Kelime Kökeni: Portekizce
– Sevgilinin saçları arasında nazikçe parmaklarını geçirmek, okşamak.
Cümle içinde kullanımı: ” Cafuné diye yeni bir kelime öğrendim, anlamı o kadar naif ki ancak iki aşık arasında olabilecek kısa bir mutluluk anı.”
Kelime Kökeni: Portekizce
– Sevgilinin saçları arasında nazikçe parmaklarını geçirmek, okşamak.
Cümle içinde kullanımı: ” Cafuné diye yeni bir kelime öğrendim, anlamı o kadar naif ki ancak iki aşık arasında olabilecek kısa bir mutluluk anı.”
Kelime Kökeni: İbranice
– Başka bir insanın mutluluğu için hissettiğiniz mutluluk, neşe
– Karşıdaki kişinin başarısı karşısında bencil olmayan, gerçek haz ve gurur.
Cümle içinde kullanımı:” Türkçe’de henüz karşılığı olmayan firgun kelimesini keşke karşımızdaki insanlara karşı uygulayabilsek.”
Kelime Kökeni: Çince
– El ele tutuşup birlikte yaşlanmak, birlikte büyümek
Kelime Kökeni: Ad
– El içi
– Elin alacağı miktarda olan
Cümle içinde kullanımı:” Avuç içi kadar defterle not alamazsın yetmez keşke biraz daha büyük bir not defteri alsaydın.”
Kelime Kökeni: İtalyanca-Avrupa+Arapça-î
– Avrupa ile ilgili, alakalı
– Avrupa’ya özgü
– Avrupalı
– Batılı
Cümle içinde kullanımı:” Bizim buralardan çıktığından beri Avrupa’î biri olmuş öyle diyorlar.”
Kelime Kökeni: İtalyanca-özel ad
– Beş kıta’dan biri olup Asya kıta’sının batısında yer alan kıta
– Europa
– European
Cümle içinde kullanımı:” Avrupa ülkelerine ihraç ettiğimiz ürünlerin hepsi uluslararası kalite standartlarına uymaktadır.”
Kelime Kökeni: Farsça
– Abdesthane, tuvalet, hela
– Ayak yolu
Cümle içinde kullanımı:” Bir kervansaray bulup yemek yiyelim, avrîz ihtiyacımızı giderelim.”
Kelime Kökeni: Ad
– Caziriye pazarı, köle pazarı
– Köle alım ve satım yeri
– El işlemeleri, mal veya yiyecek içeceklerin alım satımının yapıldığı yer
Cümle içinde kullanımı:” Avret pazarında para veya altın karşılığında satılan köleler evlerde hizmetçi olarak çalıştırılıyordu.”
Kelime Kökeni: Ad
– İnsanın gösterilmesinde sakıncalı bulduğu cinsel organı
– Edeb yeri, ut yeri
– Üreme organlarının bulunduğu yer
Cümle içinde kullanımı:” Henüz küçükken çocuklara avret mahalli öğretilmeli, oturup kalkma eğitimi verilmelidir.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Kadın
– Edep yeri, seks organı, cinsel organ
– Vücutta dinen örtülmesi gereken ve başkalarının görmesi yasak olan yer
– Ut yeri
Cümle içinde kullanımı:” Avret yerlerinizi örtün çocuklarım, ileride ki eşiniz haricinde kimse görmesin bu edeptir.”