Muhnis nedir?
Kelime kökeni: Osmanlıca.
Birine verdiği sözü geri alan, Sözünde durmayan.
Yumuşak kimse; yani şiddeti ve katılığı olmayan. Mülayim.
Cümle içinde kullanımı:’Bana verdiği muhnisi yerine getirmedi’.
Muhnis nedir?
Kelime kökeni: Osmanlıca.
Birine verdiği sözü geri alan, Sözünde durmayan.
Yumuşak kimse; yani şiddeti ve katılığı olmayan. Mülayim.
Cümle içinde kullanımı:’Bana verdiği muhnisi yerine getirmedi’.
Allame Nedir?
Kelime Kökeni; Arapça
Derin ve çok bilgisi olan, çok bilgili.
Cümle İçinde Kullanımı; ‘Asrın yetiştirmiş olduğu değerli kişilerden biri olan Muhyiddin İbnü’l Arabi çok allame bir kişiliktir ‘.
Fıtrat Nedir?
Kelime Kökeni: Arapça, Eskimiştir
Mizaç, Tıynet, Yaradılış
Cümle İçinde Kullanımı:’ Türklerin fıtratında özgürlük vardır’.
Lakırdı nedir?
Kelime kökeni: Arapça.
söz, laf, anlamsız, boş söz, dedikodu, laf.
Cümle içinde kullanımı:’Boş boş lakırdı ediyorlar biride mantıklı bir şey söylemiyor’.
Arş Nedir?
Kelime Kökeni; Arapça
İslam dininin inanışına göre göğün en yüksek katı. Askerlikte ‘yürü’ komutu.
Cümle İçinde Kullanımı; ‘Komutan arş komutunu vererek ilerlememizi istedi’.
Kritik nedir?
Kelime kökeni: Fransızca critique Sıfattır.
Ciddi, Eleştiri, Nazik, Tehlike, Endişe veren, Eleştirmen, Sıkışık durum, Kaygı veren, Bunalımlı, Hüküm verme, Yargılama.
Cümle içinde kullanımı:’Bütün kadro toplanıp durum kritiği yapıyorlar’.
Fitre Nedir?
Kelime Kökeni: Arapça
Ramazan ayında miktarı belli olup yoksullara verilen sadakadır. Eş anlamlısı fıtır sadakası
Cümle İçinde Kullanımı:’ Ramazan ayında ailem karşı komşumuza fitre verdi’.
Ümmi Nedir?
Kelime Kökeni;Arapça Eskimiştir
Okuma yazması olamayan, cahil.
Cümle İçinde Kullanımı; ‘Atatürk’ün harf inkılabı ile bütün ümmiler okuma yazmayı öğrenebilecek’.
Ultraviyole Nedir?
Kelime Kökeni;Fransızca, Ultraviolet
Morötesi
Cümle İçinde Kullanımı; ‘Geçen izlediğim film de ultraviyole ışınlarının zararlı olduğunu da öğrenmiş oldum’.
Gayb Nedir?
Kelime Kökeni: Arapça
Meçhul, Belgisiz, Saklı, Eş anlamlısı görünmeyen
Cümle İçinde Kullanımı:’ Bir iş bağlamışlardı ama sonu gayb olduğu belli değildi’.