Kelime Kökeni: Arapça
– Balgamla ilgili
– Balgamla alakalı
Cümle içinde kullanımı:” Hastalığın ne derece seyir ettiğini kestirmek için eski hekimler balgamî hastaları incelerdi.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Balgamla ilgili
– Balgamla alakalı
Cümle içinde kullanımı:” Hastalığın ne derece seyir ettiğini kestirmek için eski hekimler balgamî hastaları incelerdi.”
Kelime Kökeni: Ad
– Ağızdan atılan sümüksü madde
– Solunum organları tarafından salgılanan madde
– İrin ve kan karışımı madde
Cümle içinde kullanımı:“Son zamanlarında balgamından kan gelmeye başlamıştı garibimin.
Kelime Kökeni: Ad
-Bir kimsenin eşinin kız kardeşi
Cümle içinde kullanımı:”Baldız sağ olsun biz hastanedeyken çocuklara baktı onlarla güzel ilgilendi.”
Kelime Kökeni: Ad
– Ayak takımı
– Basit adam
– Serseri, aylak adam
Cümle içinde kullanımı:” Baldırı çıplak bir fakirim ben sana büyük vaatler sunamam, iki ekmeğim vardır istersen birini paylaşırım seninle.
Kelime Kökeni: Ad
– Baldıran otu
– Ağu otu
– Şemsiye otu
– Yılan otu
Cümle içinde kullanımı:“Baldıran otunun en iyi faydalarından biri de romatizmaya iyi gelmesidir.”
Kelime Kökeni: Ad
– Baldırın etli kısmı
– Kaba et
– Diz ile ayağın bileği arasındaki oynak yer
– İncik
– Calf
Cümle içinde kullanımı:“Baldırımı sürekli saplanan ağrıdan artık rahatça yürüyemez olmuştum.”
Kelime Kökeni: Ad
– Suyla toprağın karışımıyla oluşan kıvamlı çamur
– Çömlekçi çamuru
– Lüleci çamuru
– Yapışkan çamur
Cümle içinde kullanımı:” Yaralarımızın izini balçıkla kapatmaya çalıştıkça iyileştik sandık.”
Kelime Kökeni: Ad
– Kılıç kabzasının aşağısında olan iki taraflı demirden ve gümüşten uzun burun
– Siper, demir siper
– Kılıç kabzası siperi
Cümle içinde kullanımı:” Kılıcın eskimiş balçak kısmını gördün mü kim bilir zamanında kaç savaşta kullanıldı?”
Kelime Kökeni: Ad
– Eski Türklere özgü mezar taşları
– Matem, ağlama
– Velvele, gürültücü
– Yas
Cümle içinde kullanımı:“Yeni bulunan balbal yakınlarda Türk mezarlarının olduğunun en büyük kanıtı.”
Kelime Kökeni: Farsça
– En yüksek
– Çok yüksek
– Aşırı yüksek
Cümle içinde kullanımı:“Bâlâ-terîn dağlara tırmanmaya hakkımız var lakin gücümüz yok.”