Kelime Kökeni: Arapça-avret çoğul biçimi
– Kadınlar
– Avretler
– Eş
– Karı, zevce, refika
Cümle içinde kullanımı: ” Avrât önce bir yemek yiyelim sonra oturup hasbihal ederiz.”
Kelime Kökeni: Arapça-avret çoğul biçimi
– Kadınlar
– Avretler
– Eş
– Karı, zevce, refika
Cümle içinde kullanımı: ” Avrât önce bir yemek yiyelim sonra oturup hasbihal ederiz.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Yardımla ilgili, yardımla alakalı
– Fatih Sultan Mehmed’in mahlası
Cümle içinde kullanımı:” Avnî’nin şiiri aşk ile viran iden gönlini ma’mûr istemez’ i oku ve bana neler hissettiğini açıkla.”
Kelime Kökeni: Fransızca
– Roma imparatorluğu döneminde daha çok Akdeniz civarlarında görülen ve köle emeğine dayalı büyük arazi parçaları.
Cümle içinde kullanımı: “Latifundium’da daha çok tahıl, üzüm, zeytin gibi ürünler yetiştirilirken Roma yöneticileri tarafından işletiliyordu.”
Kelime Kökeni: Latince
– Kırsal
– Çok tanrılı din
Cümle içinde kullanımı:” Pagan, doğa dinlerine uzanan bir inanç biçimidir.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Katkı, destek, yardım, bağış, muavenet
– Yardakçı, destekçi
Cümle içinde kullanımı:”Bu işte kendine arkası sağlam avn bulmazsan tutanman zor olur, piyasa da seni sindirirler.”
Kelime Kökeni: Ad
– Çit, duvar, iki bahçe arası yapılan set, çeper
– Av yeri
– Av yapılacak bölge
Cümle içinde kullanımı:” Bizimkiler şimdi avlak da vakit geçiriyor tavşan kovalıyordur.”
Kelime Kökeni: Farsça-tamlama
– Küpe
– Kulak süsü
– Süs eşyası
Cümle içinde kullanımı:” Opal taşlı âvîze gûş babaannemden kalan nadir hatıralardan biriydi keşke kaybetmeseydim.”
Kelime Kökeni: Farsça
– Eklendiği söze asan, asılı bulunan anlamları kazandırarak birleşik söz varlıkları oluşturur.
Cümle içinde kullanımı:” Dil-âvîz, gönül asan sevgili anlamına gelen birleşik kelimedir.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Ara sıra
– Tesadüfen
– Kimi zaman
– Zaman zaman
– Rastgele
Cümle içinde kullanımı:” Âvineten firar eden düşüncelerimde düşle gerçek arasında bocaladığımı görüyorum.”
Kelime Kökeni: Arapça-evân çoğul biçimi
– Zamanlar, vakitler, çağlar, devirler
– Anlar, saatler
Cümle içinde kullanımı:” Boşa kaybedilmiş âvine geri döndürülemez bir yolcu gibidir, gitti mü dönüşü yoktur.”