-Yapılan hatalı işin sorunlarıyla yüzleşmek.
-Bir işin sonuncunda üzüntü ve sıkıntı çekmek.
Cümle içinde kullanımı: ” Söylediği onca yalanın ardından bunların acısını çekeceği belliydi.”
-Yapılan hatalı işin sorunlarıyla yüzleşmek.
-Bir işin sonuncunda üzüntü ve sıkıntı çekmek.
Cümle içinde kullanımı: ” Söylediği onca yalanın ardından bunların acısını çekeceği belliydi.”
Kelime Kökeni: Farsça
– Yüreksiz, korkak
– Cesur olmayan
– Tabansız
– Ürkek
– Cesaretsiz
Cümle içinde kullanımı: “Bed-dil olana sevmek ağır ve meşakkatli gelir unutmayasın!”
-Bir şeyin verdiği üzüntü insanın kişiliğinde bıraktığı derin izler.
Cümle içinde kullanımı: ” Ailesini kaybettiği gün acısı yüreğine işlemişti.”
Kelime Kökeni: Sıfat
– Nazar
– Nazar değme
– Kötü bakış
– Bakışları haset
– Kenafir gözlü
Cümle içinde kullanımı: “Bed-çeşm bakışlı insanlar kötülük saçmak üzere gelmişlerdir dünyaya.”
-Çok fakir ve yoksul olmak.
-Çok aç olmak.
Cümle içinde kullanımı: ” Adamın acından ölmek üzere olduğu üstündeki parçalardan belliydi. ”
-Ağrı, sızı duymak.
-Üzülmek, üzüntülü olmak.
-Istırap duymak
Cümle içinde kullanımı: ” Geçirdiği kazanın etkisiyle çok acı çekti. “
Kelime Kökeni: Farsça
– Asık suratlı
– Somurtkan
– Huysuz
– Surat asan kimse
Cümle içinde kullanımı: “Bed-çehre bir gelin alıp damınızdaki neşeyi söndürmeyin evladım.”
-Toy, tecrübesiz, beceriksiz, deneyimsiz kişilere denir.
Cümle içinde kullanımı: ” Aşk konusunda acemi çaylak olduğu yaptığı şeylerden apaçık ortadaydı.”
Kelime Kökeni: Farsça-bed+Arapça-cins
– Cinsi bozuk
– Ahlaksız
– Soysuz
– Kötü huylu
Cümle içinde kullanımı: “Seni gibi bed-cins herif ne hakla kadınlarımızın adını ağzına alabiliyorsun?”
Kelime Kökeni: Farsça-sıfat
– Kötü kokulu
– Kötü kokan
– Kötü koku saçan
– Pis kokulu
Cümle içinde kullanımı: “Çiçeklerin rayihası varken kokuşmuş bed-bû balıkları kim ellemek ister?”