Sabahat Nedir?
Kelime Kökeni; Arapça
Letafeti olan, yüz güzelliği olan kimse, güzellik
Cümle içinde Kullanımı;’ Öyle bir yakınlık duyuyordum ki sol cenahım sabahat’iyle cayır cayır yanıyordu.’
Sabahat Nedir?
Kelime Kökeni; Arapça
Letafeti olan, yüz güzelliği olan kimse, güzellik
Cümle içinde Kullanımı;’ Öyle bir yakınlık duyuyordum ki sol cenahım sabahat’iyle cayır cayır yanıyordu.’
Holigan Nedir?
Kelime Kökeni; İngilizce, Hooligan
Özellikle futbolda taraftarlık boyutunu abartmış daha çok zarar vermek, acı çektirmek, perişan etmek gibi şiddete eğilimi olan davranış biçimleri için kullanılmaktadır.
Cümle İçinde Kullanımı; ‘Bu hafta oynan maçta karşı takımın çok fazla holiganı vardı’.
Rayiha Nedir?
Kelime Kökeni; Arapça, Eskimiştir
Buruna gelen hoş esans, güzel koku
Cümle içinde Kullanımı; ‘Dağları tomurcuk basmış, ayrılığın rayihası burnumda tüter durur.’
Zafiyet Nedir?
Kelime Kökeni; Arapça, Eskimiştir
Zayıflık durumu, dermansızlık, güçsüzlük, arıklık, halsizlik
Cümle içinde kullanımı; ‘Ona karşı her zaman bir zafiyet beslediğimi üzülerek söylemek zorundayım.’
Kadınların Erkeklerde Olmazsa Olmaz Dediği 10 Özellik!
Erkekler için ‘Kadın ne İster?’ sorunsalı hala cevabını bulabilmiş değildir. Yapı itibariyle erkeklerden farkı bir anatomiye sahip olmakla birlikte düşünme yetisiyle de farkını ortaya koymaktadır.
Doğru kişiyi bulduğunuzdan eminseniz onu kaybetmemek için elinizden geleni yapar mısınız, yada şöyle sormak daha doğru olur. Doğru kişi tanımı nedir, bu profile uyuyor mu?
Kadınların erkeklerden beklentilerinin Da Vinci Şifresi kadar karışık ve imkansız olduğunu düşünen erkeklerimize püf noktalar vererek yardımcı olabileceğimizi düşünüyoruz.
Ama öncelikle bilmemizi isteriz ki, her ilişkinin en büyük temeli sevgiden geçmektedir ve her şeye rağmen kendin olabilmek iki tarafında değerlerini korumasını sağlayacaktır. Kadınların bir erkekte olmazsa olmazım dediği nitelikleri siz erkekler için sıraladık, bir kadın gözüyle isteklerinin neler olduğunu ana başlıklarla tek tek inceleyelim.
1.Güvenilirlik

Bir kadın öncelikle erkeğe sonsuz bir güven duymak ister. Onu tanımak için çıktığı yolda her şeye ve herkese rağmen sırtını dayamaktan çekinmeyeceği bir dağ olsun ister, bu kadının yalan dolanla uğraşmak yerine tam bir teslimiyet duygusu aradığının kanıtıdır. Hiçbir kadın güvenilirliği sürünceme de kalan bir erkekle gelecek hayali kurmak istemez ve tam anlamıyla kendisini ona ait hissetmez.
2.Sadık

Geleceğinde daima yanında olmasını istediği erkekte olmasını kesinlikle istediği özelliklerden biri sadık kalabilme niteliğidir. Bir kadın ona ait olduğu şeyi asla paylaşmaz, her bir zerresine kadar kendisine bağlı bir eş ister. Sağlam ilişkilerin temel taşlarından biri olan, karşılıklı sadakat uzun birlikteliklerin altın anahtarlarından biridir.
3.Romantik

Eh, romantizm kısmını es geçersek eksik bilgi vermiş sayılırız. Bir kadının erkekte olmazsa olmazı romantik jestlerle kalbini okşamayı bilmesidir. Bu kimi zaman ufak bir hediye yada çiçek olabilirken, kimi zamanda kulağa fısıldanan ‘Seni Seviyorum’ da olabilir. Romantizm boyutu tamamen siz beylere kalmış bir nicelik…
4.Fedakar

