İzmihlal Nedir?
Kelime Kökeni:Arapça
Çökme, yıkılmak.
Eş Anlamlısı: Yok olmak.
Cümle İçinde Kullanımı: “Ebediyen sana yok, ırkıma yok izmihlal.”
İzmihlal Nedir?
Kelime Kökeni:Arapça
Çökme, yıkılmak.
Eş Anlamlısı: Yok olmak.
Cümle İçinde Kullanımı: “Ebediyen sana yok, ırkıma yok izmihlal.”
Kin Nedir?
Kelime Kökü:Fransızca
İnsanın kalbine kadar işlenmiş, intikam alma isteğidir.
Kin tutmak, Kin beslemek, Kin gütmek gibi deyimlerde bu anlama gelmektedir.
Eş Anlamlısı: Nefret
Zıt Anlamlısı: Sevgi
Cümle İçinde Kullanımı: “Bana karşı beslediği kin duygusu, onu hakimiyeti altına alıyordu.”
Artikülasyon (Sesletim) Bozukluğu Nedir?

Artikülasyon (Sesletim; havanın ses tellerinden geçip çene, diş, dil ve damakta biçimlenerek sese dönüşmesi ile hece, kelime ve cümlelere evrilmesidir.
Halk arasında bebek konuşması olarak bilinen artikülasyon (sesletim), kişinin konuşma seslerini eksik veya yanlış telaffuz etmesine verilen tıbbi adıdır. Bu rahatsızlığa sahip kişilerin yaptığı sesletim bozuklukları tutarlılık göstermektedir.
Örnek verilmek istenirse kişi ‘r’ sesini üretemiyor ve telaffuz edemiyorsa onun yerine ‘y’ sesini kullanır. Bütün ‘r’ sesini içeren kelimeler de ‘y’ harfini kullanır. Öyle ki kişinin konuşması sorunlu ve anlaşılmaz olabilir. Çevresindeki kişiler ne dediğini anlamakta zorluk çekebilirler.

Artikülasyon (sesletim) bozukluğunun ilk sebeplerinden birisi çocukken yanlış öğrenmekten kaynaklı olabilir. Diğer sebepleri ise dudak damak yarığı, işitme engeli, down sendromu, nörolojik ve bazı fizyolojik problemlerinden kaynaklı olabilmektedir.
Çocuklarda sıklıkla karşılaşılan sesletim sorunları fark edildiği andan itibaren tedavi edilmesi önem arz etmektedir. Sesleri doğru şekilde üretebilmesi için konuşma terapisiyle iletişime geçilip, üretemediği seslere uzmanlar tarafından müdahale edilmeli ve düzeltmesi sağlanmalıdır…
Münazara Nedir?
Kelime Kökeni:Arapça
Belirlenen konuların zıt düşünceler olmak üzere iki şekilde savunulmasıdır. Seçilen konuları en iyi şekilde savunan grup takdir edilir. Münazara için genellikle üçerli ya da dörderli gruplar oluşturulur.
Cümle İçinde Kullanımı: “Okulumuzda düzenlenip çok çekişmeli olan münazara yarışmasının kazananı belli oldu.”
Entelektüel Nedir?
Kelime kökeni:Fransızca, sıfat
Bilim ve kültür gibi dallarda özel olarak eğitim almış, bilgili kimselere denir.
Kişinin düşünme yetisini mesleki veya özel hayatında kullanmasına da denir.
Eş anlamlısı: Aydın, münevver.
Cümle İçinde Kullanımı:”Ülkesinde entelektüel insanlar barındıran devletler özellikle bilim alanında gelişmiş düzeyde oluyorlar.”
Sadist Nedir?
Kelime Kökeni:Fransızca
İnsanlara ruhsal ya da fiziksel her alanda acı çektirmekten hoşlanan, bu durumdan zevk alan kişiler için kullanılan bir terimdir.
Cinsel birleşim esnasında karşısındakine acı çektirmekten hoşnutluk duyan kişilere de denir.
Eş Anlamlısı: Elezer, elezimci.
Cümle İçinde Kullanımı: “Bazı insanlar sadist ruhunu beslemek için insanlara acı çektirmekten kaçınmıyor.”
Mazoşist Nedir?
Kökeni:Fransızca
Aşağılanmaktan, kendine eziyet edilmesinden, acı çekmekten hoşnutluk duyan kişiler için kullanılan bir terimdir.
Cinsel zevk almak için fiziksel acıya ulaşmaktan hoşlanan kişiler için de bu terimm kullanılır.
Eş Anlamlısı: Özezer, özezimci
Cümle İçinde Kullanımı:”Hayatımda tanıdığım çoğu insanın aslında mazoşist kişiler olduğunu öğrendim.”
Didar Nedir?
Kelime kökeni:Arapça-Osmanlıca
Sevilen kişinin yüzü anlamına gelmekte olup daha çok divan edebiyatı ve tasavvuf edebiyatında kullanılmıştır. Allah’ın yüzü anlamına da gelmektedir.
Eş Anlamlısı: Yüz, surat, çehre, sîmâ
Cümle İçinde Kullanımı:”Sevgilinin pembeye çalan didar’ı sinemde büyük yangınların müsebbihidir.’
Tanımlayamadığınız Ama Hissettiğiniz Duyguların İsimleri Nedir?
Tanıdık gelen ama bir türlü isim vermekte zorlandığımız bazı duygulara kapıldığımız çoğu zaman olmuştur. Zorlandığımız, endişe ettiğimiz, bizi sarsan bu hisler çoğu zaman anlamsız gelse de bizi etkilediği muhakkaktır. Anlatamadığımız bu duyguların tıp dilinde hepsinin bir ismi ve yeri var.
Kelimelerinizin yetmediği, sınıflandıramadığınız bu yersiz duygu hallerinin isimlerini sizler için derledik, bakalım listede size tanıdık gelen hisler mevcut mu?

