Kelime Kökeni: Arapça
– Cebren, zorla, cebir
– Kuvvet kullanarak
Cümle içinde kullanımı: ” Oğul bu kızı anveten punduna getirip kendine yâr edemezsin yol yakınken geç bu sevdadan.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Cebren, zorla, cebir
– Kuvvet kullanarak
Cümle içinde kullanımı: ” Oğul bu kızı anveten punduna getirip kendine yâr edemezsin yol yakınken geç bu sevdadan.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Cebr, zorlama, zorakilik, cebrî, zecir
Cümle içinde kullanımı: ” Çocuklara anve yoluyla iyilik yapmayı, iyi biri olmayı öğretemezsin örnek teşkil etmen lazım.”
Kelime Kökeni: Zarf
– Yavaş olma durumu
– Yavaşlık
Cümle içinde kullanımı:” Salyangoz ve kaplumbağa anulluğu çağrıştıran canlılardır. “
Kelime Kökeni: Zarf
– Yavaşça, usulca, hafifçe
Cümle içinde kullanımı: ” Anulcak yürüyor, bükülen belini dik tutmaya gayret gösteriyordu ama nafile. “
Kelime Kökeni: Sıfat
– Yavaş, hafif, aheste, alçak, sakin
Cümle içinde kullanımı: ” Giderek anul ilerleyen atın artık yola çıkamayacak kadar yaşlandığı aşikar. “
Kelime Kökeni: Zarf
– Yavaş yavaş
– Ağır ağır
– Aheste aheste
Cümle içinde kullanımı: “Anul anul ilerleyen bu sinsi varlık avını genelde geceleri yakalar. “
Kelime Kökeni: Arapça
– İnatçı, muannid, direngen
Cümle içinde kullanımı: “Kardeşimin söylemesi ayıp çok anûd özellikleri vardır bir kez Nuh dedi mi Pergamber demez. “
Kelime Kökeni: Zarf
– İdraksiz, ahmak, gafil, gabi, akılsız, anlayışsız, ebleh
Cümle içinde kullanımı:” Sanki karşımda laftan anlamayan ansız bir güruh var, bir türlü işin özünü kavramak istemiyorlar. “
Kelime Kökeni: Arapça
– Özden, içten, samimiyetle
– Candan, yürekten
Cümle içinde kullanımı: “An-samîm duygularımı bu mektuba aksettirecek aşkımı ilan ediyorum. “
– Kükremek, haykırmak
– Nara atmak
– Kızgınlık ve öfke ile bağırmak
– Gür ve yüksek sesle konuşma
Cümle içinde kullanımı: “Ne anranıp duruyorsun be adam, burası hastahane bağırıp durma.”