Kelime Kökeni: Ad
– Beççe, çocuk
– Yavru
– Yeni doğmuş bebek
– Baş örtüsü, yazma
Cümle içinde kullanımı:”Köpek balası açlıktan perişan olmuş baksanıza kaburgaları dökülecek neredeyse.”
Kelime Kökeni: Ad
– Beççe, çocuk
– Yavru
– Yeni doğmuş bebek
– Baş örtüsü, yazma
Cümle içinde kullanımı:”Köpek balası açlıktan perişan olmuş baksanıza kaburgaları dökülecek neredeyse.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Eş, koca, zevç, evlenilen erkek
– Arap cahiliye döneminde varlığına inanılan Güneş tanrısı
Cümle içinde kullanımı:“Arapların bir dönem tapındıkları Ba’l tanrısı aynı zamanda bereketi simgeliyordu.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Can, ruh
– Kuruntu, vesvese
– Kalb, gönül, yürek
– Boy, endam, boy pos
– Kol
– Kanat, uçmayı sağlayan organ
– Vücut
Cümle içinde kullanımı:“Öyle bir salınış ki bâl titreten, dilimizi damağımıza yapıştıran bir gösteriş.”
Kelime Kökeni: Ad
– Arının yaptığı tatlı madde
– Ağaçların ve yemişlerin tatlı ve koyu usares,
– Leziz, tatlı
– Glukoz ve fruktozdan meydana gelen doğan tatlı besin
Cümle içinde kullanımı:“Bal gibi dilleri lütuf gibi sözleriyle bu çocuk evimize safi bir neşe getirdi.”
Kelime Kökeni: Ad
– Yeni ev alanların eşine dostuna ve yakınlarına vermiş olduğu davet, ziyafet
– Şerbetlik
– Bahşiş
– Yemekli ziyafet
Cümle içinde kullanımı:”Kızının diploma alışını evinde vereceği bakyaz ile kutlamak istiyor.”
Kelime Kökeni: Arapça-bevâkir, bevâkûrât
– Turfanda sebze ve meyve
– Turfanda sebzecilik
– Sığır sürüsü
Cümle içinde kullanımı:“Bâkûre olarak sınıflandırılan ürünler mevsiminin dışında yetiştirilen gıdalardır.
Kelime Kökeni: Ad
– Peksimet
– Pişirildikten sonra ısıyla kurutulan bu sayede uzun süre dayanabilen ekmek
Cümle içinde kullanımı:” Öyle bir yoksulluk musallat olmuştu ki evimize baksımat yediğimiz günlere şükrederdik.”
Kelime Kökeni: Ad
– Bakırdan yapılan kulplu kap
– Küçük kova
Cümle içinde kullanımı:”Yoğurt yapılacak kızım hele bir bakraç al gel içeriden.”
Kelime Kökeni: Ad
– Görmek
– Gözden geçirmek
– Nazire söylemek
– Beklemek
– Gözlemek
– Umursanmak
– Dikkate almak
– Doktor tarafından muayene edilmek
– Kontrolden geçirmek
Cümle içinde kullanımı: “Yeni gelen dosyalara bakmadan henüz bir şey diyemem.”
Kelime Kökeni: Ad
– Türklere has bir tatlı
– Hamurdan ceviz, fıstık veya kaymakla yapılan tatlı
– Ortadoğu tatlısı
– İnce yufkanın arasında fıstık, ceviz ekilerek yapılan şerbetli tatlı
Cümle içinde kullanımı:”Gaziantep’in baklavasını yemeden sizi göndermem aziz dostum.”