Kelime Kökeni: Arapça
– Utanma, çekinme, mahcup olma
– Utanılacak şey, ayıp, eksiklik, utanç veren
– Yüz metre karelik yüzey ölçüsü birimi
Cümle içinde kullanımı: ” Bir kadını ve erkeği toplum içinde koruduğu saygısı, âr ve namusu gösterir. “
Kelime Kökeni: Arapça
– Utanma, çekinme, mahcup olma
– Utanılacak şey, ayıp, eksiklik, utanç veren
– Yüz metre karelik yüzey ölçüsü birimi
Cümle içinde kullanımı: ” Bir kadını ve erkeği toplum içinde koruduğu saygısı, âr ve namusu gösterir. “
Kelime Kökeni: Arapça
– İki yana sallana sallana
– Kilolu kişilerin bacaklarını açarak yürümesi
Cümle içinde kullanımı: ” Şu bahçede gördüğün apul apul yürüyen kaz geçen gün kümesten kaçmış ara ara öldük.”
Kelime Kökeni: Ad
– İki bacak arası
– Butların iç tarafı
Cümle içinde kullanımı: ” Yeni aldığım pantolonun apış arası sökükmüş eve getirip denedikten sonra fark ettim.”
Kelime Kökeni: Ad
– Hafif yalpa
– Bordaya 45 derece açı ile esen yel, rüzgar
Cümle içinde kullanımı: ” Eşim ameliyattan sonra biraz sekerek biraz apazlayarak yürümeye başladı.”
Kelime Kökeni: Ad
– Kapalı avuç
– Avucun aldığı miktar
Cümle içinde kullanımı: ” Bir dolu apaz tozu kadının yüzüne üstüne boca etti, en son kadınlar çığlık atıyordu.”
Kelime Kökeni: Sıfat
– Bambaşka, müstesna, benzersiz, eşi benzeri olmayan
Cümle içinde kullanımı: ” Bütün çiçeklerin arasında kırmızı gülün apayrı bir rengi ve maneviyatı vardır. “
Kelime Kökeni: Sıfat
– Oldukça aydınlık, çok aydınlık
– Çok ışıklı
Cümle içinde kullanımı: ” Yeni evin teras katı apaydınlık sırf bu yüzden evi aldım, çiçeklerim güneş banyosu yapabilecek. “
– Götürmek
– Çalmak, aşırmak
– Getirmek
– Alıp götürmek
– Taşımak
Cümle içinde kullanımı: ” Apardığı iş yüzünden bu gün maddiyat yönünden sıkıntı çekmiyor. “
Kelime Kökeni: Zarf
– Birdenbire, ansızın, fücceden, defaten
Cümle içinde kullanımı: ” Apansızda ağaçlarda görülen hastalık bu seneki hayatı çok kötü etkiledi. “
Kelime Kökeni: Zarf
– Birdenbire, irticalen, hatırda yokken, aniden
Cümle içinde kullanımı: ” Üç gün önce apansızın ortaya çıkan yeğen yurt dışında yaşıyormuş ve artık temelli dönmüş.”