, nihayetsiz.

Cümle içinde kullanımı:’Ne denizler aştım namütenahi olan sonu gelmeyen, hepside seni görmek içindi.’

VELHASIL NEDİR?

Velhasıl nedir?

Kelime kökeni: Arapça bağlaç ve zarftır.

Kısacası, sonuç olarak, sözün kısası, özet olarak, özetle.

Sözü dolandırmadan demek gerekirse.

Cümle içinde kullanımı:’Her zaman velhasıl konuşur, direk sonuca bağlı ve can alıcı.’

PESTENKERANİ NEDİR?

Pestenkerani nedir?

Kelime kökeni: Farsça sıfattır.

Saçma, değersiz, gereksiz, önemsiz, uyduruk.

Bir üzüme sap olamayan.

En kötüsünü yapana yakışan.

Cümle içinde kullanımı:’İş beğenmezse yakında pestenkerani ikinci adı olacak.’

MEYMENET NEDİR?

Meymenet nedir?

Kelime kökeni: Arapça isimdir.

İyi nitelik, uğur, hayır, bereket, uğurluluk, kutluluk, saadet.

Cümle içinde kullanımı:’Bazen insanlar suratsız, meymenetsiz, enerjisiz olabilir, her zaman iyi olunamaz.’

MERDÜMGİRİZ NEDİR?

Merdümgiriz nedir?

Kelime kökeni: Farsça eskimiş ve sıfattır.

İnsanların işlerine burnunu sokmaktan hoşlanmayan.

İnsanlardan hoşlanmayan, yalnızlık seven, mizantrop, toplumdan uzak duran, insanlar arasına girmekten pek haz etmeyen.

Cümle içinde kullanımı:’İnsani davranışlarından şüphe duymasak da toplumda ki merdümgiriz duruşu onu soyut bir şekilde lanse ediyordu.”

PERESTİŞ NEDİR?

Perestiş nedir?

Kelime kökeni: Farsça isim ve eskimiştir.

Tapınma, aşırı düşkünlük, ibadet, çok sevmek, haddinden fazla sevmek.

Cümle içinde kullanımı:’Artık gerçek sevgiler yok herkes sahte, nerede o eski perestişler sevdalar.’

TUFEYLİ NEDİR?

Tufeyli nedir?

Kelime kökeni: Arapça eskimiş ve sıfattır.

Asalak, virane, yıkık, dalkavuk, çanak yalayıcı, başkasından geçinen, parazit, ekti, salaş.

Cümle içinde kullanımı:’O hep kendi parasını kazanmak istedi babasından geçinen bir  tufeyli olmak istemedi.’

AMİYANE NEDİR?

Amiyane nedir?

Kelime kökeni: Arapça sıfattır.

Kibarca olmayan, sıradan, körü körüne, bilgisizce, avamca.

İncelikli olmayan, genel.

Adice. Bayağıca. Cahillere yakışır surette.

Kibarlığa uymayan şekilde.

Cümle içinde kullanımı:’Etrafına karşı böle amiyane davranışlar sergilemeye devam ederse çevresinde kimse kalmayacak.’