Bâlâ-ter Nedir?

Kelime Kökeni: Farsça-sıfat

– Çok yüksek

– Aşırı yüksek

– Yüce, ulvi

Cümle içinde kullanımı:”Bâlâ-ter mevkilere ulaşanlara dikkat edeceksin, koltuk sevdaları öyle bir kör eder ki onları tanıyamazsın.”

Bâlâ-pervâz Nedir?

Kelime Kökeni: Farsça

– Yüksekten uçan

– Kendi olduğundan üstün görünmeye çalışan

– Övünen kimse

– Kendini çok değerli görmek

Cümle içinde kullanımı:”Çalımından geçilmez, burnu kaf dağında bâla-pervâzın sanki dünyanın sahibi o.”

Bâlâ-nişîn Nedir?

Kelime Kökeni: Farsça-sıfat

– Yüce

– Makam

– Kat, yer

– Yüksekte oturan

– Yüksek bir mevkiye sahip

Cümle içinde kullanımı:”Bâlâ-nişîn bir yerde olduğu müddetçe bizlere yukarıdan bakmaya devam edecek bundan eminim.”

Bâlâ-hâne Nedir?

Kelime Kökeni: Farsça

– Medreselerde kubbe etrafında bulunan ve müderrilere ayrılan oda

– Tavan arası, çatı arası

– Tavan aralığı

Cümle içinde kullanımı:“Bâlâ-hâne de geçen akşam üstlerini ve öğleden sonralarını hatırlıyorum ne kadar gamsız ve dertsizmişiz.

Bâlâ-dest Nedir?

Kelime Kökeni: Farsça-sıfat

– Yenen, kazanan, üstün gelen

– Güçlü

– Yetkili

– Galip

– Salahiyetli

Cümle içinde kullanımı:“Kelimelerde maharetini gösteren Bâlâ-dest yazarlarımız olduğu sürece Türk edebiyatı asla gücünü kaybetmeyecektir efendiler.”

Bâlâ Nedir?

Kelime Kökeni: Farsça

– Yüksek, yukarı

– Yüksek kat

– Yüce, ulu, ulvî

– Zîr ü pest karşıtı

– Âlî

– Osmanlı devletinde başarılı memurlara verilen mülkî rütbelerden biri

Cümle içinde kullanımı:” Mehmet Beye bahşedilen bâlâ ancak en yüksek memurların ulaşabileceği bir makamdır.”