Yeri geldiğinde fedakar yönünü gösteren bir erkek kadar ilgi çekici bir şey var mıdır kadın için. Kadın nazıyla niyazıyla erkeği tarafından önemsenmek isteyen bir varlıktır. İlişki de benmerkezciliği bırakıp, yeri geldiğinde fedakar yönüyle kadınını etkilen erkekler, iyi ki varlar!
5.Kişisel bakım ve Görünüm

Kadınların temizlik takıntılarından haberi olmayan erkek yoktur diye umuyoruz. Bir kadını etkilemenin en kolay yöntemlerinden birisi de bakımlı ve her zaman şık görünmektir. Hoş bir parfüm ve tatlı bir gülümsemenin dış görüntünüzü ne kadar karşı konulmaz bir havaya soktuğunu düşünün. Kişisel bakımına özen gösteren erkek, her zaman bir adım ileridedir beyler unutmayalım.
6.Özgüven

Bir kadını etkilemenin bir diğer önemli başlığı tabi ki Özgüven! Pasif bir erkek, kadınların içindeki cazibe dürtüsünü tetiklemek yerine aksi yönde koşmasına neden olmaktadır. Kadın beğendiği erkeğin girdiği ortamda kendisini belli etmesini, gücünün farkında olmasını ve etkisini doğru yönde kullanmasından etkilenmeyecek kadın yoktur. Kendinize güvendiğinizi göstermekten sakınmayın beyler!
7.Saygılı

Bir kadın kendisine saygı duymayan bir erkekle ne kadar uzun bir birliktelik düşünebilir ki? Mizaç olarak sevgi beklentisi yüksek olan kadınlarımız, her daim ona destek olup her koşulda yanında olacağını düşündüğü adama kapılarını açmaktan korkmaz.
8.Espiri Kapasitesi

Gülmeyi kim istemez ki, elbet bir kadında hoşlandığı erkek tarafından gülümsetilmek isteyecektir. Kadınlar espri anlayışı yüksek erkeklerden hoşlanır diyemeyiz, dozunda olduğu sürece bu da artı bir özelliktir erkek adına. Beylerin dikkat etmesi gerekense fazla laubali şakalardan uzak durmak, bizden uyarması.
9. Kibar ve Nezaketli

Kibar, sevecen ve her durumda nezaketi elden bırakmayan erkekler kadar ilgi çekici bir formül hangi kadını aşık etmez ki. Kaba ve duygusuz erkeklerin bu kısımda kaybettiklerini üzülerek belirtiyoruz, kadınların bir çiçek olduğunu unutmayalım. Sofistike bir erkek her zaman karşındaki kadına narin bir çiçek gibi ihtimamla yaklaşırsa kaybetmesi söz konusu bile olamaz.
10. Maddi kazanç

