Manipüle Nedir?

Manipüle Nedir?

Kelime Kökeni; Fransızca

  • Fransızca manipuler filinden altınlı bir sözcüktür. Elle düzenlemek, ayarlamak anlamındadır.
  • Yönlendirmek, seçme ve ekleme yoluyla bilgileri değiş tokuş etmek

Cümle içimde kullanımı; ‘Şeyda’yı manipüle ederek yanlış seçimlere itmeye hakkın yok, kendisi doğru kararı verebilecek dimağa sahip’.

Makulen Nedir?

Makulen Nedir?

Kelime Kökeni; Fransızca

Fransızca masculin diyerek geçen sözcüğün anlamı erkeksi, erkeğe benzeyen, erkeği andıran olarak geçer. Türkçe de yaygın okunuu Maskülen olmasına rağmen doğru şekli Maskulen’dir.

Feminen’in zıttı.

 

Cümle içinde kullanımı; ‘Onun giyim tarzı daha çok maskulen bir görünüme sahip olduğundan, bu çiçekli elbiseyi beğenmez’.

Kadın Ruhunu Okşayan Gelmiş Geçmiş En İyi 10 Kitap

Kadın Ruhunu Okşayan Gelmiş Geçmiş En İyi 10 Kitap…

Gerçek dünya da olduğu kadar edebiyatta ki yadsınamaz varlıklarıyla aşkın tanımı olan Kadınlarımızı bir de kitaplar gözüyle tanıyalım istedik. Her roman da, yazılan şiir de muhakkak bir kadının el izini yakalamak mümkünken listemizi 10 kitapla sınırlamamız pek adil değil, affınıza sığınarak unutulmaz dediklerimizi sınırlandırdık.

Her bir sayfasında Kadının güçlü kişiliğini ve erkek egemen dünyasında baş kaldıran kadınlarımızın şahane Kitapları! İçlerindeki anneliği, devrimci ruhu, özgürlüklerine olan bağı, her şeye rağmen aşkı ve birazdan çok varoluş çabası barındıran Kadınlarımız.

Gözde Kadınlarımızın dünyasına ışık saçan kitap listemize eklemek istediğiniz kitapları yoruma yazarak bize yardımcı olabilirsiniz.

  1. Madame Bovary (1856)

2. Aşk ve Gurur (1813)

 

3. Vadideki Zambak (1835)

4. Jane Eyre (1847) 

5. Anna Karenina (1877)

6. Uğultulu Tepeler (1847)

7. Kürk Mantolu Madonna (1943)

8. Tutsak Güneş (2015)

9. Siyah Süt (2007)

10. Prens Prensesi Sevmedi (2015)

Nazım Hikmet Ran Kimdir?

Nazım Hikmet Ran Kimdir?

Şiirleriyle hala yaşamaya devam eden Mavi gözlü dev, Türk tarihinin unutulmaz şahsiyetlerinden biridir. Edebi yaşamı boyunca yazdığı şiirleri, savunduğu fikirleri ve fırtınalı aşklarıyla ünlenen şair 15 0cak 1902 Selanik doğumludur.

Romantik dizelerin güzel yüzlü şairi aynı zamanda oyun yazarı, roman ve anı yazarıdır. Nazım Hikmet komünist edebiyatın romantik önderlerinden biri olmakla birlikte, Fütürizm akımının Türk edebiyatındaki temsilcisidir. Fütürizm, Kelimelere özgürlük anlayışıyla İtalya’da ortaya çıkan düşüncedir.

Nazım Hikmet edebi kişiliği kadar siyasi kimliği ve görüşüyle bir çok kez yargılanmış devrimci bir şairdir. Zorlu ve çalkantılı hayatı eserlerine ve sanat anlayışına yön veren Nazım Hikmet, şiirlerin de farklı bir üslup kullanmıştır.

İlk şiiri ‘Bir Bahriyelinin Ağzından’ adlı eserini henüz 12 yaşında, Heybeliada Bahriye Mektebinde kaleme almıştır (1918). Aydınlık dergisinde yayınladığı şiirlerinden ‘gıyaben’  mahkumiyet kararı verildiğinde,  Rusya’dan dönüşünde Hopa cezaevinde bir süre tutuklu kalmıştır (1928).

Piraye…

Ömrünün büyük bir kısmında defalarca mahkumiyet alan Nazım Hikmet’in aşk hayatı da bir o kadar karışık ve dolu dizgin bir şekilde satırlarına işlenmiştir. Nazım’ın cezavinden yazdığı mektuplarla sevgisini beyaz sayfalara döktüğü aşkı Piraye, Mor menekşesi.  Yine hasret kokan bir mektubunda Piraye’sine bu dizelerle seslenmişti Nazım.

“Yavrum! uyuyamıyorum!
Görünmez kuşlar ötüyor
üstünde kızıl ağaçların.
Alevli bir duman gibi tütüyor
Gözlerimde saçların!
Saçların altın
dudakların nar
koyu kehribar
gözlü sevgilim
Çıkacağımdan
emin değilim.”