Dysania: sabahları yataktan kalmak istememek, yatağı terk etme duygusu.
Opia: bir kişinin gözüne baktığımızda nedensiz tedirginlik, belirsiz veya mutlu olmamızı sağlayan müphem duygu
Sonder: hayatın baş rolü olmadığını fark ederek, diğer insanlarında bizim gibi farklı hayatları olduğunu kabullenme hissi.
Fınıfugal: Sonlardan nefret etme, hoşlanmama hissi.
Rubatosis: Korktuğunuzda yada aşırı derecede heyecanlandığınızda kendi kalp atışını duymanın vermiş olduğu rahatsızlık.
Kenopsia: Çoğunlukla kalabalık olan bir ortamı boş gördüğünüzde yaşanılan terk edilmiş hissiyatı.
Mauerbauertraurigkeit: yanlız kalma isteği, çevresindeki kişileri kendinden uzaklaştırma.
Jouska: Kendi zihnimiz ve kafamızda canlandırdığımız hayalle konuşma .
Vemödalen: Daha öncesinde yapılmış bir şeyi tekrar etme korkusu. Özgün olmama tedirginliği.
Lachesism: Felaket ve zorluk yaşayıp bu durumdan kurtulma arzusu.
Exulansis: Heyecanlanmanıza, üzülmenize veya mutlu olmanıza sebep olan bir durumu karşınızdaki kişiye anlattığınızda paralel tepkiler alamadığınızda anlatma hevesinizin kaçması.
Adronitis: Birini gerçekten tanımanın çok zaman alacağı duygusunun verdiği hayal kırıklığı.
Onism: Olduğumuz kişiyi değiştirememenin vermiş olduğu üzüntü.
Liberosis: Sorumluluklardan kurtulma, arınma ve özgürlük hissi.
Bir Organ Nakli Gibi Sevmiştim Seni

Bir organ nakli gibi sevmiştim seni;
Çürük gözlerine bağışlanan ellerim,
Yırtık dudaklarına bağışlanan şiirlerim..
Darmadağın kadınların,darmadağın ettiği erkekler gibi
Sevmiştim seni…
Çok eskitilmiş bir aşkın hatırlanması,
Sevgilinin resmi karşısında çocuksu bir iç kanaması
Aslında işin açıkçası;
Rüzgarın fırtınaya dönüşmesi gibi
Hayatına yönelik bombalı bir saldırı gibi
Geriye çekilirken herkesi öldürmek gibi
Sevmiştim seni…
Ruhum kan kaybederken nasıl tutarım seni şimdi deniz gibi,
Neticesi olmayan herhangi bir sebep gibi
Ortalık yerde durup dururken
Sevmiştim seni…
Atlara kalırsa çoktan kaybettik savaşı,
Mızraklar kırıldı,kalkanlar delindi,ganimetler paylaşıldı.
Kasaba meydanında birbirini dövmekten
Yorulan iki kovboy gibi,
Bir tabancanın namlusuyla tetiğiyle,
Kendisinden farklı,
Kendisinden ayrı,
Bir silahın şarjöründe tanışan iki soğuk mermi gibi,
Aynı bedene sıkılan iki el kurşun gibi,
Katille kurban arasında o birkaç saniyelik telaşla
Sevmiştim Seni…
– Küçük İskender