Tabi ki her şey maddiyat değildir, özellikle gelecek vaat eden ilişkilerde. Ama hiç bir kadın kendi ayakları üstünde durmayı beceremeyen, güçsüz bir erkekle birlikte olmak istemeyecektir. Kadınlar tamamıyla kendi kendine yetebilen, gelecek planları yapan üretken erkeklere karşı daha açıktır…
İltimas kelimesi, Arapça kökenli olup, sözlükte “birinin el veya eteğini tutarak rica etme, başvuru, dilekçe” anlamına gelir. Ancak Türkçede zamanla farklı bir anlam kazanarak, “haksız yere adam kayırma, birine arka çıkma, ayrıcalık tanıma” şeklinde kullanılmaya başlanmıştır. Bu davranış, adalet ve hakkaniyet ilkeleriyle çelişir ve genellikle olumsuz bir çağrışım yapar.
İltimas kelimesi, Arapça iltimās (اِلتماس) sözcüğünden alıntıdır. Bu sözcük, lms kökünden türemiştir ve “dokunmak, ellemek” anlamına gelen lamasa (لَمَسَ) fiiliyle ilişkilidir. İftiˁāl vezninde VIII. masdardır. Başlangıçta “rica etme, isteme” anlamında kullanılırken, zamanla “kayırma, arka çıkma” anlamını kazanmıştır.
İltimas kelimesinin Türkçedeki ilk kullanım örnekleri, Osmanlı dönemine kadar uzanır. 1310 tarihli Nasırüddin Rabguzi’nin Kısasü’l-Enbiya tercümesinde “iltimās kıldı” ifadesi, “babasından ağlayarak rica etti” anlamına gelmektedir. 1876’da Ahmed Vefik Paşa’nın Lehce-i Osmani eserinde ise “iltimās” kelimesi “rica ve talep etmek” anlamında kullanılmıştır. 1929 tarihli Akşam gazetesindeki bir örnekte ise “iltimas edilmesini istemek” ifadesi, kayırma anlamında kullanılmıştır. Bu örnekler, kelimenin anlamının zaman içinde nasıl evrildiğini göstermektedir.
İltimas, İslam dininde ve hukuk sistemlerinde hoş karşılanmayan bir davranıştır. Kur’an-ı Kerim’de doğrudan geçmese de, hak, adalet ve dürüstlük ilkelerine dair ayetler iltiması yasaklamaktadır. Hadis-i Şeriflerde ise, Hz. Peygamber’in bir suçlunun cezalandırılmaması için yapılan ricaya karşı gösterdiği tepki ve Kadı Şüreyh’in Hz. Ali ile bir yahudiyi muhakeme ederken iltimasa yer vermemesi gibi örnekler, adaletin herkes için eşit uygulanması gerektiğini vurgulamaktadır. İltimasın sadece Müslümanlara değil, İslam devletinde yaşayan gayrimüslimlere de yasak olduğu belirtilir.
Günümüzde iltimas, nepotizm, kayırmacılık, torpil gibi kavramlarla eş anlamlı olarak kullanılmaktadır. Özellikle siyaset, iş dünyası ve bürokrasi gibi alanlarda sıkça karşılaşılan bir sorundur. İltimasın farklı türleri bulunmaktadır:
İltimas, toplumda adaletsizliğe, güvensizliğe ve verimsizliğe yol açar. Liyakat ilkesini zedeler, yetenekli ve çalışkan bireylerin haklarını gasp eder. İltimasa dayalı bir sistemde, meritokratik değerler önemini yitirir ve toplumun genel refahı azalır. Ayrıca, iltimas, yolsuzluğa ve rüşvete zemin hazırlayabilir.
İltimasın önlenmesi için şeffaflığın artırılması, hesap verebilirliğin sağlanması ve liyakat ilkesinin güçlendirilmesi gerekmektedir. Kurumların bağımsızlığı ve tarafsızlığı korunmalı, hukukun üstünlüğü sağlanmalıdır. Ayrıca, etik değerlerin eğitimine önem verilmeli ve toplumun iltimasa karşı bilinçlendirilmesi gerekmektedir.
İltimas etmek, birine haksız bir şekilde arka çıkmak, onu kayırmak veya ona ayrıcalık tanımak anlamına gelir. Genellikle olumsuz bir anlam taşır ve etik dışı bir davranış olarak kabul edilir.
İltimas, genel olarak kayırmacılık anlamına gelirken, nepotizm özellikle akraba veya yakın çevreyi kayırma durumunu ifade eder. Nepotizm, iltimasın bir türü olarak kabul edilebilir.
İltimas, bazı durumlarda suç teşkil edebilir. Özellikle kamu görevlilerinin görevlerini kötüye kullanarak iltimasta bulunması, rüşvet veya görevi kötüye kullanma gibi suçlara girebilir. Bu tür suçlar, cezai yaptırımlara tabi olabilir.
İltimas, toplumda adaletsizliğe, güvensizliğe ve verimsizliğe yol açar. Liyakat ilkesini zedeler, yetenekli ve çalışkan bireylerin haklarını gasp eder. Ayrıca, yolsuzluğa ve rüşvete zemin hazırlayabilir.
İltimasın önlenmesi için şeffaflığın artırılması, hesap verebilirliğin sağlanması ve liyakat ilkesinin güçlendirilmesi gerekmektedir. Kurumların bağımsızlığı ve tarafsızlığı korunmalı, hukukun üstünlüğü sağlanmalıdır.
Girizgah Nedir?
Kelime Kökeni; Farsça
Asıl konuya geçmek için kullanılan bir başlangıç bölümüdür, giriş.
Cümle İçinde Kullanımı; ‘Konuşmanın başında merakımızı uyandıracak bir girizgah yapınca, can kulağıyla direktörümü dinledim’.
Özdemir Asaf Kimdir?
Türk Edebiyatının romantik şövalyesi, duygularıyla Cumhuriyet döneminin en unutulmaz şairlerinden biri olan Özdemir Asaf 11 Haziran 1923’de Ankara doğmuştur.
Nezaket kavramının o dönemdeki altın ismi olan Özdemir Asaf, kendisinden bir gün sonra doğan ikiz kardeşiyle Atatürk’ün talimatı okul hayatına başlamıştır.
Lavinia adlı eserini henüz üniversite döneminde bir şiir yarışması için yazan şair, birinciliği kazandığında kürsüye çıkarak eserini okumuştur. Özdemir Asaf, R leri söyleyemesine rağmen her zaman duygu yüklü şiirler yazarak nazik duygulara tercüman olmayı başarabilmiştir.

