-Hızlı ve çabuk yapmaya çalışarak özensiz yapmak.
-Bir işi düzgün yapmayıp, zaman darlığı ile insanı aldatmak.
Cümle içinde kullanımı:” Öğrenci ödevini aceleye getirdiği için öğretmeninden azar yedi.”
-Hızlı ve çabuk yapmaya çalışarak özensiz yapmak.
-Bir işi düzgün yapmayıp, zaman darlığı ile insanı aldatmak.
Cümle içinde kullanımı:” Öğrenci ödevini aceleye getirdiği için öğretmeninden azar yedi.”
Kelime Kökeni: Farsça
– Umutsuz
– Karamsar
– Pesimist
– Nevmit
– Çaresi kalmayan
Cümle içinde kullanımı: “Bed-bîn düşüncelerim zifiri bir koyuluğa sahipken nasıl güneş gibi gülebilirim?”
-Çok hızlı yapıldığı için özensiz olmak.
Cümle içinde kullanımı: ” Sakin ol , aceleye gelirse bu iş elimizde kalır!”
Kelime Kökeni: Farsça-sıfat
– Talihli kara
– Bahtı kara
– Talihsiz
– Şanssız
– Meyus
– Umutsuz
Cümle içinde kullanımı: “Bed-baht halim nicedir değişmez oldu düştüğüm yerden kalkamaz oldum.”
-Hızlı, çabuk olmak.
-Sabırsızlanmak , Telaşe olmak.
Cümle içinde kullanımı:” Gün daha doğmadı acele etmeye gerek yok.”
Kelime Kökeni: Arapça-bedâyi+Farsça-perver
– Güze sanatlarla uğraşan kimse
– Sanatkar
– Sanatçı
– Sanat eri
– Eser veren kimse
Cümle içinde kullanımı: “Ülkemizin Bedâyi-perver aydınlara ihtiyaç duyduğu aşikardır.”
-İnsana bir faydası olup olmadığını bilinmeden yenen yiyecek, yemek olarak görülmeyen şeyler.
Cümle içinde kullanımı:” Küçük çocuk abur cubur yemek için onca göz yaşı döktü.”
Kelime Kökeni: Arapça-bedâyi’+Farsça-perest
– Sanatçı olarak
– Eser veren kişi tarafından
– Sanatkar olarak
Cümle içinde kullanımı: “Bizler ki gözü edebi güzelliklere aşina olmayanlar Bedâyi-perestâne size danışmak lüzumunu gördük.”
-Saçma sapan, birbirinden alakasız, manasız, yersiz, anlamsız kelimeler kullanmak.
Cümle içinde kullanımı:” Abuk sabuk konuşacağına biraz işine mi odaklasan?”
Kelime Kökeni: Arapça-bedîhe çoğul biçimi
– Doğmaca söylenen sözler
– Doğaçlama sözler
– İçten geldiği gibi söylenen
Cümle içinde kullanımı: “Bedâyih lafların altında kalmak kolaydır çünkü yürekten gelenle savaşmak zordur.”