Gökyüzünü göremeyeceğinden korkan Nazım, cezaevi ziyaretine gelen Piraye’ye boşanmayı teklif eder.

Piraye’nin cevabıysa; 101 yıla mahkûm olsan bile ben senin arkandayım, bunu böyle bil…’ dır

Vera…

Gel gör ki Nazım Hikmet aşka aşık bir şairdir. Piraye’nin sevdasıyla yetinemeyecek, ‘Saçları saman sarısı, kirpikleri mavi, kırmızı dolgun dudaklı’ diyerek Saman Sarısı adlı eserinde gönlünü çelen Vera’ya seslenir.

Vera, Nazım’ın genç sevgilisi ve son sevdiğidir.

Gelsene dedi bana
Kalsana dedi bana
Gülsene dedi bana
Ölsene dedi bana
Geldim,
Kaldım,
Güldüm,
Öldüm…

 

Femme Fatale Nedir?

Femme Fatale Nedir?

Fransızca bir tabir olan Femme Fatale; Felakete sebep olan kadın demektir.  Anlamıyla bütün gerçekliği gözler önüne süren, Femme Fatale ilk  olarak edebiyatta ortaya çıkmıştır. Tarihin eski sayfalarında ki yerini koruyan kötücül kadınların ilk atası olarak Lilith’i ele alabiliriz. Çekici cazibelerini erkekler üstünde hakimiyet kurmak için kullanan bu kadınlar, güzelliği kadar zekalarıyla da ölümcül bir figürdür.

Vamp Nedir?

Femme Fatale’nin tam anlamıyla Türkçe karşılığı olmasa da, Vamp kadın olarak tabir edebiliriz.  Vamp sözlük karşılığı, erkekleri peşinden koşturan baştan çıkarıcı kadın manasına gelir. Kısmen benzerlik gösterse de edebiyatta ve film sektöründe kullanılan Femme Fatale dinamiği, erkekleri ölümcül etkisine alıp kirli işlerini trajediye dönüştüren kadın karakterdir.

Bu  kadınların ortak özellikleri mükemmeliyetçilikleri ve kendilerine olan sonsuz öz güvenleridir. İstediklerini almak için baş vurmayacakları çare, denemekten çekinecekleri yol yoktur.

Savaşta her yol mübahtır mantığıyla kirli işlerini yürütmekten çekinmezler. Özellikle arkada kalmayı seçen Femme Fatale, avucunun içine aldığı erkeği kukla gibi oynatarak amacına ilerlemektedir. Asla elini çamura ve kana bulaştırmadan piyonlarıyla kötü filmlerdeki yerini almıştır.

Hristiyan inanışında Femme Fatale örneği ilk Lilith de görülür. Efsaneye göre Tanrı tarafından Adem’e eş olarak çamurdan yaratılan Lility, erkeğin ondan üstün olduğunu kabul etmemiş ve isyan etmiştir. Erkeğin hakimiyetini kabullenmek yerine cennetten kovulmayı seçen Lilith, günahkar olacağını bilse de asla boyun eğmemiştir.

 

Jartiyer hakkında Bilmediklerimiz?

 

Jartiyer hakkında Bilmediklerimiz?

Jartiyerin ne olduğuna dair diğer yazımızda belirtmiştik, kısaca ten çorapları yerinde tutmayı sağlayan lastik bağ diyebiliriz.

Peki Jartiyer günümüz dünyasında moda sektöründe yeni bir trend mi?

Erotizmin simgesi haline gelen seksi iç çamaşırlarını tamamlayan Jartiyerin tarihi Orta çağa kadar uzanıyor. Bildiklerimizin aksine o çağlarda iç çamaşırı popüler ve özenilen bir değer görüyor, yüksek mertebeli fahişelerin vücutlarını daha alımlı göstermek için kullanıyordu.

Şu an ki görünümünden farklı olan Jartiyer, o dönemlerde bele bağlanan işlemeli kumaş olarak kullanılıyordu. Mahrem yerleri örtmesi düşünülerek bir kemer vazifesi gördüğünü de söyleyebiliriz. Tarih deki ilk adını, Gustave Eiffel’dan(Eyfel Kulesinin tasarımcısı) alan  jartiyer, ilgili bir kocanın eşinin rahatsızlığına bulduğu bir çözüm yoluydu.

Eşinin belindeki problemi bir kuşakla çözmeye çalışan Gustave  Eiffel, daha sonrasında kuşağa eklediği bağcık ve düğmelerle çorapları onlara bağlamanın kolaylığını fark etti.

Jartiyerin icadı sanılanın aksine cinselliği çağrıştırmak için değil, sadık bir eşin karısına olan sadakati ve anlayışıyla ortaya çıkmış oldu.

Şunu es geçmemeliyiz ki Vamp ve Femme Fatale kavramının çıktığı yakın dönemimizde, kadınların daha cüretkar ve ne istediklerini gayet biliyor oluşları da iç çamaşırı sektörünü yönlendirmiş oldu. Seksi, dişiliğini kullamaktan çekinmeyen, öz güvenli kadınlar!