Rivayete göre Lavinia şiirini platonik aşkı Mevhibe Meziyet Beyat’a yazan şair, aşkına hiçbir zaman karşılık bulamamıştır. Duyguların yumuşak başlı şairi, her dem romantik ve içe işleyen dizeleriyle sevgi, yalnızlık, ölüm ve hatıralar konuları üzerinde durmuştur.

Hukukla başlayarak İktisat ve Gazetecilik Fakültelerine gitmesine rağmen mezun olamayan şair, üniversite döneminde sırılsıklam aşık olduğu Sabahat Hanımla tanışmıştır. İlk evliliğini Sabahat hanımla yapan Özdemir Asaf çok sevdiği eşinden 13 yıl sonra, sıradan bir eş ve baba gibi mantık adamı olmadığı daima duygularıyla hareket ettiği için boşanmak durumunda kalmıştır.

Sanat Basımevi‘ni 1953 de kuran şair, Yuvarlak Masa Yayınları adı altında kitaplarını yayımlamıştır. Türkiye’nin ilk akademik eğitim almış kadın fotoğrafçısı Yıldız Moran ile 1962 de ikinci evliliği yapmıştır.

Kendine has yumuşak üslubuyla şiirlerinde onca yaşanmışlığı dizelere sığdırabilen şair, 28 Ocak 1981 yılında 57 yaşında vefat ederek Rumelihisarı Mezarlığına defnedilmiştir.
Bir çok şiiri şarkı olan, hala daha kulaklarımızın pasını silen dizelerin sahibi naif şairimiz, hayata karşı olan yumuşak başlı duruşuyla aynı zaman da şefkatli bir baba ve eş olmuştur.
Yazımıza Ünlü şairimizin ‘Seni Saklayacağım’ dizeleriyle bitirirken, Türk Edebiyatının romantik şairini sevgiyle anıyoruz…
Seni saklayacağım inan
Yazdıklarımda, çizdiklerimde,
Şarkılarımda, sözlerimde.
Sen kalacaksın kimse bilmeyecek
Ve kimseler görmeyecek seni,
Yaşayacaksın gözlerimde.
Sen göreceksin, duyacaksın
Parıldayan bir sevi sıcaklığı,
Uyuyacak, uyanacaksın.
Bakacaksın, benzemiyor
Gelen günler geçenlere,
Dalacaksın.
Bir seviyi anlamak
Bir yaşam harcamaktır,
Harcayacaksın.
Seni yaşayacağım, anlatılmaz,
Yaşayacağım gözlerimde;
Gözlerimde saklayacağım.
Bir gün, tam anlatmaya..
Bakacaksın,
Gözlerimi kapayacağım..
Anlayacaksın.
Narsist Nedir?
Kelime kökeni; Fransızca, narcissisme
Kendini beğenme, kendini sevme hastalığı, özsever, kendi benliğine hayran olan kimse. Narsisizm
Cümle içinde kullanımı; ‘Narsist komplekslerine kapılmak istemiyorsanız ben demeyi hemen bırakın’.
Megaloman Nedir?
Kelime Kökeni; Fransızca
Fransızca mégalomane’den alıntı olan, ‘büyüklük hastası’ anlamını taşımaktadır.
Kendin çok büyük gören ve beğenen kimse, megolamaniye tutulmuş olan kimse
Cümle içinde kullanımı; ‘Bundan sebep megaloman insanların altında kayboluyor insanlık’.