Kelime Kökeni: Arapça
– Semiz, şişman, tavlı
– Geniş, eni çok olan, enli
– Ardıç ağacı, arar ağacı
Cümle içinde kullanımı: ” Kullanıma açılacak olan arîz çadır bu günden itibaren ramazan sonuna kadar açık olacak.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Semiz, şişman, tavlı
– Geniş, eni çok olan, enli
– Ardıç ağacı, arar ağacı
Cümle içinde kullanımı: ” Kullanıma açılacak olan arîz çadır bu günden itibaren ramazan sonuna kadar açık olacak.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Yanak
– Sonradan ortaya çıkan
– Bulaşmış, musallat olan, tasallut eden
– Yapışan, sataşan
Cümle içinde kullanımı: ” Ergen erkek çocuklarına arız edilen toy tavırlar, ani öfke patlamaları normaldir. “
Arız nedir?
Kelime kökeni: Arapça eskimiş ve sıfattır.
Sonradan meydana gelen, bulaşmış, musallat olmuş, takılan, yapışkan, başa gelen, uğrayan.
Doğal yada asal olmayan.
Cümle içinde kullanımı:’ İnsanları beşeri yaratılışından gelen arızları, sürekli hataya düşmelerine sebebiyet veriyor lakin sonu gelmeyen bir savaş bu.’