– Yaptığı işi kendisi yerine başkasın yönetmesi için yetkilendirmek.
Cümle içinde kullanımı: ” Patronum bir kaç haftalık tatilinden önce bana güvendiği için açık kart vermişti . “
– Yaptığı işi kendisi yerine başkasın yönetmesi için yetkilendirmek.
Cümle içinde kullanımı: ” Patronum bir kaç haftalık tatilinden önce bana güvendiği için açık kart vermişti . “
Kelime Kökeni: Arapça-tamlama
– Devlet arazisini ziraat dışında kullanımı dışında ödenen vergi ,
– Devlet arazisine bina benzeri inşa yapımında öşre bedel alınan vergi
– Bedel-i öşr
Cümle içinde kullanımı: “Bedel-i öşür meyve vermeyen ağaç dikilmesi durumunda da alınan vergi türlerinden biridir.”
– Bir konuya geri dönebilmek için bir yol geride bırakmak.
– Geleceği ön plana alaraktan kesip atmamak.
Cümle içinde kullanımı: ” Ayrılmak istese de hala açık kapı bırakmaya devam ediyordu.”
– Açık yürekli.
– Hissettiklerini olduğu gibi karşısındakine aktarabilen kimse.
– Samimi, içi güzel ve içi dışı bir olan insan.
Cümle içinde kullanımı: ” Düşündüklerini açık kalpli bir şekilde bana aktarıyordu ki etkilenmemek içten değildi.”
– Gözü Açık
– Uyanık , atik , becerikli ve kurnaz.
– Çıkarlarını iyi kollayan zeki kimse.
Cümle içinde kullanımı: ” Etrafında olan olayları iyi sezip o kadar iyi kolluyordu ki açık gözlü olduğunu açık bir şekilde fark edebiliyordun.”
– Yeni olayları hızlı bir şekilde kavrayabilme.
– Değişimlere uyum sağlayabilmede iyi olma.
– Düşündüklerini açık ve olduğu gibi söyleyebilen kimse.
Cümle içinde kullanımı: ” O kadar açık fikirli biriydi ki katıldığı her ortama bir uyum sağlıyordu.”
– Sınırsız güç vermek.
– Sınırı olmayan, bir sınırla ayrılmamış olan, hudutsuz.
– İnsanlara istediği şekilde davranma hakkı tanımak.
Cümle içinde kullanımı: ” Eşine yaptıklarından sonra açık bono vermek zorunda kalmıştı.”
– Alnı açık.
– Temiz, başarılı, şerefli, ahlaklı kimse.
Cümle içinde kullanımı: Yaptığı her işin altından açık alınla kalkardı.”
– Gizlenen bir şeyi ortaya çıkarmak.
– Saklı tutulan konuyu herkese açıklamak.
Cümle içinde kullanımı: ” Yaşadıklarını açığa vurmana gerek yok, kendi iç dünyanda yaşayabilirsin.”
– İşten atılmak.
– Bir yerden geçici süreliğine uzaklaştırılmak.
– Görevden alınmak.
Cümle içinde kullanımı: ” Yapılan soruşturmanın ardından okul müdürümüz açığa çıkarılmıştı.”